Eski gaddar rejimin ruhu, Arda'nın soğuk sularına gömülmeli


Yazsan bir dert, yazmazsan başka dert, fakat “Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır” atasözü beynimi dürtükçe, iki gündür aklımı kurcalayan bir konu hakkında yazmadan edemem.

Sadece birkaç gün öncesi, Türkiye Cumhuriyeti Sofya Büyükelçisi Sayın Aylin Sekizkök’ün iki günlük bir Kırcaali ziyareti gerçekleşti.

Ziyaret öncesi açıklamalara bakılırsa, Sayın Büyükelçimiz, başta soydaşlarımız olmak üzere, bölgede faaliyet gösteren değişik sivil toplum kuruluşları ve meslek odaları temsilcileri ile bir araya gelecekti. Böylece, birinci elden bilgi alışverişinde bulunacaktı.

Şimdi ben, bu ziyaretin olumlu taraflarına değinmek istemiyorum, çünkü Türkiye Cumhuriyeti devleti her zaman olduğu gibi, bugün de memleketteki kardeşlerimizin yanında sağlam duruş sergiliyor ve onlara karşı bir kere daha sıcak ve kardeşçe kucak açmış oldu.

Ancak, sanal medyada dolaşan bazı fotografları gördükçe, benim gibi bir çok sıradan vatandaş, ilk önce tereddüte düştü ve daha sonra derin üzüntüsünü dile getirdi, çünkü bu diplomatik ziyaret esnasında gerçekleştirilen bazı görüşmeler, eski DS ve KGB istihbarat örgütlerinin kurduğu HÖH partisini yeniden canlandırma işareti olarak algılandı.

Şahsen ben, bu algının gerçek olduğuna ve ileride hayat bulacağına pek inanmıyorum ama yine de bizim insanımızın, bu yöndeki kahır dolu düşünceleri ve bazı sert tepkileri o kadar da haksız sayılmaz, çünkü bizler birer Türk ve Türkiye vatandaşı olarak, geçmiş yıllarda aynı bu siyasi partinin, devletimizin gururlu diplomatlarına karşı gösterdiği o yüz kızartıcı tepkileri asla unutmamız mümkün değil.

Totaliter komünist rejimin mafyalaşmış bir avuç kalıntısına, bizler, Bulgaristanlı Türkler olarak, ana vatanımız Türkiye'nin şerefi,gururu ve onuruyla oynamasına kesinlikle müsaade etmeyiz. Bizler boş yere komünizmi yerle bir etmedik ve bu uğurda kanımızı dökmedik...

Otuz yıldır, Kırcaali’de hâkim olmaya ve yaşamaya devam eden, bu eski gaddar rejimin ruhu ve gücü, artık tamamen Arda nehrinin soğuk sulara gömülmeli diye düşünmekteyiz.

Bizim azınlık toplumunun bütün şuurlu ve şerefli bireylerinden, hele de benim gibi eski siyasi mahkum olan bütün yaşayan gazilerimizden, asla ve asla, kendi işkencecilerimizi, cellatlarımızı ve katillerimizi yüceltmemiz beklenmesin...

Bir otuz yıl daha, bizler, bu karanlık örgütün sessiz köleleri olmak istemiyoruz.

En önemlisi de, lütfen, hayali bir birlik aldatmacası adı altında, bizleri bu ihanete ortak etmeye kimse kalkışmasın...

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI