Bulgaristan

Bulgaristan Haberleri

KAN KUSUYORUZ AMA KIZILCIK SUYU İÇİYORUZ DEMEKTEYİZ... ( -1. )

* Bulgaristan'ın iliklerine kadar sızmış, adeta devletle bütünleşmiş bu çeteyle bizim halkımızın ne gibi bir organik bağı vardı? * Yıl olmuş 2019. Bizler ise hala Çinli Mao Zedong ve Arnavut Enver Hoca'nın devrinin birer esiri muamelesi görmekteyiz. * Kan kusmaya devam ederken, kızılcık suyu içiyoruz demenin ne anlamı var?

GÜNER'CİĞİM, BİZLERE FAZLA FİYAKA YAPMA

Şimdiye kadar göçmen derneklerinin Bulgaristan'daki toplumsal gelişmelerden ilgilenmeleri bazı Bulgar çevrelerine rahatsızlık veriyordu ve onlarda bir şekilde buna tepki gösteriyordu. Artık aynı çevreler bizim oradaki Türkleri kullanmakta ve bunda hiç bir abes görmüyorlar. Bunların sayıları arttıkça artıyor. Hatta bazıları Anavatandaki kardeşlerine sövüp saymayı öyle bir abartıyorlar ki, Türk devlet yetkilileri bu tür şahıslara, Türkiye'ye giriş yasağı koyuyorlar.

Sayın Mustafa Karadayı, böyle bir çağrı yapacak mıdır?

* Ozanlarımız bu festivali, kendi aralarındaki şahsi dayanışma ile tertiplemekte. Şimdilik onlara sahip çıkan bulunmuyor. Arkalarında siyasi bir güç yok, ne de bir sivil toplum kuruluşu. Halbuki, bu organizasyona Bulgaristan Kültür Bakanlığı sahip çıkabilir. Düzgün bir proje hazırlanıp sunulmuş olsa, Ankara'daki Dış Türkler Başkanlığı da mutlaka katkı sağlayacaktır. * Öyle bir derin uçurumun ucundaki boşlukta sallanmaktayız ki, yarın bir Mustafa Karadayı ortaya çıkıp ta; "Yeni okul yılının başlamasıyla, herkes çocuklarını Türkçe derslerine kayıt ettirsin!" çağrısında bulunmuş olsa, emin olun ki, bu sorunumuz hemen ve temelden çözüm bulacaktır, çünkü yeni seçimler arefesindeyiz ve binlerce belediye başkanı, muhtar ve meclis üyesi adayı çok tedirgin ve her söyleyeni yapmaya hazır vaziyette beklemekte...

CAMİLERİMİZ MÜZEYE DÖNÜŞTÜRÜLÜRKEN SUSMAK...

* Bazen memleketteki gazetecilerle kendi aramızda durum tespiti yapıyoruz. Bana bazı tüyolar veriyorlar, kendilerini sıradan bir bilgiyi gizlice fısıldamaya mecbur bırakanlar utansınlar.  * Günümüzde güya sansür ve siyasi polis yok deniyor, fakat acımasız mafyanın köteği var. Kötekçilerin bey babaları ise bizim eski tanıdık sansürcüler oluyor. Yani, ülkemizde değişen bir şey yok, hatta git gide durumlar faşizmin rengini almakta. * Sofya, Köstendil, Eski Zağra ve Karlıova'daki bazı camilerin akıbetini biliyoruz, çünkü müzeye dönüştürülen her camimize daha ziyade imam veya mümin giremez oluyor. Bizim ecdadımız, sonuçta bu camileri müze atraksiyon şhow yeri olarak inşa etmemiş.  

KURBAN DERİSİ PARASIYLA YAPILAN  KIRCAALİ MEDRESESİ

* Düşünüp taşınmışlar ve sancak kasabamızda bir okul, bir medrese olmasını kararlaştırmışlar. Ama ardı arkası kesilmeyen savaşlardan sonra, bu yararlı iş için insanımızda, elde avuçta beş kuruş bile yoktur. * Akil adamlarımız kesin bir karar alır; Sancağımız da kesilen bütün kurbanların derileri toplanıp satılacak ve bu dava uğruna değerlendirilecek! Böylece geceli gündüzlü hummalı uğraşılar sonucu bina dikilir ve eğitim için kapılarını geriye kadar açar...” * Ne var ki, bundan birkaç zaman önce burayı ziyaretimde, giriş kapısının ne sağında, ne solunda bir asıl tabela göremedim. Bu binanın yıllar önce bir eğitim mekanı veya Medrese olduğunu anlatan bir yazıya rastlamadım.

Sizlerin, bütün bu gerçekler karşısında şimdi vicdanlarınız rahat mı?

* Ne var ki, bütün bu gelip gitmeler, buluşmalar ve törenler, çoğu kez zengin ikramlı sofralarda bitiyor ve unutuluyor. Bizim kimsenin içtiğinde ve yediğinde asla gözümüz yok, fakat bu tür etkinliklerin bizim toplumumuza neler kazandırdığını da birazcık irdeleyelim. * Başımızın üzerinde yeriniz bulunmakta! Ama şimdi nerelerdesiniz, bizim acilen ve yeniden yol göstericilere ihtiyacımız var? * Bir topluluğun kimlik davasında birinci madde onun anadilidir. Hani bizim var olan Türkçemiz nereye uçtu gitti? "Seçmeliymiş geçmeliymiş" diye ıvır zıvırlar ortalıkta dolaşmakta ama gızanlar dilimizi es geçmekte ve okumamakta...

DPS'NİN PİRUS ZAFERİ

Seçimlerde genel olarak, seçmen kitlesinin katılım oranlarına göre, belki de en başarılı parti. Ancak geçmiş seçimlerde elde ettiği sonuçlar açısından değerlendirildiğinde, gösterilen inanılmaz gayrete rağmen, daha başarısız oldukları ve seçmen nezdindeki erozyonun devam ettiği de açıkça ortada.

ORTAYA ÇIKAN SONUÇ, DOST'UN LEHİNE OLACAKTIR -7.

DOST açısından, AP seçimlerinde elde edilen sonuç, hayal kırıklığı yaratmış olabilir. Ama bize göre, bu durum partinin lehine olacaktır.

DOST'UN SEÇİME GİRMESİ HATA MIYDI? -5.

DOST partisinin, birçok sıkıntı ile boğuşmak zorunda kaldığı bir gerçek. Maddi sıkıntıların ötesinde, kuruluş felsefesi açısından bakıldığında, bir çok çevrenin uykusunu kaçırdığı ortada.

SEÇİM SONUÇLARI VE HATALAR - 3.

DOST'a zarar vermek için fırsat kollayan çevrelerle dümen çevirecek, işleri yüzüne gözüne bulaştıracak, sonra çıkacak, seçimlerden önce yazılan, DOST'un milletvekili çıkarma ihtimali yok, yazısını ileri sürerek bahane arayacak, öyle mi?

AVRUPA PARLAMENTOSU SEÇİMLERİ, DOST VE FAZLASI -1.

Evet, DOST beklenenin altında kaldığı ortada ama bunu iyi tahlil etmek lazım. Açıkça ortaya şu çıkmıştır. DOST'un aldığı düşük oy, DOST seçmeninin DOST'tan vazgeçtiği için değil, sandığa gitmediği içindir. Bu durum her yerde olduğu gibi, Kırcaali ve Cebel'deki seçim sonuçlarını incelediğimizde çok net belli olmakta.

DÜNKÜ SEÇİMİN KAYBEDENİ DPS OLDU

Bulgaristan'daki dünkü seçimin kaybedeni DPS partisi oldu, çünkü bir önceki seçime göre, 80 000 oyu daha az çıktı.

