Tarih

Tarih Haberleri

KIRIÇİMLİ TÜRKLER – 3.

1955’li yıllarda Bulgaristan Türkleri tabiri caiz ise altın çağlarını yaşadılar. Türklere kültürel açıdan pek çok haklar verilmişti. Türkçe kitaplar basılıyor. Türk liseleri açılıyordu. İptidai(ilkokul), rüştiye(ortaokul) ve liselerde Türk öğretmenler tarafından Türkçe tedrisat yapılıyordu. Sofya’da Bulgar Bilimler Akademisi bünyesinde Türk Filolojisi bölümü vardı. Türkçe gazeteler, mecmualar, dergiler hatta 45’lik plaklar basılır ve yayınlanırdı. Şumnu, Razgrat ve Hasköy’de 1952-53 yıllarında üç “Türk Estrad Tiyatrosu” vardı. Aynı yıllarda, Kırıçim Türkleri amatör folklor ekibi oluşturuldu.

DELİORMAN’DAN MARAŞ’A YOLCULUK

Bir hafta - on günlük zahmetli bir yolculuktan sonra ulaşmıştık Maraş iline. Anımsadığım kadarıyla, 10-12 aile birlikteydik. Maraş İlinin Muhacirler Birimi yetkilileri tarafından karşılanmış, zorunlu bir takım ihtiyaçlarımız giderilmiş ve bir süre dinlenmemiz için yer sağlanmıştı. Büyüklerimiz tarafından, Elbistan köylerine iskan edileceğimiz söyleniyordu. Bekleyip, görecektik…

DEDEMİN KUŞAĞI VE FESİ

* Babam, tam on dokuz yıl sonra, dedemin vasiyetini yerine getirebildi. Göçmen olarak, Edirne'ye geldiğimizde, babam nemli gözlerle, avuçlarını dua için açtı ve ağzından şu sözcükler döküldü; "Yüce Allah'ım, bizleri vatansız, bayraksız ve ezansız bırakmadığın için sana şükrediyorum! Yörüktür bizim atamız. Bu Cennet Vatanı yurt bildik, vatan belledik, ona geldik..."

POMAK KİMLİĞİ ÜZERİNE TARTIŞMALAR

* Pomak kimliği üzerine tartışmalar hala devam ediyor. Pomaklar üzerine açılan pek çok sayfada, Pomaklar Slav’dır ifadelerini kullananlar, Pomak Türkleri isminden çok rahatsız olmaktadırlar. Pomaklar Slav mıdır, Türk müdür? Pomaklar, Balkanların en kadim(eski) halkıdır.

BALKANLAR'DA TÜRK KÜLTÜRÜ; BULGARİSTAN ÖRNEĞİ SEMPOZYUMU

* 27 Eylül-1 Ekim 2018 tarihleri arasında İstanbul’da “Balkanlar'da Türk Kültürü: Bulgaristan Örneği Sempozyumu” yapılacak.

AĞLAYAN MUHACIR

"Ha ben. Te ne zamandır namaz kılmak isterdim, ha şu Sultan Selim Camii'nde. Hâlbuki isem. E, beni yarın İstanbul’a sevk edecekler. Ha, bırakmazlar ki gideyim camiye. Haçan ki ben, efendim, muayene olmamışım daha, diye bırakmazlar ki, gideyim camiye, iki rekatcık namazcağız kılayım, çünkü biz Bulgaristan’da ha bu hudut taşına gelir, gelir bakardık ta Edirne’ye. Ağlardık be kızanım. Dua ettim idi, Edirne’ye varınca, kılayım ha namazımı..."

TOTALİTER REJİM İÇERİDE VE DIŞARIDA YALAN SÖYLÜYORDU ( Hayat öyküm - 2. )

Çeşitli yollardan Sofya’ya ulaştık ve kırk, kırk beş kişilik bir topluluk, denilen vakitte, denilen yerde buluştuk. Dikkat çekmemek ve kalabalık grup oluşmasın diye, herkes ayrı ayrı nöbetçi başkan yardımcısına derdimizi anlatabilmek için başvuruda bulunduk...

ŞEYTAN KÖPRÜSÜ'NÜN GİZEMİ

Şimdi dikkatlice bu görüntülere odaklanınız ve hayal gücünüzü coşturmayı da unutmayınız... Gördüğünüz o belirgin ve acayip figürler, sadece sizin hayal gücünüzün bir ispatıdır, sakın korkmayınız...

BİR MUHACİRİN ANILARI

Savaşlar, kuraklık, kıtlık, salgın hastalıklar, cana ya da mala karşı saldırı endişesi, yeni topraklar elde etme gibi nedenlerle, insanoğlu, var oluşundan bu yana isteyerek ya da mecbur olduğu için hep göç etmiştir. Türklerde tarih sahnesine çıkışlarından itibaren sürekli göç etmiş milletlerden biridir. Osmanlı devletinin genişleme döneminde elde ettiği topraklara Anadolu’dan götürerek yerleştirdiği insanların torunlarından bazıları yıllar sonra çeşitli sebeplerle Anadolu’ya tekrar geri dönmüşlerdir.

Bulgaristan'da Dulkadirli Köyleri

  Soyumun Dulkadirli oymaklarına dayandığını öğrendiğimden beri, ufak çaplı araştırmalar yapıyordum. Sonunda oturdum ve Dulkadirli oymaklarının hangileri Bulgaristan'a gönderilmiş, nereye yerleştirilmiş teker teker baktım. Arada gözümden kaçanlar olmuştur muhakkak. Ancak ben elimden geldiğince ön plana çıkan oymakların Bulgaristan'da var olup olmadığını araştırdım. Aşağıda yazan köylerin hepsi bir Dulkadirli oymağının ismini taşımakta.

MERAK EDİLECEK KAYIP BÖLGE ( Hayat Öyküm – 1.)

Sizlere bahsedeceğim bölge, Plovdiv (Filibe), Kırcaali, Smolyan (Paşmaklı) sancaklarının kesiştiği çok ilginç bir bölge söz konusudur. Bu söz konusu bölgede Smolen, Kırcali ve Plovdiv sancakları kesişmektedir. Siyasi otorite, Smolyan sancağından bahsederken, Triıgılnika (Smolen sancağı üçgeni) diye adlandırıyorlar.          Buraları dağlık bir bölgedir. İlhan tepesinin (Vrıh Svoboda) uzantısı olan Karakulaz yükseklikleri, Kırcali sancağının Çileka Tepesi yamaçları, Balıklı deresi, Tuğla Karalköy, Tozyanı, Aşağıatlar, Garna, Karabuz, Erikle, Ahren Ürpek ve Banite köyleri, Smolyan sancağı ile sınırı oluşturmaktadır. Smolyan sancağına, 1959 yılında bırakılan köylerdir ve birçokları terk edilmiştir. Bu bölgenin yüksekliklerinde ve yamaçlarındaki yerleşim yerleri, Osmanlı mimari yapılarından oluşmaktadırlar.

Eğridere’ye patates nasıl gitti?

 Bir asırlık ömür süren Hayrettin Dede 1989'da zorunlu göçle İstanbul'a geldi.Pasaport işlemleri için gittiği T.C Filibe Konsolosu Hayrettin Dede'nin resmini iki adın arasında görünce çok şaşırmış. Çünkü Bulgaristan'da iki eşli erkek yok gibidir. Durum sorulduğunda, Hayrettin Dede;"Ben Osmanlı zamanı erkeğiyim" demiş...

DERVİŞ BEY MESCİDİ BALKANLAR’DA EN ESKİ TÜRK-İSLAM ESERİDİR

Dobruca'ya ilk olarak gelen Müslüman topluluk, X. Ve XI. yy.larda İsmaîlî mezhebine mensup Başkırt Türkleri'dir.    662/1263–64 yıllarında Anadolu Selçukluları'nın şehzadesi İzzettin Keykavus'un tabiyetindeki Çepni boyuna mensup Türkmenler (on veya on iki bin kişi), Sarı Saltuk'un önderliğinde, kuzeyden gelecek Moğol akınlarına karşı tampon bölge olarak Dobruca'ya iskan edilmiştir.    Derviş Bey Mescidi tespit edilene kadar, Trakya ve Balkanlar'daki bilinen en eski camiler Tekirdağ Bolayır'daki Süleyman Paşa Camii ile Hasköy'deki (Haskovo) 797/1395 tarihli Eski Cami'dir.

TARİHİMİZE IŞIK TUTAN BİR BATI TRAKYALI

   Mehmet Küçük. Batı Trakya Türklerindendir kendisi. Yani Evlad-ı Fatihan. Anavatana bağlı olduğu gibi, kendi topraklarına da tutkuyla aşıktır. Yüzüne bakıldığında, yıllarca  davası uğruna can vermiş olan o sessiz kahramanların siluetini görürsünüz adeta. O, yıllardır Almanya’da yaşamasına rağmen, Gümülcine ismini duyup da içi hasretle titreyen bir Batı Trakya Türkü'dür.

ÇAĞ AÇAN HÜKÜMDAR

29 Mart 1432 yılında Edirne’de dünyaya gelen II.Mehmet veya Fatih Sultan Mehmet 7. Osmanlı padişahıdır. Sultan II. Murat ve Hüma Hatun’un oğludur. İstanbul’u fethettikten sonra “Fatih” adıyla anılmaya başlamıştır. Ayrıca İstanbul’un fethi Ortaçağ’ın sonu Yeniçağ’ın başlangıcı olduğu için “Çağ açan hükümdar” olarakta anılmaktadır. Zamanın en büyük ulemalarından biriydi. Ayrıca tam 7 yabancı dil biliyordu. Sanatkar, şair ve alimler ile sohbet etmeyi severdi.

 SİLİSTRE'NİN İNCİSİ; KURŞUNLU CAMİİ

Silistre, dillere destan olmuş bir şehrimizdir. İlk defa 1388 senesinde fetholunarak Türkleşen şehir, kısa aralıklarla defalarca elden çıkmışsa da 500 sene kadar Osmanlı idaresinde kalmıştır. Evliyâ Çelebi’nin ifadesiyle âriflerce “dâr‑ı gâziyân-ı sedd‑i îmân” olarak nitelenen büyük Tuna’nın bu incisi, Nâmık Kemal’in dilinde vatanlaşmıştır. Türklük kokan bu şehrimize rengini veren pek çok İslâm eseri olmuştur. Bunlar arasında şehrin onlarca camisinden günümüze ulaşan tek cami olan Kurşunlu Cami de var.

NEDEN ADAKALE’Yİ MERAK ETTİM

Orada bir hayat yaşandı ve şu anda suyun altında kalmış ama zamanında tarihi ve sıyası coğrafyamızda önemli bir yer tutmuş bir yer. Ayrıca Balkanların en kuzey sınırı ve son toprağımızdı. Bu yüzden merak ettim. Gidilebilecek bir yer olsa, belki bu kadar merak etmem ama artık orası yok. Tuna'nın Atlantis’i gibi bir yer...

KUŞÇUBAŞI EŞREF TRAKYA’DA NE YAPMIŞTI

Batı Trakya’yı ele geçiren Kuşçubaşı Eşref ve Süleyman Askeri Beyler bir açıklama yaptı: “Bizim Osmanlı’yla hiçbir ilgimiz yoktur! Biz Garbi Trakya Müstakil Hükümetiyiz!” Bağımsız devletin yönetim biçimiyse cumhuriyetti! Devlet Başkanı Süleyman Askeri Bey, Genelkurmay Başkanı Kuşçubaşı Eşref Bey. Bayrağı ay-yıldızlı, yeşil-beyaz-siyah renklerden oluşuyordu. Sözlerini Süleyman Askeri’nin yazdığı milli marşları da vardı. Posta teşkilatı kurup pul bastılar; pasaport düzenini kurdular.

TIMRAŞ CUMHURİYETİ'NİN 140. YILDÖNÜMÜ KUTLANIYOR

Balkanlar’da varlığını sürdürme mücadelesine giren Balkan Türkleri ve Pomakları, 4 Mart 1878 tarihinde Tımraş Cumhuriyeti’ni kurar. Ahmet Timirski (Tımraşlı), Abdullah Efendi, Hacı Halil Efendi, Kara Yusuf Çavuş ve Hidayet Paşa adlı kişilerin önderliğinde kurulan Tımraş Cumhuriyet, yaklaşık 600 bin kilometre karede yaşamlarını sürdüren Pomakların bağımsız devleti olarak 30 yıl ayakta kalır.

Toplam 98 haber.