Yoktan yonga kopmaz


İyi günler Misyon okurları!

Bu sefer hikaye yok. Dünya insanları, toptan masal olma yolundayız.

Corona ile birlikte gelen pek çok zorlaştırıcı ve kısıtlayıcı hayat şartlarına, ölçüsüz zamlar da tuz biber ekiyor.

Şu anda Almanya'da yaklaşık yüzde 30 hissedilen bir fiyat yükselişi var. Ama henüz halkın homurdanmaları yüksek sesle çıkmadığı için her şey güllük gülistanlık gibi duruyor.

Nasılsa, bu yaz insanların çoğu tatile gitmeyecek ve bütçelerinde artı hanesinde kalacak olan paralarla bu pahalılığı dengelemeye çalışacaklar. Emekliler zam da aldılar tabii. Bana 18 euro geldi. Artık bozdurur bozdurur harcar, artanı ile çoluk çocuğu sinemaya falan götürürüm...

Yurdum insanı derseniz, bir dokun, bin ah işit. İşsizlik ikiye katlanmış. Fakat benim sürü sahibi ağalarım, Afgan çoban arıyorlar. Neden? Çünkü yerli çobanların yarı fiyatına çalışıyorlarmış. Ne diyeyim, ağaların, sürü sahiplerinin de gözlerini toprak doyursun.

Mübadele ve göç yıllarında da ana vatana gelmek zorunda kalan insanlarımıza aynı ucuz iş gücü muamelesi yapılmış. Neyse onu geçelim.

Nerde duralım? Mesela Bodrum da durabiliriz.

Sanırım herkes duydu. İki kola, döner falan ayak üstü yenilebilecek bir yemeğe, emeklinin bir aylığından fazla fatura gelmiş!

Ve geçen sabah belediye başkanını dinledim. Dehşet içinde kaldım. İnanır mısınız? O faturaya hak veriyor. "Burası Bodrum. Biz turizmden geçiniyoruz. Buraya parası olan turistler gelsin! Parası olmayanlar gelmesin!" falan diyor.

El insaf yani! Orası Türk milletinin özgürce dolaşabileceği bir vatan parçasıdır. Bodrum cumhuriyeti diye bir yer var, orada sadece zenginler için yaşama hakkı veriliyor da biz mi bilmiyoruz?

Arkadaş, Bodrum dediğin yerde sen zengin turistlere ne satıyorsun? Tarihini, doğanı betona gömmüşşün. Güneş ve deniz, ee başka? Hani kültür? O zenginlerin gezdiği yerlerde güneş ve deniz pahalı, restoranlardan çok daha fazlası var.

Aç gözünü de dünyanın turistik yerlerine bir bak . Bu yıl corona var, Ege bölgesi deprem fırtınaları ile beşik gibi sallanıyor. Yabancı turistler, bu yıl Yunanistan ve İspanya'yı tercih ediyorlarmış. Oralarda da güneş, deniz, üstelik kültür, üstelik sanat ve tarih var.

Gün gelir beğenmediğin yerli ve fakir diye hakir gördüğün turiste muhtaç olursun...

Hiç bir turistik bölgemizin şımarmak ve fiyatları aşırı şişirmek gibi bir lüksü olamaz. Çünkü turizmdeki rekabetin çıtasını başka ülkeler o kadar yukarı çıkarıyorlar ki, şımaran bölgelere o yüksek çıtalara uzaktan bakmak kalmasın.

Ne demiştik? Corona bir çok farklılığa bahane olsun ama zam fırsatçılığına yol olmasın.

Güzel bir ata sözümüz vardır. "Yoktan yonga kopmaz!" derler.

Milletin cebindeki para kadar alırsınız. Millette para bitmişse, kimse bir şey satamaz.

Onun için zamlarda insaflı hareket etmek, hem satıcıların hem alıcıların yararına olacaktır.

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
12Eyl
05Eyl

Kiraz Dudaklı Kadın

10Ağs

Sağlıcakla kal, canım Face'ciğim!

03Ağs

Kısa bir kurban hikayesi

18Tem

Dondurma ve fuhuş...