Tarih

Tarih Haberleri

Kraliçe Ekaterina'nın Küçük Kaynarca Çeşmesi

*** Antlaşmanın imza yeri, Kraliçe Ekaterina tarafından belirlenmiştir. O, kendisini mitoloji su tanrısı Minerva ile benzetirmiş ve bu bölgedeki üç su ırmağı arasında gerçekleşmesini istemiş. Şu anda Küçük Kaynarca'da antlaşmanın anısı olarak tarihi çeşme ve park bulunmaktadır.

Kalacak olan yerini, gidecek olan yolunu bulur

*** Sözün kısası, düşmanlık kazanı hiç aralıksız kaynatıldı ve sıcak sular başımıza döküldü, fakat bütün ihtiyaçlarımızı karşılamamıza yeten dilimiz, dinimiz, toplumsal bilincimiz, üretim kültürümüz, eğitim seviyemiz, ibadet sistemimiz ve bütün yerleşmiş geleneklerimiz, sıkı bir esaret altında bulunmamıza rağmen, bizlere yeterli oluyordu... 

Rumeli’nin Hakikî Fâtihlerinden Âlim ve Velî: SOFYALI BÂLÎ EFENDİ (XV. asır – 1553)

Sofya’daki Kara Caminin inşa edilmesinde, Dupnitsa’daki Şeyh Bâlî Efendi camisi ve mahallesinin kurulmasında Sofyalı Bâlî Efendinin derin etkisi görülmektedir. Onun halk üzerindeki etkisini Evliya Çelebi’nin anlatımları çok güzel tasvir etmektedir. Ayrıca vefatından sonra Derbend Çeşmesi yanında, yani bugün türbesinin bulunduğu Knyajevo mahallesindeki zaviyesine Sofya Kadısı Ali Kuşçuzâde Abdurrahman Efendi tarafından türbe yaptırılması, Sultan II. Selim Zigetvar Savaşı dönüşünde vakfına orman ve araziler temlik etmesi, Ekmekçizâde Ahmed Paşa’nın büyük bir kervansaray yaptırıp dükkânlar vakfetmesi, hamam yapılması, Budin Mîr-i Mîrânı Maktûl Mustafa Paşa, Kıncı Subaşı, Mesih Voyvoda, Sofyalı Seyyide Hatice Hatun ve başkalarının para ve mal vakfetmeleri Şeyh Efendinin etkisini göstermektedir.

GÖÇLER

*** 18.10.1925 yılında, Türkiye Cumhuriyeti ve Bulgaristan Çarlığı hükümetleri arasında İkamet Sözleşmesi imzalanmıştır. Sonralarında buna Dostluk Antlaşması da eklenince, biraz da olsa, göçler esnasında belirli bir düzen ve nizam sağlanmış.Göç eden şahıslara, zaman belirleme, mülklerini satma, ev eşyası ve hayvanlarını götürme hakkı tanınmış. 1923-1939 yılları arasında toplam 198 688 kişi göç etmiştir. İkinci Dünya Savaşı esnasında, 1939-1945 yılları arasında ise 21 353 kişi göç etmiştir. 1949 yılına kadar göçler tamamen durdurulmuştur. 02.12.1950 yılında, iki devlet arasında yeni bir Göç Antlaşması imzalanmıştır. 01.01.1950 - 30.09.1951 yılları arasında 212 150 kişi göç etmiştir.

Acının acısı veya dünyanın en zalim hükümdarları

Tarih sayfalarına baktığımızda dünyanın en iyi hükümdar listesi başında bir ATATÜRK görünüyor. Zalimler listesi ise kırk kuyruk! Bunlardan birkaçını yürek acısı ile aşağıda veriyorum. Kalbi zayıf olan okumasın... 

Osmanlı Şehzadesi Mehmet Refik Efendi, Sofya Radyosu'nun kurucularının arasında

Bulgaristan'da ilk radyo yayınlarının 1930'lu yılların başında teknik temelinin atılmasında bir Osmanlı şehzadesinin rolü büyük. Sultan 2. Abdülhamid’in oğullarından Mehmet Refik Efendi’nin ülkede ilk radyo vericilerinin kurulmasında etkin rol aldığı açıklandı.

Başkent Sofya'da 7 minare nasıl patlatıp yıkıldı?

*** Bir gün Sofya üzerinde gürültülü bir fırtına belirir. Dondukov, habercisini Mosolov’u çağırmaya gönderir. “Bak da yıldırımlar daha çok minareye devirsin.” Der ve şeytanca göz kırpar. Anladın değil mi? “Evet” der Mosolov ve uzaklaşır. Ateşin sahibi Zevs gibi belediye başkanı Sofya sokaklarında şimşek çakmaya başlar.

Kızıl Ordu'ya alınan Türk soylu askerler

Türk esirlerin akıbeti ise feci idi. Onlar esmer ve sünnetli olmaları dolayısıyla anti-semitist Naziler tarafından Yahudi zannedilerek donmuş toprak üzerinde, tel örgüler içinde çadırsız, aç bilaç ölüme terk edildiler. İlk zamanlarda 600 bin Türkistanlı esirin 400 bini bu şekilde hayatını kaybetti. Ölenler toplu mezarlara gömüldü.

Tozluk mu, Tuzluk mu?

Kızılelma (Turan, Türklerin Kutlu Yürüyüşüdür)

Bugün Türk Dünyası paramparça ise; Türklüğün büyük bir yekûnu işgal altında ise; Türk tarihinin başladığı topraklardaki Türk kavimleri 200 yıllı aşan Rus asimilasyonu karşısında dinlerinden ve milliyetlerinden olmuşsa; Doğu Türkistan dünyanın en acılı işgalini yaşıyorsa; Türk evlatları geleceğini Avrupa kapılarında düşük nitelikli işlerde aramak zorunda kalıyorsa; Türk yurtları medeniyetler seviyesine sıçrama hamlelerine nasıl ve nereden başlayacağına karar veremiyorsa; bir nefes tefekkür etmek gerekir; Bu millet nasıl oldu da istikametini kaybetti? “İstikametiniz” yoksa nereye gittiğinizin ne önemi var?

Selânik Vilâyeti Ahvâl-i Coğrafya *1320 sene-i hicriyesine mahsûs Selânik Vilâyet Sâlnâmesi.

*** Vilâyet şarken Edirne vilâyeti ve Şarki Rumili eyâleti ve şimâlen Bulgaristan eyâleti ve Kosova vilâyeti garben Manastır vilâyeti ve cenûben Yunanistan , Adalar Denizi ile mâhdûddur.

“Türkçeyi sevmeyen, kendini Karadeniz’e atsın!”

Tabii, ana dilinin tedrisattan kaldırılması canlarını yaksa da bir çok öğretmen ve velî susmak zorunda kalmıştır. Ancak Turpçular köyünden gelen öğretmen Mehmet Ömeroğlu (Daha sonra Mehmet Özgür) bütün cesaretini toplayarak Nazım Hikmet’in bir sözünü hatırlatmıştır; “Türkçeyi sevmeyen, kendini Karadeniz’e atsın!” Böylece, her adımda karşısına çıkacak olan budaklı çomağı da komünistlerinin tekerine sokmuştu. Bu çomak, onun başına birçok belâlar açmış ve Bulgar zindanlarında beden çürütmesine sebep olmuştu.

“Doğu Makedonya” mı yoksa “Makedonya Yörüklüğü” ya da “Makedonya Yörüklükleri” mi?

Makedonya Yörükleri’nde ve Balkan dillerinde Yörüklük, “Yörüklerin yaşadığı yer” anlamına gelmektedir. Yörüklük adı; Makedonya ve Balkanlarda, Aranavutluk adında olduğu gibi, “yer adı” olarak kullanılmaktadır. Makedonya Cumhuriyeti’nde bir “genel Yörüklük”, bir de bu genel Yörüklük’ün içinde “özel Yörüklük”ler bulunmaktadır.

Toplama Kampında

*** 1985. Roman toplama kampında tutuklu kaldın. *** Yanı başında Hüseyin öğretmen. Arada bir sakına sakına ovuşturuyor dizlerini nedense. Ondan yana bakınca “Çok üşüyorum, Celil!” dedi. *** Ona bir telefon numarası yazıp verdin. Silistre’den seslensin kardeşine. Hangi uğurda olduğun bilinsin hiç değilse. Evdekiler üzülmesin. Selam! *** Getirilişinizden epey sonra olacak, birden değişti her şey. “Ne kadar daha kalacağız bunun burasında?” sorusu sorulmaya başladı mı? Hele geceleri...

Edirne Merkez Vilâyet Sâlnâmesi - Eğri Dere İlçesi H.1319 - M. 1901

Meşgullu, Küçük Viran, Hotaşlı, Dolaştır, Davut adlı beş (5) nahiye ile yetmiş bir (71) köyü vardır. Akarsularından başlıcaları Çandır ve Sırt köyleri yakınlarındaki bayırlardan çıkıp, Eğridere ile Yarar, Dedeler, Terzi köyleri yakınlarından geçen Eğri Deresi ve Aladağ yakınındaki bayırlardan toplanıp Mıkmıl, Hovazlı, Küçük Vardar, Dallıca bayırlarında toplanıp Elmal-i Kebir,

Yeter ki, insan gibi yaşayalım!

İki bilinmeyen göç fotografı

Esprisi bile acı olan vaka

*** Israrla yardım etmek istediler. "Zahmet etmeyin, istemez, sadece - Kurt Vılkov Kurtev yazın“ dedim. Kalın enseli birisi hemen “Olmaz!” diye ayağa fırladı.*** Hemen cevabı yapıştırdım; "Bana şimdiye kadar Kurt diye hitap ediliyordu. Bundan sonra Vılkım (Kurt) ama bir gün gelecek yine Kurt olacağım!”

Amcam, mallar kolay satılıyor diye seviniyordu... ( - 2. )

*** Pazara getirdiğimiz her satılık eşya, kapış kapış gidiyor. Amcam ise mallar kolay satılıyor diye seviniyordu. Halbuki, hemen satılmalarının nedeni “sudan ucuz” olmalarıydı. *** Getirdiğimiz bir Rus malı otomatik çamaşır makinesi vardı, 2800 TL'ye satışa çıkardık ve daha sabahtan gelip biri aldı gitti. Aynı adam akşam üzeri geldi ve amcama “Sayende bugün 2000 lira kazandım.“ dedi. Meğer, adam amcamdan aldığı bu çamaşır makinesini 4800 liraya satmış. *** Bizler, 1989 yılı göçmenlerine göre, eşya ve maddiyat açısından şanslıydık, fakat ticari tecrübesizliğimizden dolayı yukarıda anlattığım gibi, o eşyaları değerlerinin altında elden çıkararak çarçur ettik.

Toplam 98 haber.