İnsan

Evini su basan yaşlı kadın 20 kedisi için ağladı evden çıkmak istemedi Evini su basan yaşlı kadın 20 kedisi için ağladı evden çıkmak istemedi
Müslümanlar Diyaneti Başmüftülüğü'ne Açık Mektup Müslümanlar Diyaneti Başmüftülüğü'ne Açık Mektup
Analgin ve Ölüm Analgin ve Ölüm
Cehennemden Dönüş Cehennemden Dönüş
Göç Öncesi Göç Öncesi
'Bayram geleneklerini ufak değişimlerle devam ettirmek önemli ' 'Bayram geleneklerini ufak değişimlerle devam ettirmek önemli '
Bir isyanı anmak ve idrak edebilmek Bir isyanı anmak ve idrak edebilmek
Kalpler kana boyanırken... Kalpler kana boyanırken...
- Rednik Şabanov, pişi, be!  - Rednik Şabanov, pişi, be! 
Bahçe, balkon, terasa talep patladı Bahçe, balkon, terasa talep patladı
Bağışlarımızla Mercan Turan'ın hayatını  kurtaralım! Bağışlarımızla Mercan Turan'ın hayatını kurtaralım!
Kız Kardeş Kız Kardeş
Meğer, ne güzel günlermiş Meğer, ne güzel günlermiş
Sen, Türk müsün ? Sen, Türk müsün ?
Ana, siz babamla nasıl tanıştınız? Ana, siz babamla nasıl tanıştınız?
Memleket Sohbeti Memleket Sohbeti
Karantina Karantina
Limon ağacımız, bu gece çiçek açmış Limon ağacımız, bu gece çiçek açmış
Peki, Bulgaristan Türkleri'nin suçu neydi? Peki, Bulgaristan Türkleri’nin suçu neydi?
Sadık Dede Sadık Dede
İnsan Haberleri

Evini su basan yaşlı kadın 20 kedisi için ağladı evden çıkmak istemedi

İstanbul'da dün öğlen saatlerinde etkili olan şiddetli yağış su baskınlarına neden oldu. Başakşehir Şahintepe Mahallesi'nde bir gecekonduda yalnız yaşayan 70 yaşındaki Mukaddes Pehlivan'ın evini de su bastı. Evde 20 kedi ve 10 köpekle yaşayan Pehlivan'ın yıkık, dökük harabe bir evde 6 yıldır yaşadığı ortaya çıktı. Kimsesi olmayan ve 1 yıl önce de annesini kaybeden Pehlivan 'çocuklarım' dediği kedi ve köpeklerini bırakıp evden çıkmak istemedi.

Müslümanlar Diyaneti Başmüftülüğü'ne Açık Mektup

*** Bilindiği gibi, İslam Dinimiz, bir Müslümanın gayrimüslüm ismi taşımasını caiz saymamakta ve buna asla müsaade etmemekte. *** Vefat eden Müslüman kardeşlerimizin cenaze merasimlerini ele alırsak, din görevlilerimiz göz yummaya devam ediyor ve merhumun resmi evrakta taşıdığı gayrimüslüm ismini anmaktan katiyen çekiniyorlar, fakat aynı zamanda zaten gayrimüslüm isimli bir rahmetlinin cenaze namazını kılmak dinen caiz değil. *** Benim tek arzum, hiç bir Bulgaristanlı Türkün gayrimüslüm ismi taşımamasıdır. Bizim hayatımızda bur tür sahtekarlıklar yer almamalı.

Analgin ve Ölüm

*** Fabrika önünde sırada bekleyen bu isimsiz kadınlar için hangi ölüm daha korkunç? İşsiz kalmak gerçek ölüm demek, virüsün getirdiği ölüm ise daha az korkutucu. Kadınlar çalışmak istiyorlar. Sabahları analgin alıyorlar.Birbirinin avuçlarına 2-3'er hap salıyorlar. Böylece işini, ailelerini, geleceğini ve çocuklarını koruyorlar.

Cehennemden Dönüş

*** Benim sessizliğim cellatları yordu. Pes ettiler. Başka bir gün elime kazma, kürek ve iki asker eşliğinde tenha bir yerde mezar kazdırdılar. Herhalde gece çığlı kesilenin mezarını kazıyorum diye düşündüm. Subayın biri benim mezara yatmamı emretti. Yüzüm çamura dönük mezara yattım. Başımın iki yanına birer kurşun sıktılar, ama acı hissetmedim. Çamura, başımın hemen yanına birkaç kurşun daha saplandı. Kulaklarımdaki, beni sağır eden o tiz ses kayboldu. Onların iğrenç kahkahalarını duyabiliyordum, yaşıyordum.

Göç Öncesi

*** Hele bir de bin bir uğraş sonrası, Türkiye'nin Sesi Radyosu'nun frekansını yakalayınca, insanların gönlündeki umutları öyle bir kabarırdı ki... *** Bu arada, kulaktan kulağa, hala da anlamadığım nasıl yayıldığını, halk arasında sihirli bir cümle dolaşmaya başladı; "Kendini Türk bilen herkes, 25 Mayıs günü, sat 10'da çarşıdaki saat kulesinin orada olsun..."*** Sakin ve dingin akan bir suyu düşünün. Bir de şelaleye yaklaşınca çıkarttığı o büyük gümbürtüyü, ancak böyle tarif edebilirim birden kopan o gürültüyü. Hep bir ağızdan çıkan "İmenata" ve "Pravata" kelimeleri havada çalkalanıyordu.

'Bayram geleneklerini ufak değişimlerle devam ettirmek önemli '

Koronavirüs salgınından herkesin farklı şekil ve derecelerde etkilendiğini dile getiren Kadir Has Üniversitesi Psikoloji Bölüm Başkanı Doç. Dr. Aslı Çarkoğlu, bayramı fiziksel olarak olmasa da duygusal olarak birlikte geçirmenin önemli olduğunu belirtti.  Bu bayramın normalimizin dışında şartlarda geçecek bir bayram olmasına rağmen yine de bir bayram havasında geçebilmesi için önerilerde bulundu.

Bir isyanı anmak ve idrak edebilmek

*** İnsanlıktan nasibini almayan bir devlet anlayışı ve yönetici vahşeti karşısında herkes şaşkın ve çaresizdi. *** Komünist mezaliminin baş aktörleri hep aramızdan sivrilen Türklerdi, onların asılsız ihbarları sayesinde nice düzmece siyasi dava sayesinde zindanlara mahkum ve sürgün edildik.*** En ön sıraya, gıcır gıcır takım elbiseler içinde sırıtan, bizim eski cellatlarımız ve sözde yeni "özgürlük savaşçıları" adeta birer kızıl Çin askeri gibi sıra sıra dizilmişlerdi.

Kalpler kana boyanırken...

*** 19 Mayıs, Saatçi Ömer’in Sofya’da ölüm hücresinde devleştiği andır, Hüsniye ablanın Mestanlı’da tankı durdurduğu gündür, Cebelli Avni’nin bayrak oluşudur, Paniş'in sırtında taşıdığı büyük yaradır, Rasim’in Belene’de çizdiği karakalem portredir…

- Rednik Şabanov, pişi, be! 

*** Ve Türkler, Bulgaristan’ı ele geçirmeye başladılar adım adım.*** Eşit vatandaşız ama Bulgarlar daha eşit. Gerçekler acıdır, yaşayarak öğrendik. *** - Rednik Şabanov pişi, be! 

Bahçe, balkon, terasa talep patladı

Koronavirüs salgını insanların ev arayışındaki tercihlerini değiştirdi. Bu dönemde açık hava ile toprağa temas gibi ihtiyaçlar ön plana çıkarken, talep artışı ev fiyatlarının yükselmesine de neden oldu. Konut sektöründeki değişimleri değerlendiren Emlak Danışmanı Evrim Kırmızıtaş, bahçeli müstakil evlere olan talebin yüzde 100 arttığını dile getirdi. Kırmızıtaş, buna bağlı olarak ev fiyatlarındaki artışa da dikkat çekti.

Bağışlarımızla Mercan Turan'ın hayatını kurtaralım!

*** Ağır bir hastalığa yakalanan Mercan Turan, şu an Bursa'daki Uludağ Üniversitesi'nin Tıp Fakültesi'nde tedavi görmekte. Şimdiye kadar çok ağır üç tane ameliyat geçirmiştir, fakat tedavisi devam etmekte ve tedavi masraflarını karşılamak için finansal desteğe ihtiyaç bulunmakta, kendisinin bir sosyal güvencesi yoktur.

Kız Kardeş

*** Anlatırken ağlamışım, halbuki hiç ağlamazdım. Çocuklarımı çok özlediğimi, burada işim bitip de normal maaş ile bir başka yere başlayınca, çocuklarımı yanıma almak istediğimi anlattım. O sert adam birden sanki pamuk gibi oldu.