VERİMSİZ SİYASİ  DÜZENE VE YAPIYA KARŞIYIZ

* Bugünlerde DPS saflarında bayram var. Bayramınız kutlu olsun ama diğer düzen partilerinden bir farkınız bulunmuyor. * Zaten bizim insanımız eskiden olduğu gibi, şimdi de devletçidir. DPS'yi de bir devlet partisi olarak görmeye devam etmekte. Yüzde yüz oy vermeler, bir nevi alışkanlık olmuş...

MEMLEKETE GİDİP GELDİM...

Deniz köşkündeki görüşme hiç gönül açıcı geçmemiş. Ahmet Doğan, aynı gece, denizden çıkan bir büyük yılanın köşk kapısından içeriye girdiğini görmüş. Kitapları açıp bakmış ama bu olayı bir türlü çözememiş.

ENİNDE SONUNDA SU YOLUNU BULACAKTIR!

* ANCAK 30 YILDIR BU GÜNÜN HALA AYNI HEYECANLA KUTLANMASI SON DERECE ANLAMLIDIR VE HEPİMİZİN GÖREVİ, BU HEYECANI GENÇELRİMİZE VE GELECEK NESİLLERE AKTARMAK OLMALI. * 19 MAYIS OLAYLARI, CEBELLİLERİN BİRLİK BERABERLİK İÇİNDE HAREKET ETMELERİ SAYESİNDE MÜMKÜN OLABİLMİŞTİR VE HER NE KADAR BİRKAÇ YILDIR BU BİRLİĞİMİZ BOZULMUŞ GİBİ GÖRÜNSE DE, ZAMAN İÇİNDE BUNUN TEKRAR TESİS EDİLECEĞİNDEN ZERRE KADAR ŞUPHEMİZ YOKTUR.

BİR YANLIŞIM VARSA, SÖYLEYİN DÜZELTEYİM...

Yatar kalkar Türkçe konuşur... Arabada Türkçe müzik dinler... Evde Türksat izler... Türkçe haber dinler... Kafede Türk futbolu izler...

ÜZERİMİZE KÖR KURŞUNLAR YAĞDI...

Tanklarla yüzleştik. Birlik ve beraberdik. Ölümden başka hiçbir şey bizi yenemez inancıyla tankların üzerine çıkmıştık. “İşte biz sizi ayakaltına aldık ve çiğniyoruz, siz bir hiçsiniz!” diyebildik. Üzerimize kör kurşunlar yağdı. 42 şehidin kanı, kara kan değil, doğan özgürlüğün, şakıyan al güneşiydi. Özgürlük savaşında can vermek gibisi var mıydı. Bakışarak helalleştiler. Doğdukları topraklarda, kurban olmak da vardı. Onların cenneti, bu kara topraktı...

EŞEK GİBİ ANIRAN TAKIM, CEBEL'E GELECEK Mİ?

Getolardan çıkarılıp, Cebel'e getirilen bu esmer "sporculara," kaç tane kupa ve madalya verileceği henüz belirlenmemiş. Hani, şu "uuuuuuu, fıııııııyyyyyyy, füüüüyyyyyyy, huuuuuuyyyyyy" diye tek taraflı yarışma var ya... Cebel 19 Mayıs olaylarına karşı kin ve nefret besleyen, vaktinde, bu kasaba halkının verdiği amansız özgürlük mücadelesine saygısızlık duyanların yarışıdır bu.

ÖZ VE BİÇİM DEĞİŞTİRME ZAMANI GEÇTİ...

* Bulgaristan’da “Türk yaşamıyor” demekle, Türklerin vergi ödedikleri devletin okullarında anadillerini (Türk dilini) okuma ve geliştirme olanağı bulamaması, inkar etmekle çözülebilecek bir sorun değildir. * Kafadan atma, keyfi uygulamalar devlet çökertir, halkları bitirir, çünkü hiçbir halk süregen düşmanlık içinde yaşayamaz, asimilasyon ise ancak öfke, kin ve düşmanlıklar yaratır.

Toplam 214 haber.