Güncel

Demek ki, asıl Ana vatan Balkanlar oluyor... Demek ki, asıl Ana vatan Balkanlar oluyor...
Şaban Güler Beyefendiyi Uğurlarken... Şaban Güler Beyefendiyi Uğurlarken...
Jivkov rejiminin ruhu Çorlu'da dolaşıyormuş... Jivkov rejiminin ruhu Çorlu'da dolaşıyormuş...
Ağabey, biz hiç Türkçe okumadık... Ağabey, biz hiç Türkçe okumadık...
Teblicilerden sonra, 'haberciler' ortaya çıktı... Teblicilerden sonra, "haberciler" ortaya çıktı...
Boyko, neden bunu bize yapıyorsun? Boyko, neden bunu bize yapıyorsun?
Ayasofya hakkında Papalık neden konuşamaz Ayasofya hakkında Papalık neden konuşamaz
Liderimizi Arıyoruz... Liderimizi Arıyoruz...
İki tavşan peşinde İki tavşan peşinde
Çözüm: Meritokrasi Çözüm: Meritokrasi
Yenile yenile yenmeyi öğreneceğiz Yenile yenile yenmeyi öğreneceğiz
LGS'de tüm soruları doğru cevaplayarak Türkiye birincisi oldular LGS'de tüm soruları doğru cevaplayarak Türkiye birincisi oldular
Arap Kızı Arap Kızı
Beyaz şapkalıları kimler kullanıyor? Beyaz şapkalıları kimler kullanıyor?
Bulgaristan demokratikleştikçe, ortadaki Türk düşmanlığı eriyecektir Bulgaristan demokratikleştikçe, ortadaki Türk düşmanlığı eriyecektir
Yaza özel hamile koleksiyonu hazırlandı Yaza özel hamile koleksiyonu hazırlandı
Z kuşağının yüzde 47'si yalnız ve dışlanmış hissediyor Z kuşağının yüzde 47'si yalnız ve dışlanmış hissediyor
Zor zamanda güzel bir dayanışma örneği Zor zamanda güzel bir dayanışma örneği
'Uzaktan eğitim hayatın bir parçası olacak' 'Uzaktan eğitim hayatın bir parçası olacak'
Konut aidatları el yakıyor en fazla bu ilçede aidat toplanıyor Konut aidatları el yakıyor en fazla bu ilçede aidat toplanıyor
Güncel Haberleri

KATİLİN ETRAFINDAKİ ÇEMBER DARALIYOR

Bulgaristan'da boğularak öldürülen 7 yaşındaki Türk asıllı Damla'nın katili henüz bulunamadı. Bulgaristan Başsavcısı Sotir Tsatsarov, Kırcaali'ye gelerek yürütülen soruşturmayla ilgili yetkililerden bilgi aldı.Cinayetle ilgili henüz savcılığın suçlamada bulunmadığını belirten Başsavcı Tsatsarov, cinayetin rastgele biri tarafından işlenmediğini, katilin etrafındaki çemberin geçen her dakika daraldığını kaydetti.

KATİLE, ALKIŞ TUTULMAZ...

Bizim zaten toplumsal değerlerimizi birleştirecek, önümüzü gösterecek, ne bir kurultayımız, ne de bir kuruluşumuz olmuştur. Ülke çapındaki bu geleneksel anma törenlerini bile nasıl organize edileceğini bilmiyoruz ve bundan dolayı her yıl sonunda utanç manzaralarına şahit olmaktayız.

BİZLER NEYİN PEŞİNDEYİZ

Hayata bakış açımda asla "Ahım gitmiş vahım kalmış!" demem, çünkü bizler aynı kazanın içinde (komünizm) hep beraber fokur fokur kaynadık ve böylece pek çok özel "ayarımız” arızalandı. "Kavram" fakirliğimiz, "Sıfat" eksikliğimiz, anlama, anlatma yeteneğimiz ve kabiliyetimiz hiç olmadı. Çünkü pek çok "yapay perdeleri” ve “engelleri” göremedik, anlayamadık. Fakat üzülerek ifade ediyorum, af buyurun, bizim aydınlarımız "öncü boğaları" gibi hep önde gittiler ve sonunda olanlar oldu. Ben onlara "menfaatçiler", çıkarcılar diyorum.

YOLUNU MU KAYBETTİN, BULGARİSTAN TÜRKÜ?

