Güncel

Beyaz şapkalıları kimler kullanıyor? Beyaz şapkalıları kimler kullanıyor?
Bulgaristan demokratikleştikçe, ortadaki Türk düşmanlığı eriyecektir Bulgaristan demokratikleştikçe, ortadaki Türk düşmanlığı eriyecektir
Yaza özel hamile koleksiyonu hazırlandı Yaza özel hamile koleksiyonu hazırlandı
Z kuşağının yüzde 47'si yalnız ve dışlanmış hissediyor Z kuşağının yüzde 47'si yalnız ve dışlanmış hissediyor
Zor zamanda güzel bir dayanışma örneği Zor zamanda güzel bir dayanışma örneği
'Uzaktan eğitim hayatın bir parçası olacak' 'Uzaktan eğitim hayatın bir parçası olacak'
Konut aidatları el yakıyor en fazla bu ilçede aidat toplanıyor Konut aidatları el yakıyor en fazla bu ilçede aidat toplanıyor
Otomobilde '2. el sıfır' fırsatçılığı plaka takıp, yüksek fiyattan satıyorlar Otomobilde '2. el sıfır' fırsatçılığı plaka takıp, yüksek fiyattan satıyorlar
Bu yazın modası renkli ve desenli elbiseler Bu yazın modası renkli ve desenli elbiseler
Sabiha Gökçen'de dış hat uçuşları başladı Sabiha Gökçen'de dış hat uçuşları başladı
Kırcali'deki mahkemelerden af çıkmıyor Kırcali'deki mahkemelerden af çıkmıyor
Komşunu çağır, senin çöpünü de atsın Komşunu çağır, senin çöpünü de atsın
AB kapılarını 1 Temmuz'a kadar kapattı. Ev karantinasına devam kararı AB kapılarını 1 Temmuz'a kadar kapattı. Ev karantinasına devam kararı
Gün olur gene devran döner, biz birbirimize yardım ederiz Gün olur gene devran döner, biz birbirimize yardım ederiz
Beni ısırmayan yılan bin yaşasın modundayız Beni ısırmayan yılan bin yaşasın modundayız
Ebeveynler dikkat: Çocuğunuz internette istismara maruz kalıyor olabilir Ebeveynler dikkat: Çocuğunuz internette istismara maruz kalıyor olabilir
Deliorman'da ne Türk biter ne de bindallı... Deliorman'da ne Türk biter ne de bindallı...
Koronavirüs meslek seçimlerini de etkiledi Koronavirüs meslek seçimlerini de etkiledi
Süre aşımına uğrayan pasaportların geçerliği 6 ay uzatıldı Süre aşımına uğrayan pasaportların geçerliği 6 ay uzatıldı
O kötü günler geri gelmesin ve unutulmasın O kötü günler geri gelmesin ve unutulmasın
Güncel Haberleri

Korona Günlerinde Yazmak

Korona günlerinden yazdığım bu mektubu siz kalbinize koyun yine de. Ruh halimi tam olarak anlatabildiğimi sanmıyorum. Birilerine ulaşabilmek, içim acıyor demek iyi geliyor yine de. Şu an başka bir yerde, kalbimi hissedip beni teselli edebilecek birilerinin yanında olabilmek isterdim. Daha neşeli, mutlu zamanlar olsun isterdim. Bazı şeyler hiç yaşanmamış, bazı virüsler ruha hiç bulaşmamış olsun isterdim.Hayatın bana yazacağı yeni mektupları kalbim çarparak bekleyeceğim yine de. Zarfı açtığımda gülümseyeceğim, sevinç çığlıklarıyla zıplayacağım günler de gelecektir elbet.

KORONA GÜNLERİNDE YAZMAK

Korona günlerinden yazdığım bu mektubu siz kalbinize koyun yine de. Ruh halimi tam olarak anlatabildiğimi sanmıyorum. Birilerine ulaşabilmek, içim acıyor demek iyi geliyor yine de. Şu an başka bir yerde, kalbimi hissedip beni teselli edebilecek birilerinin yanında olabilmek isterdim. Daha neşeli, mutlu zamanlar olsun isterdim. Bazı şeyler hiç yaşanmamış, bazı virüsler ruha hiç bulaşmamış olsun isterdim.Hayatın bana yazacağı yeni mektupları kalbim çarparak bekleyeceğim yine de. Zarfı açtığımda gülümseyeceğim, sevinç çığlıklarıyla zıplayacağım günler de gelecektir elbet.Bu mektubu size tüm iyi dileklerimle yazıyorum.

Kendimizden kaçamayız...

*** Güçlü olmadan güç veremeyiz ne yakınlarımıza, ne de sevdiklerimize. Sorun ne olursa olsun, onu aşmanın yolu bir tek bizde gizlidir, başaracağımıza inanmazsak eğer kaybetmeye mahkumuz. Güvensizlik taht kurmamalı içimizde, acılara yüz vermeden mağrur adımlarla, gerektiğinde, kendi ellerimizden, kendimiz tutarak yol almalıyız yarınlara.

Şehitler için Çanakkale'ye yürüyen gazi torunu, Eceabat'a ulaştı

Çanakkale Zaferi'nin 105'inci yılı nedeniyle şehitler anısına İstanbul'un Bağcılar ilçesinden Bağcılar Belediyesi'nin katkılarıyla elinde büyük bir Türk bayrağı ile yola çıkan ve eski dönem askeri kıyafet giyen Tokat Onbeşli Torunları Derneği Başkanı Saffet Gümüş, Eceabat ilçesine ulaştı. Elinde Türk bayrağı ile şehir merkezine gelen Saffet Gümüş, İlçe Milli Eğitim Müdürü Sezai Turna ve çok sayıda öğrenci tarafından karşılandı.

Marteniçka, Ötekileştirme Ve Bogoridi

*** Bunca yıldır, ait olduğumuz bu toplumdan soyutlanmaya, ayrıştırılmaya, ötekileştirilmeye, damgalanmaya, dışlanmaya ve yabancılaştırılmaya devam etmekteyiz. *** Günümüzde, bu Türk geleneğini tamamen unutanlar, her nedense, birden bire battal ve otantik bir inancın simgesi sayılan Marteniçkaya sarıldılar. Konuyu biraz daha irdelersek, herhalde bunun siyasi boyutuna da ulaşırız. *** Ben, Bulgar etnosunun düşmanı filan değilim, fakat her iki toplumun farklı kültürel ve dinsel yapısı olduğu inancını taşımaktayım.

Vahim bir manzara...

Aklım, beni yine zorluyor...

*** Biri çıktı, kim olduğunu anlarsınız, "İnsanlar eşittir, insan insanı sömüremez!" dedi ve bir felsefe geliştirdi. Araya başkası girdi, onun da kim olduğunu anlarsınız ve  '' Arkadaşlar, bu iş diktatörlukten geçer! "dedi.  Ne mi oldu? Milletin anası ağladı, hem de ne ağlamak... 

Yaşamak da bir sanattır

*** Argo tabiriyle: " Yuvarlanıp gidiyoruz..." *** Solumda yemyeşil Gaziler Dağı, sağımda ise Gebze Merkez mezarlığı… Bir tarafta hayatın devam ettiği yer, bir tarafta bir çok sonlanan hayatın noktalandığı yer… *** Hayatın içinde, “Ben yürüdüm gitti, ben yaptım oldu” “Ben ne dediysem odur…” “Çıktım çayıra, Mevla’m kayıra!”.. Gibi çok sığ ve çok rahat davranış ve düşünceler insana bahşedilen yaşamı tehlikeye sokar bazen…

Tane Tane Düşünceler ve Söylenceler

*** Sivil Toplum Örgütleri zincirinde türlü türlü güzel mi güzel otantik adlarla sayıları binleri aşan göçmen dernekleri bulunur... Federasyonlar bulunur, konfederasyonlar bulunur, var da var... Bayram olur, seyran olur o derneklerin muteber temsilcileri giderler giderler Tuna boylarına, Rodoplar’a, yıldızlı mı, yaldızlı mı otellerde ağırlanıp uğurlanırlar... ***  "Türk ve Müslümanların veya onların hak ve özgürlüklerini destekleyen Bulgar oylarıyla seçilmiş milletvekilleri, Belediye Başkanları (Muhtarları), Belediye Meclis Başkanı ve üyeleri; Azınlıkların hak ve özgürlüklerinin savunucusu olduğunu iddia eden HÖH siyasi partisinin ulusal ve yerel yönetim kurulları, bu durumu bildikleri halde, çözüm üretecekleri yerine; ilgisizlik ve vurdum duymazlık sergileyerek, T. Jivkov'un asimilasyon politikasını, el altından ve sorumsuzca desteklemiş olmaktadırlar. Ne yazık ki, durum bu."

Istrancalı Çoban Şaban'ın Notları... AMAN ORMANCI

*** İstanbul'da 45 yıl yaşadım. İlk geldiğimde, Merter'de bir tabela vardı; 1.800.000 küsur nüfusu olduğunu gösteriyordu. 45 yılda, bir milyon sekiz yüz bin insan, 24 saat çocuk yapsak, yani Suriyelileri sollayıp gitseydik, yine bu rakama ulaşamazdık...