Meğer, ne güzel günlermiş

*** Bir dilim ekmeğin üzerinde "şillan yağı" ve toz şeker. *** Yeri geldi, tarlada çalıştık, tütün kırdık, iğneyle tütün dizdik ve "kındap ipine" sıyırdık, sonra "ramkalara" astık. *** Yediğimiz kuru ekmek nasıl kazanılır, beleş geçim olmaz, büyüme çağında hamur gibi yoğrulduk biz.

Sen, Türk müsün ?

*** Satıcı kadın, utandığımı fark ediyor ve bilerek ses tonunu yumuşatarak bana soruyor; "Sen,Türk müsün?" *** "Bizim ne yapıp edip göç etmemiz lazım! Türk olan Türkiye'de olur, orada olması lazım, kendi vatanında. *** Azınlık! Nedir, nasıl bir şey azınlık olmak? Soranlara şu cevabım olacak; "Kurban olmaktır, evet, kurban olmak! Siyaset kurbanı!"***Onlara kimse "Sen, Türk müsün?" diye sormayacak. Onlar, kendi tarihini okuyacak, kendi soyundan olan ozanların şiirlerini, türkülerini okuyacak.

Ana, siz babamla nasıl tanıştınız?

*** Teyzemin kızı kahkahalar atarak boynuma sarıldı. Ah canım kardeşim benim. Anamın hatası yüzünden, halasının kocasını nişanlın sanmışsın. Seninki soldan değil, sağdan ikinciydi. Haydi durma aç pencereyi. Bak hükümet nikahınızda oldu. Adamakıllı bak yüzüne.

Memleket Sohbeti

*** On beş yaşında iken benim elime bir sepet tutuşturdu ve köylerden yumurta toplamaya gönderdi. Böylece ticaret hayatıma başlamış oldum. 1944 yıllarında, haftada bir gün, patika yollardan yürüyerek tek başıma Kırcaali'ye yumurta satmaya giderdim. Arda’nın üzerindeki asma köprüden geçip Alman "Gorubso" fabrikasının kapısının önünde kısa sürede yumurtalarımı işçilere satardım. Daha sonraki yıllarda, Hasköy ve Kayacık pazarlarından ikinci el giysi alıp, Deliorman köylerini dolaşıp seyyar satıcılık yaptım...

Karantina

*** Kaynanamın kucağına vermişler kızanı. Kundak zıbın, biraz bez yanımda getirmiştim. Hazırlıklıydım ama kızanı yıkayacak su yok. Kadınlar dışarıdaki erkeklere yalvarmışlar, bahçedeki çeşmeden bir bakır su getirdiler de yıkadık uşacığımı. Babasının adını koyalım dedik. Ebe, Üsmen deyip kesmiş göbeciğini. Sonra kaynanam istemedi. Kendi babasının adını koydu. Meemet dedik kızanıma. Allah'a şükür, yaşadı kızancığım. Ama bez yıkayacak yer yok, su yok, sabun yok. Üstümüzde başımızda ne varsa yırtıp yırtıp kızanlarımıza bez yapardık. En kötüsü de hepimiz bitlenmiştik. O küçücük kırkı çıkmamış kızanımın kaşlarında bile bitler gezerdi. İki haftalık lohusayken karantinamız bitti de şavıklı ( ışıklı ) dünyaya çıktık.

Limon ağacımız, bu gece çiçek açmış

*** Bunu hayal bile edemezdik. Acayip duygularla haşır neşiriz.*** Tenha sokaklardan geçen tabutları ve hüzünlü günleri görmemek için perdeleri kapattık.*** Saksıdaki limon ağacımız, bu gece çiçek açmış, birazcık teselli buldum. Siz hiç limon çiçeği kokladınız mı? Tavsiye ederim!

Peki, Bulgaristan Türkleri’nin suçu neydi?

*** O günkü hengamede 5 000 Bulgaristan Türk’ü, Kasım 1989 yılında İsveç’e geldi ve sığınma başvurusunda bulundular.*** İsveç, bu durum karşısında daha önceki topluca sığınma başvurusunda bulunan göçmen gruplarına uyguladığı yöntemlerin dışına çıkarak, değişik yol izlemeye başladı. Bu durum karşısında şaşkına dönen Bulgaristan Türkleri, açlık grevleri, protesto mitingleri düzenlemeye başladılar.*** Peki, Bulgaristan Türkleri’nin suçu neydi? Bunun bir tek açıklaması var. O da; “Türk ve Müslüman” olmaları...

Toplam 48 haber.