Eskiden de bizim köyde, bugün olduğu gibi, komşular arasında kavgaları olurdu, ancak her şeye rağmen, her Bayram, herkes köy odasına toplanır, hep beraber kazan dolusu yemekler pişirilir ve hep beraber aynı yer sinilerinde yemekler yenirdi. Hatta, komşu köyün  sakinleri ile birlikte gerçekleştirildi bu bereketli ziyafet sofraları…

BİZİM BAŞKANLAR  ONBAŞILIĞI BIRAKSINLAR

İşte yine karşımıza "büyük balık" çıktı ama bizim, kendisini avlama hakkımız var mı? Yoksa, bir tek o mu büyük avcı olarak tayin edilmiş? O zaman herhalde avlanacak keklik  biz oluyoruz. Bana, demokratik ortam seçimlerinden hiç bahsetmeyin. Öylesini ne gördüm, ne de bilirim.

BU CAMİA ORMANA BAKMAYI ÖĞRENMELİ…

Zira biz birlik içinde olduğumuz kadar güçlüyüz, ortak akıl ile hareket ettiğimiz kadar çözümler üretebiliriz. Çünkü birlik ve beraberlik içinde olmamız her şeyden öte Bulgaristan’da kalan soydaşlarımız açısından önemli. Zira son zamanlarda orada parçalara bölünmüş durumdayız. Yıllarca bizi bölüp asimile etmeye çalışan zihniyet nihayet bunu başardı. Yıllarca ve  ısrarla orada bölünmememiz gerektiğini anlatmaya çalıştık. Çünkü bir defa bölünürsek, macun bir defa tüpten çıkarsa arkası gelir ve daha küçük parçalara bölünürüz diye anlatmak için çırpındık durduk. Ama olanlar oldu. Burada sorun tespiti yapacak değiliz. Zaten sorunları herkes biliyor. Bundan sonra neler yapmalıyız? Ona bakmak lazım!

DİPLOMA DENKLİK DÜZENLEMESİ

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Üyesi Doç. Dr. Zeliha Koçak Tufan, diploma denklik işlemlerine ilişkin yapılan yeni düzenleme ile kaliteden ödün vermeden sistemi kolaylaştırıcı ve hızlandırıcı önlemler alındığını bildirdi.

BOJİDAR’IN BAŞINA TUĞLA  DÜŞMÜŞ

İnsanın yaşı ilerledikçe, hani bir deyim vardır; “Sabah ne yediğini unutmak “ gibi. Sözde tarihçi şaklabancısı Bojidar Dimitrov, geçenlerde bir de demesin ki; ”Meğer, bizim Levski şişirilmiş bir balonmuş. Güya tarih kitaplarında o zat için  yazılanlar doğru değilmiş.  Nasıl İngilizlerin Kral Artur’u ve Amerikalıların Rambo’su varsa, Bulgarlar da Cin Gibi’yi uydurmuşlar...

ŞEYTANCIK KÖYÜNÜN KARA GÜNÜ

 Şumnu'nun Şeytancık (Hitrino) köyünde, 10 Aralık, artık kara bir gündür. Geçen yıl, erken saatlerde (sabah saat 5.40’ta) meydana gelen  demiryolundaki doğalgaz tanklarının patlaması sonucu, 7 kişi hayatını kaybetmişti, 29 kişi de yaralanmıştı. Şeytancık tren garı çevresinde çıkan yangın sonucu, bir çok ev yerle bir olmuştu veya büyük hasar görmüştü.

MİLLETİME ANLATACAKLARIM VAR

   Ne yazık ki, bize biçilen statüyü bilmiyoruz. Bulgaristan'ın son anayasasına göre azınlık bile değiliz. Etnik grubuz. Oysa biz önceki anayasalarda haklı olarak ulusal azınlıktık.    Ne demektir bu ulusal azınlık? Bir insan topluluğu var. Onun dili, grameri ve edebiyatı var. O, milletleşmiş, tarihte devleti olandır. Günümüzde de var. Koskoca, Türkiye Cumhuriyeti var! Bulgaristan'daki Türkler, Türkiye'deki Türklerinin bölünmez bir parçasıdır.

140 YILLIK MESELE

    Mesele, Ahmet veya Mestan, ya da Bulgar meselesi değil! Orası Bulgarya, her devletin yasası ve kanunu var, fakat bizim insanımız, hak ve hukuk nedir, bunlara kavuşmasını bilmiyor. "Özgürlüğün ve adaletin" ne olduğunu bilmiyoruz. Derdini anlatamayan, kendi anadilini, kimliğini koruyamayan bir toplum var karşımızda. Siyasetçisi, yöneticisi, eğitimcisi ve toplumumuzun bütün fertleri hala korkuyoruz. Bunun sebebi ne olabilir? İşinden aşından olacak bir sürü insan var karşımızda! Bu doğru değil mi? Ama korku ecele fayda etmez derler…

BİR NÜVVAB MEZUNUNU DAHA KAYBETTİK

Nüvvâb'ın son yapraklarından biri daha döküldü. Şumnu Nüvvâb Okulu mezunu, Şumnu Türk Pedagoji Lisesi Öğretmeni, "Hristo Smirnenski" Lisesi Müdürü ve en son 1990'dan itibaren Nüvvâb İmam Hatip Lisesi Kurucu Müdürü olarak, 40 yılın üzerinde eğitim hizmetlerinde bulunan, ayrıca müftülük teşkilâtında da zor zamanlarda farklı görevleri üstlenen Osman İsmail Hakk'a yürüdü.

BAL-GÖÇ BAŞKANINA YENİ GÖREV TEKLİF EDİLDİ

Prof. Dr. Yüksel Özkan, Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu'na göçmen camiasını ilgilendiren bazı sorunları iletti. "Göç İdaresi, sürekli ikamet tezkerlerinde sorun çıkarıyor. Sağlık giderlerinde sosyal güvenlik payı 53 liralar sorun oluyor", demesi dikkatlerden kaçmadı.

NAİM SÜLEYMANOĞLU, MELBOURNE'DEN NASIL KAÇIRILDI

Merhum Naim Süleymanoğlu, Melbourne'de bulunduğu esnada, Bulgaristan spor kafilesinden, Türkler tarafından nasıl kaçırıldı? Yıllardır bu konuda yapılan bütün spekülasyonlara, Misyon Gazetesi'nin Kasım sayısında son noktayı koyuyoruz. Ayrıca Naim Süleymanoğlu'nun şimdiye kadar hiç yayımlanmamış fotograflarına da yer veriyoruz.

EFSANEDEN ÖTE EFSANE - NAİM SÜLEYMANOĞLU VE SAHTE GÖZYAŞLARI

Bir spor yorumcusunun, Naim Süleymanoğlu’ndan “Halterin Messi’si” diye bahsettiğini duydum. Yanlış! Messi, “ Futbolun Naim’idir!” 

NAİM SÜLEYMANOĞLU'NU SON YOLCULUĞUNA UĞURLADIK

28 Eylül'den bu yana tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden Türk sporunun efsane ismi Naim Süleymanoğlu (50) için bugün Fatih Camii'nde cenaze töreni düzenlendi. Öğle namazına müteakip düzenlenen tören öncesi Süleymanoğlu'nun Türk Bayrağına sarılı tabutu camiye getirildi. Tabutun üzerine altın madalya kazandığı bir müsabaka sonrası çekilmiş fotoğrafının konulduğu ve fotoğrafın üzerinde "Kalbimizdesin" yazıldığı görüldü.

SOSYALİZME EN AĞIR DARBEYİ İNDİREN GÜZEL İNSAN

Madalyonun bir de öbür tarafında neler var? Kahramanımız, bütün Dünya’ya bedel bir Türk’tür, fakat en önemlisi o bir candır. Göçün ve gurbetin yarattığı çileyi yaşamayan insan azdır. Zaten hayatımız bu kavramlardan ibaret değil mi? Meyve veren ağaç taşlanır derler. Göçmen camiasının dışından, bazı kendini bilmez medya kalemşorları yine yapacağını yaptılar.

SENİN KIZIN DEMİR, BAKIR OLMAZ...

Misafirlerin arasında bir karı koca ve tahminen 12 yaşlarındaki kızları dikkatimi çekti. Aralarında konuştukları lisan Bulgarcaydı. Diğer konuklarda bazen aynı dili kullanıyorlar, fakat ara sıra Türkçe de konuşuyorlardı. Dayanamadım ve bir ara ev sahibine kibarca, "Bunlar ne ayak?" diye sordum. "Aga, bakma bunların Bulgarca konuştuklarına. Onlar da Türk, fakat kızları ile Bulgarca konuşuyorlar. Anne ve babasının Türk olmasına rağmen, bu kızcağız "bıkel Turski neznaye"dedi...

ŞEHİTLERİMİZİ ZİYARET ETTİK

  Sabah erkenden, Çanakkale'ye ulaştık ve hemen Namazgah Tabyaları'na doğru yola koyulduk. Her bir tabyanın içinde, 200 kiloluk mermi depolarının varlığını öğrendim. Bu mermileri yakından görme fırsatım oldu. Tabyaların arasında duran toplar ile Anavatanımıza saldıran düşmanın, Çanakkale Boğazı'nın geçilmesi önlenmekteymiş.

Toplam 476 haber.