Muratlar Köyü - Hayal Ve Gerçek

* O eski ihtişamlı deli dolu güzel günleri hatırla, yaşa içinde tekrar tekrar. Tıpkı uşaklığındaki gibi şımar, kuşların sesini, yaprakların ahenkli hışırtısını ve müziği dinle.* Masala hayale hiç gerek yok, be agam.* Dostlarım, bırakalım hayalleri de güzel köylerimizle ilgili anılarımızı ve bildiklerimizi kaleme alalım, gelecek nesillere bir hatıra bırakınız.*'Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı olur ama bir bardak suyun ömür boyunca hatırı vardır.'

PAYLAŞ
Muratlar Köyü - Hayal Ve Gerçek
* O eski ihtişamlı deli dolu güzel günleri hatırla, yaşa içinde tekrar tekrar. Tıpkı uşaklığındaki gibi şımar, kuşların sesini, yaprakların ahenkli hışırtısını ve müziği dinle.* Masala hayale hiç gerek yok, be agam.* Dostlarım, bırakalım hayalleri de güzel köylerimizle ilgili anılarımızı ve bildiklerimizi kaleme alalım, gelecek nesillere bir hatıra bırakınız.*"Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı olur ama bir bardak suyun ömür boyunca hatırı vardır."

Düşünsene şimdi, birisi seni reyisten çatrikta (dört yol ağzı) indirmiş. Hiç ne tarafa gitsem diye düşünmezsin. Gerçi ne tarafa gitsem harika güzellikler, yeşillikler diyeceksin, eminim; ama sen çocukluğunu bıraktığın yere götüren yolu tutacaksın usul usul. Giderken çok heyecanlanacaksın, biliyorum...

Bakına bakına git, koru içindesin, sal kendini temiz havada, ba aganin.

O eski ihtişamlı deli dolu güzel günleri hatırla, yaşa içinde tekrar tekrar. Tıpkı uşaklığındaki gibi şımar, kuşların sesini, yaprakların ahenkli hışırtısını ve müziği dinle.

"Yapma büle, ba bilezir, köyündesin kaykı ba, deli. Ey, köyündesin deem sana, kime deeem ben ba..."

Her insan huzurlu, sakin bir hayat süreceği, doğası güzel köyler veya küçük kasabalar hayali kurar.

Dilim döndüğünce, kendi hayallerimi anlatayım.

İçinden dere geçen bir köy mesela, çünkü su hayattır. Etrafı ormanlarla çevrili yemyeşil bir köy hayal ederim. Arkamız orman, önümüz deniz veya göl olsun isteriz.

İnsanları güler yüzlü, sevgi dolu, dürüst, çalışkan ve yardımsever olsun.

Siz, Eski Cuma'nın Muratlar köyünün eski ve yeni sakinleri, böyle hayaller kurmanıza hiç gerek yok.

Mesela, yaşadığım köyde orman olsun demez bizin Muratlılar.

Seratlı Korusu, Koca Koru, Demir Orman, Sarı Meşe, Sayı Orman, Mandıra, Davutça, Kazallık, Köleş, Cefacık ve Yediler koruları içinde dünyaya merhaba demişsin sen, be iki gözüm.

Bundan daha büyük şans ve mutluluk mu olur?

E, sen Muratlar köyündensin, be dostum!

 Masala hayale hiç gerek yok, be agam.

Mesela, dere ve göl mu hayal edeceksin.

Ya yukarıdaki yazovirde (gölde) balık tuttun, ya mandalarla derede bol bol yüzdün, ya da aşağıdaki gölde balık tuttun ve sonra yaktın ızgarayı...

Sen, hayalleri değil gerçekleri yaşadın, her şeyi iliklerine kadar hissettin, be güzel abim, bacım, kardeşim.

Hey gidi akıp giden ve asla geri dönmeyecek günler!

Sen, Muratlar köyündensin.

Senin köyünden otuzdan fazla öğretmen, mühendis, doktor, veteriner, hatta pilotlar bile çıktı, nicen aydın insanlar yetişti.

Başka kapı arama, sen Muratlar köyündensin, be canım dostum.

Bununla gurur duy!

Diyeceğim o ki, dostlarım, bırakalım hayalleri de güzel köylerimizle ilgili anılarımızı ve bildiklerimizi kaleme alalım, gelecek nesillere bir hatıra bırakınız.

Hadi bitireyim artık diyorum, yazı uzun olunca okuyanı az oluyor...

Hey, köyünüzü unutmayın, yapmayın böyle ba.

Ey selskiler, iyiden iyiye kasabalı olduğunuzdan beri köylü olduğunuzu unuttunuza siz ba.

Yapmayın büle, ba kafadarlar!

Geldiğinizi yeri hiç unutmayın, ey! 

Okuldaki bizim uşakları hatırlıyorum; ne kadar çok kar yağmış olsa da, okula gitmeyi hiç aksatmazlardı, sınıflara terlikle girerlerdi ve horul horul yanan peçkanın çevresine toplanıp keyifli muhabbetler ederlerdi.

Iştınmayin şimdi, kapatın gözlerinizi; butkaya gelen taze sıcacık baniçka, ponicka, milinka, boza ve kiflaları düşünsenize siz, be canım...

Muratlar'ın bereketli, soğuk ve bol suyu var.

Tam 17 çeşme, köyün tam ortasından akan Beli Lom Deresi, 11 pınar (su kuyusu), bir zamanlar tam dokuz su değirmeni , yine bir zamanlar 2 yazovir (göl) - şimdilerde birisi hala su tutuyor.

Bize bu çeşmeleri miras bırakan büyüklerimize şükürler olsun!

Bir de atalarımız ne demiş:

"Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı olur ama bir bardak suyun ömür boyunca hatırı vardır."

Bazılarımız çeşitli nedenlerle köyümüzden ayrılmak zorunda kaldık, ama Muratlar'ı hiç unuttuk mu? Hayır!

İçtiğimiz suyun bir ömür boyu hatırına unutmadık, unutmayacağız.

Fotograftaki anaokula gitmiş uşaklar buradaysa ses versin bakalım.

Bir şey daha, okulun bodrumunda stol (yemekhane ) vardı, işte orada bir tas oğlambır (ihlamur) çayının içine ekmek doğrayıp, üstüne de peynir serpiştirip paparadan yediysen sen insan değil insanın ötesinde iyi yürekli bir cansın.

Ey gidi Muratlar köyü detska gradinasi ey, sen ne akıllı uşaklar yetiştirdin hey...

CECO,

İstanbul

  • Etiketler
HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN