Tuz kokarsa çaresi nedir...

*** Bazen sırf anavatanın havasını ve toprağını koklamak için günübirlik Edirne'yi ziyaret ettiğim de oluyor. *** Bazı tanıdık simalar, güya Türkiye'nin safında yer tuttuklarını belirtiyorlar, fakat aynı zamanda gidip buradaki FETÖ örgütü militanları ile samimiyetlerine devam ediyorlar. *** İnsanlarımız ve hele de genç nesiller, Bulgaristan'daki FETÖ militanları tarafından, medya ve sanal alem enstrümanları sayesinde zehirlenmeye devam edilmekte.

PAYLAŞ
Tuz kokarsa çaresi nedir...
*** Bazen sırf anavatanın havasını ve toprağını koklamak için günübirlik Edirne'yi ziyaret ettiğim de oluyor. *** Bazı tanıdık simalar, güya Türkiye'nin safında yer tuttuklarını belirtiyorlar, fakat aynı zamanda gidip buradaki FETÖ örgütü militanları ile samimiyetlerine devam ediyorlar. *** İnsanlarımız ve hele de genç nesiller, Bulgaristan'daki FETÖ militanları tarafından, medya ve sanal alem enstrümanları sayesinde zehirlenmeye devam edilmekte.

Sayın Misyon gazetesi yetkilileri, yayınızın sıkı bir takipçisi olarak sizlere Filibe'den sesleniyorum. Burada faaliyet gösteren büyük bir Türkiye firmasında müdür olarak çalışmaktayım ve sizden sesimin duyurulmasını sağlamanızı  arzuluyorum. Bu satırlarımı bizim buradaki birkaç tane yerel ve ulusal medyaya gönderdim, fakat nedense hiç birinde dünya yüzü görmediler.

Aslen ben bir Türk milliyetçisiyim, anavatanımız Türkiye'yi ve Mustafa Kemal Atatürk'ü haddinden fazla çok seviyorum. Bazen sırf anavatanın havasını ve toprağını koklamak için günübirlik Edirne'yi ziyaret ettiğim de oluyor.

İçimde tutuşan bu büyük sevginin alevi, Fetullah Gülen hareketinin başarısız darbe girişiminden sonra daha da büyüdü ve perçinleşti, çünkü herkes gördük ki, dünyada çapında Türkiye Cumhuriyeti'nin bir çok düşmanı var.

Şimdiki yakarışım ve rahatsızlığım ise ülkemdeki bazı FETÖ temsilcilerinin halen ayakta kalması ve çok sinsice  yürüttükleri Türkiye aleyhtarı yıkıcı faaliyetlerine devam etmeleridir.

Bulgaristan devleti, bu karmaşık durum karşısında sessizliğini korurken, bizim buradaki Türk toplumunun fertleri de bu yöndeki gelişmelere karşı tamamen ilgisiz ve duyarsız kalmakta. Aynı tespitim, aramızdan çıkıp sivrilen bazı önde gelen siyasetçilerimiz, parti ve sivil toplum kuruluşları yöneticilerimiz için de geçerlidir. Bazı tanıdık simalar, güya Türkiye'nin safında yer tuttuklarını belirtiyorlar, fakat aynı zamanda gidip buradaki FETÖ örgütü militanları ile samimiyetlerine devam ediyorlar.

Benim rahmetli Muttalip dedemin, "Et kokarsa tuz vurulur, ya tuz kokarsa çaresi nedir?" diye tekrarladığı eski bir ata sözü vardı. Ben de şimdilerde korkunun ve suskun kalmayın ecele faydasının olmadığı inancını taşımaktayım.

İnsanlarımız ve hele de genç nesiller, Bulgaristan'daki FETÖ militanları tarafından, medya ve sanal alem enstrümanları sayesinde zehirlenmeye devam edilmekte.

"Obzor  Nevs. Bg," "Bakış. Bg," "Fetullah Gülen" isimli siteler ve başta "Bulgaristan'dan haber" şifreli benzer çeşitli facebook grupları tarafından resmen kandırılmakta. Sanal ortamda bayağı etkin olan bu site ve grupların, her yerde darmadağın edilen FETÖ hareketinin hizmetinde bulunduğunun farkında bile olmayan ve bunu tahmin bile etmeyen bir çok vatandaşımız, yapılan paylaşımlara beğeni atmakta veya açıkça görüş bildirmekte.

Sözünü ettiğim militanlar, faaliyetlerini çok gizli ve kurnazca sürdürmekte, genelde kendilerini açıkça afişe etmiyorlar ve sahte profillerle bizleri kandırmaya çalışıyorlar.

Hatta, topluma mal olmuş bazı isimler bile (Bunların arasında dernekçi ve siyasiler de olabiliyor), bazen "Bakış. BG" sitesinin, sürekli AA'ndan aşırdığı haberleri sayfalarında gururla paylaşabiliyor, kendilerine bu siteyi hazırlayanların birer aymaz FETÖ maşası olduğunu hatırlattığımızda ise şaşkınlığını gizleyip adeta utançtan yerin dibine giriyorlar.

Bir Mustafa Ömerov, Tayfur Hüseyinov ve Ahmed Ahmedov gibi Gülen münafıkının kadrolu elemanları toplum gündeminden uzak tutulmalıdırlar, kendilerine bir şekilde hadleri de bildirilmeli. Geçenlerde tesadüfen bir Bulgar gazetesinde Mustafa Ömerov'un iğrenç ifadelerle dolu, Türkiye karşıtı bir karalama yazısına denk geldim ve içimizdeki bu fanatiklerin ne kadar topluma zararlı olduklarını bir kez daha idrak etmiş oldum.

Son dönemde aynı bu şuursuz ve hayasız tipler bizim göçmenlere hitaben sanal gruplar kurmaya kalkıştılar. Bu sefer Bulgar isimlerin iadesine karşı çıkıyorlar, domuz ürünlerine methiyeler düzenliyorlar. Böylece kardeş Anadolu ve Balkanlar insanları arasına nifak tohumları ekerek ileride hazımsızlık ve bölüşme yaratmayı hedefliyorlar. Bu ise karşımızdaki düşmanın çok tehlikeli bir oyuna giriştiğinin bir göstergesidir...

Bir sözle, 30 yıldır aramıza sızmış olan ve çevremize yerleşen FETÖ'cüleri, gecikmeli de olsa buradaki resmi yetkililere tamamen bertaraf ettirmeliyiz. Bir komşu devlete yakışan hamle de bu olur diye düşünmekteyim...

Selçuk Mutalibov

  • Etiketler
HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN