Misyon'umuza Merhaba


MİSYON gazetemizin “doğacağını”duyduğum zaman epey heyecanlanmıştım. Gazete için susuzluğumuz vardı çünkü. Gazete okumamak dünyada hiçbir şey görmemek demektir.

1945-1975 yılları arasında, Bulgaristan’da iyi kötü, ufak tefek Türkçe gazetelerimiz vardı. Ne hoştu onları alıp okumak! Gün geldi, gazetelerimiz ad ve dil değiştirdi. Zevkle okuduklarımız sona erdirilmiş, yeni okuduklarımız ise zehir etkisi yapmıştı. 1989 sonrasında da belimizi doğrultamadık. Yeni “doğan” bazı gazete ve gazetecikler olduysa da bunların ömrü maalesef bir kelebek ömrü kadar oldu. Okuma hevesimiz de saman alevi gibi bir yandı, bir söndü. Okuyucunun zevkine göre gazete yapamıyorsan olup olacağı budur.

Gazeteyi para kazanmak sevdasıyla çıkarıyorsan bu da olmuyor. Velhasıl, zor iş gazetecilik. Gazete çıkarmak her yiğidin harcı da değil. Ama adam gibi yazılar sunan bir gazeteye okuyucular olarak bizim ihtiyacımız büyüktü. Gazetesiz olamazdık.

Diyeceksiniz ki, günümüzde teknoloji var, sosyal medya var, şu var, bu var... Evet, var. Var ama hiçbir teknolojili sosyal medya yazısı gerçek bir gazetenin yerini tutamaz. Gerçek bir gazete seni iyi eğitir. Ondan her türlü bilgiler alırsın. Onu cebinde taşıyıp ister bugün, ister yarın okuyabilirsin. Sana ışık saçar ama sağlığına zarar verici negatif elektronik dalgalar saçmaz. Önemli bulduğun yazıları da kesip dosyanda yıllar yıllar bulundurabilirsin.

Tabi ki, gerçek Türkler olarak bize Türklüğü anlatan, öğreten, sevdiren bir gazetemiz olmalıydı. MİSYON gazetesi bizler için işte böyle bir edinim.

Onunla geç tanışmış olduğum için üzüntülüyüm. Ama artık onunla beraber olmak üzüntülerimi siliyor. Sizlerin de üzülmemeniz için MİSYON gazetesi ile birlikte olmanızı, daha doğrusu-birlikte olmamızı diliyorum.

Yolumuz engelsiz, belâsız, uzun ve güneşli olsun sevgili okuyucular!

Sabri CON

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
24May

Bayram Nedir...

19May

Harika Üzeri Bir Mustafa Kemal

12May

Ah, Bu Futbol

20Nis

Bir Taş Masalı

24Oca

Misyon'umuza Merhaba