SÖZ, YAYINDAN FIRLAMIŞ BİR OKTUR

*** Yayından fırlatılmış bir okun geri alınmayacağını bilirsek eğer, o yayı çok ama çok dikkatli kullanmamız gerekiyor her alanda. Aksi halde, kırılan kalplerin sitemlerinden kurtulamayız ve sevginin yavrusu olan sitemler, en güçlü duyguları bile zedelemeye yeter.

Çalmak

Deveyi hamuduyla yutsan, dünyayı ballandırıp yutsan, doymaz gözlerimiz. Gözleri ancak toprak doyurur. Doyurur ama doyduğundan hiç kimsenin haberi olmuyor.

"Zapalkanı" verir misin?

*** Aldığım bazı duyumlara göre, bir takım Bulgaristan vatandaşları, Türk isimlerini geri aldıklarından dolayı pişmanlık duyuyorlarmış ve gidip mahkeme kararıyla yeniden Bulgar ismi alıyorlarmış.*** Bu kişiler şunu bilsinler ki, etnik aidiyet kutsal bir kaderdir. Bunun en önemli iki özelliği vardır; dil ve isim. *** Bizler bunlara sahip değilsek, artık bizim Türk toplumu olarak işimiz bitmiştir...

Yavuz Sultan Selim Köprüsü kansere karşı mavi ve turuncu ışık yakacak

Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu'nu inşa eden ve işleten ICA, dahil olduğu uluslararası kampanyalarla toplumsal bilincin artırılmasına ve farkındalık yaratmaya devam ettiğini açıkladı. Uluslararası Kanser Kontrol Örgütü tarafından 'Dünya Kanser Günü' ilan edilen 4 Şubat'ta, Yavuz Sultan Selim Köprüsü kampanyanın sembol rengi olan mavi ve turuncu ışıklarla aydınlatılacağı duyuruldu.

Gün bugündür diyerek...

*** Elimizde olan hiçbir güzelliği ertelemeden, gün bu gündür diye, en olmayacak şeylerden zevk almayı öğrenmeliyiz. Gün bu gündür felsefesinden çıkacak olursak yola; yaşanmamış günleri, söylenmemiş sözleri, ulaşılmamış yolları, yazılmamış şiirleri, imkansızlık yollarını imkanlara çevirip hemen çıkmalıyız yola...

İşinden kovulan bir gazetecinin, böyle bir resepsiyonda ne işi olur demeyin...

*** Geçenlerde memlekette yaşayan tecrübeli bir gazetecinin, çalıştığı belediyede işine son verildi. Bu olay kimsenin dikkatini çekmedi. *** Görevinden neden mi alındı? Sadece yalaka ve yandaş gazetecilik yapmadığı için. *** Şimdi bana sakın, işinden kovulan bir gazetecinin, böyle bir resepsiyonda ne işi olur demeyin. O da kim oluyor sonuçta diye hiç dudak bile bükmeyin...

Şimdi bir komedyen; " Bu, bizim milletten değil!" diyor

İlluminati sulandırmalarını ele almamızdan rahatsız olan Cem Yılmaz bizi hedef gösterdi;  'Bunlar bizim milletten değil!' demiş. Milletimin adını söyleyeyim de aradaki fark iyice ortaya çıksın; - YÜCE TÜRK MİLLETİ.

Yurt dışında iş yapan Türkleri, 'Türk güvenlik şirketleri korusun' önerisi

Altınbaş Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi (ASAM) Terör Uzmanı Dr. Eray Güçlüer, Somali'de iş yapan Türk müteahhitlik firmasının şantiyesine düzenlenen bombalı saldırı, Türkiye ile Rusya arasında Libya'da ateşkesin sağlanması için yapılan Moskova Zirvesi ve Berlin'deki Libya Konferansı üzerine açıklamalar yaptı.

YURT DIŞINDA İŞ YAPAN TÜRK ŞİRKETLERİNİN GÜVENLİĞİ SAĞLANMALI

Libya, Somali, Katar gibi ülkelerde bulunan Türk askerinin görevinin teknik ve taktik destek sağlamak olduğunu vurgulayan Dr. Güçlüer, 'TSK tarafından o ülkelerdeki askeri ve yerel kolluk güçlerine eğitim, malzeme desteği veriliyor. Bunula birlikte örneğin Somali'de yol inşa eden Türk şirketinin güvenliğinin sağlanması da gerekiyor. Doğal olarak Türk askerinden böyle görevler de bekleniyor. Askerimiz bunu oradaki yerel güvenlik birimleri üzerinden gerçekleştirmeye çalışıyor. Aslında burada yerel unsurlar ile Türk askeri arasında yarı geçişken paramiliter bir güce ihtiyaç var' diye konuştu.

'TÜRK ORDUSUNUN YÜKÜ DE HAFİFLER'

Dr. Güçlüer, 'Bence askerlerimizden ziyade devlet tarafından denetlenen, kanunen sınırları belli, Türkiye'deki özel güvenlik teşkilatlarına, yurt dışına iş yapan Türk firmalarının korunması için yetki verilmesi, önlerinin açılması gerekiyor. Yurt dışında iş yapan Türk firmaların o ülkelerle yaptıkları anlaşmalara bu maddenin konulması lazım. Türk özel güvenlik firmaları, yapılan işin ve iş yapan şirketlerin korunmasında görevli olmalıdır, bunun önünü açmalıyız. Bu düzenleme ordumuzun yurt dışındaki yükünü hafifletir ve Türk firmalarının yurt dışında çalışmalarının da önü açılır. Bunların devlete masrafları da olmaz' ifadelerini kullandı.

MOSKOVA ZİRVESİ'NİN ÜZERİNE BERLİN'İN GÖLGESİ DÜŞTÜ

Moskova Zirvesi'nin başında her şeyin yolunda olduğunu aktaran Dr. Güçlüer, 'Berlin'de Libya Konferansı'nın yapılacağı biliniyordu. Fakat Türkiye ile Rusya konferans öncesi taraflar arasında kalıcı bir ateşkesi sağlamak ve bu ateşkes üzerinden siyasi yol haritası belirlemek için Moskova'da zirve düzenledi. Aslında zirvenin başında her şey yolundaydı. Libya'nın doğusunu kontrol altında tutan isyancı General Hafter, önüne konan ateşkes metnini de imzalamak üzereydi. Son anda çark etti, biraz zaman istedi. Sonra ateşkesi imzalamadan Moskova'yı terk etti. Aslında Moskova Zirvesi'nin üzerine Berlin'in gölgesi düştü. Çünkü Moskova'da ateşkes imzalansaydı. Avrupa ülkelerinin Libya'ya istedikleri gibi müdahil zorlaşacaktı ' ifadelerini kullandı.

'BERLİN'DEN HAFTER'E TALİMAT VERİLDİ'

Türkiye ile Rusya'nın iş birliği ile Libya'da ateşkes sağlansaydı, Avrupa ülkelerinin artık bir fonksiyonunun kalmayacağını vurgulayan Dr. Eray Güçlüer, 'Berlin'deki Libya Konferansı'nda ne konuşulacaktı, zaten ateşkes olmuştu. Sadece ateşkesin siyasi yol haritası tartışılabilirdi. O yüzden Berlin'den Hafter'e talimat verildi. Talimatı, Almanya üzerinden Avrupa ülkeleri verdi. Avrupalı ülkeler 'bizim olmadığımız ateşkesi istemiyoruz' dedi. Berlin konferansına kadar Hafter pek çok saldırı yaptı, limanları abluka altına aldı. Moskova'da ateşkes anlaşması imzalansaydı kan dökülmezdi' dedi.

UMH'NİN ORTADAN KALMASINA YÖNELİK TEHDİT DURDU, TÜRKİYE BARIŞIN ANAHTARI OLDU.

55 maddelik ateşkes metninin imzalanmasını, BM tarafından Libya'nın meşru hükümeti olarak tanınan Ulusal Mutabakat Hükümeti'nin (UMH) ortadan kalkmasına yönelik tehdidin durması olarak okuduğunu söyleyen Dr. Güçlüer, 'Meşrutiyeti olan hükümeti ortadan kaldırmakla görevli Hafter gibi bir aparatın durması, meşru hükümetin güçlenmesine zemin hazırlayacaktır. Meşru hükümetin güçlenerek Hafter karşısında bir denge oluşması için ateşkesin imzalanması son derece önemliydi. Türkiye Libya'da barışın anahtarı oldu' diye konuştu.

'ATEŞKEŞ ANLAŞMASINI HAFTER BOZMAK İSTYECEKTİR'

Dr. Güçlüer, 'Hafter ile yapılan anlaşma kalıcı olur mu? Bence zor. Hafter'in ateşkesi bozma ihtimali yüksektir. Çünkü Hafter'i oluşturan, destekleyen arkasındaki güç zeminin arasında çatlaklıklar, çıkar çatışmaları var. Ancak bölgedeki Türk Silahlı Kuvvetleri'nin varlığı önemli bir denge unsurudur' ifadelerini kullandı.

Турция e с дългогодишна традиция в приемането на чуждестранни студенти в учебните си заведения

Председателят на Агенцията за турците в чужбина и сродните турски общности (YTB) г-н Абдуллах Ерен, заместникът му г-н Саит Юсуф и г-жа Фатме Индже – експерт в отдел „България“, посетиха Шуменския университет „Епископ Константин Преславски“ на 21 януари 2020 г.

Toplam 463 haber.