Aklıma gelene bak - Sabri CON

Aklıma gelene bak


 

Başımı öne eğip hayal dünyasında geziniyorum.

Nereden nereye geldik? Nereye gidiyoruz? Ne olduk ne olacağız? İyi miyiz kötü müyüz?

Zaman zaman 2023’ten, 2043’ten ve 2073’ten dem vurup duruyoruz ya, kusura bakmayın, dünyanın ve ülkemizin 1001 halini düşünürken, 1990 yılına ait bir anı aklıma geldi.

Biliyorsunuz 1989’da sosyalist rejim yıkılınca, demokrasi sarhoşluğumuz başladı.

Rejim yıkılınca, tarım kooperatiflerini de öyle bir yıktık ki, bir gün yediden yetmişe herkes, kooperatif binalarını parça purça edip “kardeş payı” olarak üleşiverdik...

Kimine mertek, kimine tuğla, kiremit, kapı, pencere – kimin nasibinde ne varsa apazladık.

Bir gün, köy merkezinin yakınında oturan Aptikadir amca, yaşlı ve bitmiş tükenmiş haliyle, belki de, son kez eş dost görürüm diye, koltuk değnekleriyle, üstelik oğlunun yardımıyla cami önüne gelmiş, 3-5 kişilik bir grup ile sohbet ediyordu.

Yanındakiler onun neler anlatacağına değil, sararmış solmuş haliyle daha kaç gün hayatta kalabileceği konusuna odaklanmışlardı.

“Bizim de günümüz doğdu be kardeşler, komşular! Artık toprağımızı geri alıyoruz. Babamın bir imza ile gâvurlara verdiği tarlalar, çayırlar nihayet elime geçiyor. Artık toprağımı istediğim gibi ekip biçeceğim, mahsulümü ambarıma koyacağım. İneğimi, koyunumu, keçimi alıp etimi, sütümü kendim tedarik edeceğim…”

Amca, şen şakrak dile gelmiş, anlatıyor ve anlatıyor, kendisinin gelecek günlerdeki mutluluğunun portresini çizmeye çalışıyor.

Yanındakiler ise “vah zavallı” dercesine onun yüzüne acı acı bakıyor, belli etmemek üzere donuk donuk gülümsüyorlar.

Sonra ne oldu mu dersiniz? Üç gün sonra, Aptikadir amca gerçekten “toprağına” kavuşmuş oldu.

Allah, rahmet eylesin!

Fotoğraf: Süleyman AKMAN

 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
28Tem

Aklıma gelene bak

29Haz
12Kas

Habibe'siz geçen bir hafta

12Kas

Habibe’siz geçen bir hafta...

27Ekm

Hakkımız kuru soğan...