Güncel

Ciddi sorunlarımız olduğu acı bir gerçek Ciddi sorunlarımız olduğu acı bir gerçek
Allah, rahmet eylesin! Allah, rahmet eylesin!
Korona Günlerinde Yazmak Korona Günlerinde Yazmak
KORONA GÜNLERİNDE YAZMAK KORONA GÜNLERİNDE YAZMAK
Kendimizden kaçamayız... Kendimizden kaçamayız...
Şehitler için Çanakkale'ye yürüyen gazi torunu, Eceabat'a ulaştı Şehitler için Çanakkale'ye yürüyen gazi torunu, Eceabat'a ulaştı
Marteniçka, Ötekileştirme Ve Bogoridi Marteniçka, Ötekileştirme Ve Bogoridi
Vahim bir manzara... Vahim bir manzara...
Aklım, beni yine zorluyor... Aklım, beni yine zorluyor...
Yaşamak da bir sanattır Yaşamak da bir sanattır
Tane Tane Düşünceler ve Söylenceler Tane Tane Düşünceler ve Söylenceler
Istrancalı Çoban Şaban'ın Notları...                                                                                                                                AMAN ORMANCI Istrancalı Çoban Şaban'ın Notları... AMAN ORMANCI
SÖZ, YAYINDAN FIRLAMIŞ BİR OKTUR SÖZ, YAYINDAN FIRLAMIŞ BİR OKTUR
Çalmak Çalmak
'Zapalkanı' verir misin? "Zapalkanı" verir misin?
Yavuz Sultan Selim Köprüsü kansere karşı mavi ve turuncu ışık yakacak Yavuz Sultan Selim Köprüsü kansere karşı mavi ve turuncu ışık yakacak
Gün bugündür diyerek... Gün bugündür diyerek...
İşinden kovulan bir gazetecinin, böyle bir resepsiyonda ne işi olur demeyin... İşinden kovulan bir gazetecinin, böyle bir resepsiyonda ne işi olur demeyin...
Şimdi bir komedyen ' Bu, bizim milletten değil!' diyor Şimdi bir komedyen; " Bu, bizim milletten değil!" diyor
Yurt dışında iş yapan Türkleri, 'Türk güvenlik şirketleri korusun' önerisi Yurt dışında iş yapan Türkleri, 'Türk güvenlik şirketleri korusun' önerisi
Güncel Haberleri

Bu sabah, hangi mezara bir çelenk bırakıldı?

* Rodoplar'ın çilekeşi, taş üstünde ekmek pişirmeyi bilir ama onun taş üstünde buğday yetiştirdiğini herkes bilmez. Deliormanlının gücüne ise bütün dünya şahit olmuştur... İşte bu sebeplerden dolayı, kendi toplumumuzu asla küçümsemeyelim, bize fiili ve sözlü sataşanlara, hiç tereddütsüz, gereken cevabı hemen yüzlerine yapıştıralım. *Bizler, acaba, neden kendi toplumuzun yarattığı, övgü ve gurura şayan şahsiyetlerimizi görmezlikten gelmekteyiz, başka kardeş toplumlarının kahramanlıklarına ise daha büyük bir hayranlık beslemekteyiz. Örnek olarak, bir Sadık Ahmet'in geçmişini veya kim olduğunu yeterince bilmiyoruz ama kendisini sanal alemde yüceltmeyi bir borç biliyoruz. Bulgaristan Türklerinin Sadık Ahmet'lerini ise çoktan unuttuk gitti, ya da bilinçli olarak onları gün yüzüne çıkarmıyoruz... Bugün, Batı Trakya'da üç komşu devletin protokol temsilcilerine yer gösterilecek, bu olay bütün medyalarda manşet olacaktır ama sıra bizim kendi kahramanlarımıza gelince neden sus pus olmaktayız? Kaç tanesinin adını, yeni çıkacak olan Türkçe kitaplarda andık?

VEFALI VEYA VEFASIZLAR MESTANLI'YA KOŞARKEN...

Bir yandan seviniyorum, Naim, vefatından sonra bile gönülden gönüle köprüler kurmaya devam ediyor. Ben de vefasız insanları bile hoş görmek için bocalıyorum... Diğer yandan ise üzülüyorum, çünkü Kılıçdaroğlu ve Akşener'in Mestanlı'da görünmeleri için ısrar edenler, bunu kendi şahsi siyasi istikballeri için yapıyorlar. Geçen gün de yazdım, eğer, Naim yaşamış olsaydı, bugün ne o anıt açılırdı, ne de şampiyonumuz Mestanlı'ya davet edilirdi, çünkü Jivkov'izm zihniyeti hala bu küçük kasabada hakim ve bir şekilde yaşatılıyor. Naim ise, aynı bu hegemonya ile mücadelesine, ülkesinden kaçışıyla başladı ve son yıllarına kadar devam etti.

İBRAHİM YALIMOV'U UĞURLARKEN

* Bugün (19.07.2019), Bulgaristan Türklerinin bir çınarı daha devrildi. Araştırmacı, yazar, gazeteci, bilim adamı; Bulgaristan Türkleri tarihinin, kültür ve sorunlarını eserlerinde akademik bir üslupla aktaran Doç. Dr. İbrahim Yalımov vefat etti.

BALKAN GÖÇMENLERİ VE KARAMANOĞULLARI EFSANESİ

* Bu konularda birçok kitap yayınlandı, bizim kendi araştırmacı - yazarlarımız ve öğretmen tarihçilerimiz yok mu, bu konular hakkında kimlerin ne zaman, hangi bölgeden gelip, nerelere yerleştiğini ayrıntılı olarak yazsın. Evet, birçok kitap ve yayın var ama bu yayınlarda bazı çelişkilerin de olduğu ortada. * Geçtiğimiz hafta embesilin biri camiamızı hedef alan bir paylaşım yaptı ve daha önce benzer olaylarda olduğu gibi insanımız buna gereken reaksiyonu gösterdi ama bu tür söylem ve paylaşımlar geçmişte defalarca yaşanmıştır, ileride de yaşanmaya devam edecektir. * Adamlar, çıkıp en fazla yanlış anlaşıldım deyip dalgasına bakmaya devam edecek. Ne zamana kadar? Manyağın biri çıkıp, yine aynı şeyleri yapana kadar. Sonra yine aynı terane. Ben kınadım, sen kınamadın. Benim kınamam seninkinden daha iyi idi, gibi kendini avutmaktan başka bir işe yaramayan saçma sapan kısır tartışmalar.

BÖYLE İFTİRALARA  VE KUYRUKLU YALANLARA NE DENMELİ

* Yahu, ne işiniz olur sizin göçmen panayırında. Barem oraya kara gözlükle gitmeyiniz, çünkü güzellikleri göremiyorsunuz... Emin olun ki, göçmenler sizden bin kere daha eğitimli, kültürlü, çalışkan ve devletine itaat eden saygın vatandaşlardır...

EMEKLİLER YILDA İKİ KERE BEYANNAME GÖNDERECEK

Beyannamesi 10 Şubat ve 10 Ağustos tarihlerine kadar NOİ tarafından alınmayan kişilerin aylıkları kesilecek.

PAYLAŞIM YAPANA CEVAP VERMEK BİLE GEREKSİZ...

Bu paylaşıma cevap veren kendini Balkan Türkü olarak tanıtan gazetecilere de iki çift lafım var: Balkan Türkleri BULGAR veya YUNAN değildir bunu önce siz anlasanız ve yazılarınızı öyle yazsanız daha güzel olur.

GÜYA HEPİMİZ NAİM’İ ÇOK SEVİYORUZ…

* Adaletsiz durumlarda zalimin tarafını seçmek, kimseye yarar getirmez. Değerli Profesörümüz Dr. Sayın Emin Balkan’ı kolayca harcayanlar, bugün hudut sınırlarını aşmaya mecbur kalıyorlar. * Bazıları, aramızdan rahmetli olup ayrılanların adını, kendi siyasi çıkarları doğrultusunda kullananlarla, tek parmak üzerinde dans etmekte abes  görmüyorlar. * Ya Naim yaşamış olsaydı, o zaman ne bir anıtı dikilecekti, ne de Mestanlı’ya kendisi davet edilecekti…

Göçmen toplumunun önündeki ibre hayra alamet göstermiyor…

* Bakmayın siz şimdilerde atılan palavralara ve algı operasyonlarına, Bal-Göç yönetiminde öyle uzun yıllardır barınan işlevsiz ve ilerlemiş yaşta aksakallılar domine etmiyor. * Bursa’daki Bal-Göç Derneği, artık ülke çapına yayılmış bulunan camiamıza dar ve yetersiz gelmekte. Yönetime 35 tane profesör de seçilmiş olsa, sonuç yine tatmin etmeyecektir, fakat bütün derneklerimiz aynı bir çatı altına toplansalar, bizim önümüz süratli bir şekilde açılır ve gücümüzün önünde herkes yeniden eğilmeye başlar… * Sayın Prof.Dr. Emin Balkan ve Sayın Dr. Kader Özlem’in seçim çekişmesini şimdiden göz önüne getirebiliyorum. Bunu mitolojideki Davit ve Goliat’ın arasındaki orantısız mücadeleye benzetiyorum.

BU NE AKIL TUTULMASI BÖYLE ( 4 )

Bulgarya'da arkada bıraktığımız insanlar, akrabalarımız, komşularımız ve onların çocuklarının halleri ne olacak? İnsan gibi yaşamak onların da hakkı değil mi, sayın Bulgar isimli "soydaşlarım"? Size diyorum size, yahu, sizde hiç mi insanlık kalmadı? Allah, korkusu da mı yok?

Umarım, beni iyi anlamışsınızdır isim tüccarları... (3 )

Satılmışlara, isim tüccarlarına ve komünizm yüzünden Jivkov'un verdiği isimlerle kalan, komünist rejiminin perde arkasına saklananlara, Avrupa'nın İspanya ülkesinden çok selamlar.

GALİBA, BİZ BUNLARI HAK ETTİK ( 2 )

Ben, doğruya doğru derim. 30 yıldır, çoğumuz Bulgaristan'a bilmem kaç defa gittik geldik, bilmem kaçıncı sefere pasaportlarımızı yeniledik ama halâ Bulgar adları taşımaktayız. Bulgaristan seçimlerinde, sandık görevlisi olduğumdan dolayı, bunu net bir şekilde gördüm.

BULGAR İSİMLERİ, BAHANELER VE SOYSUZLUK ( 1 )

* Kaldı ki, ne olursa olsun, bir insan anne ve babasının verdiği isim yerine Bulgar ismini tercih eder mi? İnsan kendi kimliğinden utanır mı? Bunu inkar etmek soyunu, her şeyden öte kendini inkar etmek demektir. Bir insan kendini inkar eder mi? Sonuç olarak, isimlerini geri almayanların, bu tür saçma sapan bahane uydurmaları tamamen yersizdir ve hiç bir dayanağı yoktur.*Velev ki, isimlerden dolayı kasıt ve art niyet var. İnsanın en önemli varlığı onur ve şerefidir. Bir kişinin onur ve şerefi de onun kimliğidir. Bir kişi, art niyetli davranılıyor diye, ki öyle bir şey de yok, onurundan ve şerefinden taviz verir mi?

ÖĞRENCİLERİMİZ SİYASİ PROPAGANDAYA MARUZ KALACAK MI

Beni asıl bu kitaplarda siyasi propaganda yapılıp yapılmadığı ilgilendiriyor, çünkü Bulgarca yazılmış tarih kitaplarını eğitim bakanımız sakıncalı buldu ve onayını geri çekti. Şimdi bu kitaplar yeniden yazılmakta. Eğer, bizim Türkçe eğitim kitaplarımız, siyasi içerikli mesajlar barındırıyorsa, bunları da tamamen temizlememiz gerekmiyor mu?

Zamanın, sessiz bir testere olduğunu boşuna demişler

* Zamanın, sessiz bir testere olduğunu boşuna demişler, çünkü elimizdeki testere ( toplumsal bilinç ) çevremizdeki çürük ve kuruyan dal budakları kesmez olmuş. Halbuki, çevre temizliği çoktan şart. * Bugün İstanbul, İzmir, Ankara ve Trakya bölgesinde de dernekler var ama bunların hiçbirisinin arasında bir bağlantı bulunmuyor. Mevcut bütün dernekler mutlaka güçlü bir federasyon çatısı altında toplanmalı. Böyle bir birliğe karşı çıkanlar ise bizden sayılmazlar. Göçmen derneği tabelalarını, lütfen, kapılarından söküp atsınlar... * Dediğim gibi, toplum bölünmüş ve darmadağın durumda. Ama birazcık uyanış de seziliyor. Geçenlerde Meral Akşener'in Mestanlı'ya gideceği duyuruldu. Sağcısı ve solcusu Ankara'ya koştu. Kimileri gitmemesi için dil dökerken, diğerleri gitmesi için yalvardılar.

DELİORMAN YOLLARINDA

Bizim oranın köyleri öylesine yeşille iç içedir ki, iki katlı evler bile bazen yeşillikten görülemez. İşte böyle güzelim evlerin feryatlarını duydum hangi köyden geçersek geçelim. Enkaz altında kalanların iniltilerini duydum, ağır hastaların ölümü bekleyen viran seslerinde. Gençler her geçen zamanla şehirlere, kentlere yöneldikçe, güzelim evlerin viran sesleri daima gelecek ardımızdan. Sadece kentlere değil, çoğu gençler yurt dışında ve daha çok Türkiye’ye göç etmişlerin evleri biçare durumda.

Toplam 427 haber.