Düne kadar kongre isteyenler, şimdi kaçmak için bahaneler arıyorlar / Varan - 1. - Op. Dr. Gürçay CEM

Düne kadar kongre isteyenler, şimdi kaçmak için bahaneler arıyorlar / Varan - 1.


 

Bal-Göç'te yeni yönetim seçimleri Ocak ayı için planlanıyordu; ama üç yıldır illa kongre isteriz diye tutturanlar, şimdi kazanmak için yeterli destek bulamadıklarını görünce, öküz altında buzağı ararcasına değişik bahaneler uydurmaya kalkıştıklarına şahit oluyoruz.

Neymiş? Güya bir adayın lehine fazla yeni üye kaydedilmiş de, deftere kabul edilenden fazla üye yazılmış da... Bilmem neymiş de...

Ama burada enteresan olan konu, şimdi yumurta kapıya dayanınca birilerinin yaygara koparması. Burada yaygara koparılmasının sebebi başka.

Adaylardan biri bariz şekilde öne çıkınca ve bu da son günlerde iyice belli olunca, kongre isteyenleri bir telaş sardı. Bütün yaygara bundan.

Yav, arkadaş önünde koskoca üç yıl vardı. Bu süre içerisinde üye yapmak da, aidat ödemek de, her şey tamamen açık ve şeffaftı.

Aday olan bazı arkadaşlar üç yıldır yeterince destek toplayamamış, şimdi başka bir adaya destek amaçlı yoğun başvuru olduğunu görünce, öküz altında buzağı aramaya kalkışmış.

Önünde koskoca üç yıl vardı. Bu sürede toplaya toplaya birkaç yüz destekçi toplayabilmişsin ( Ki birkaç yüz kişi ile benim yöresel derneğimde kongre kazanma şansın yok, kalkacaksın Bal-Göç'e aday olacaksın)... Sonra rakiplerinden biri topladığın üyelerden 3-4 misli fazla üye toplamayı başarınca binbir türlü bahane üretmeye kalkışıyorsun. Sen de toplasaydın. Sen de yapsaydın üye. Seni engelleyen mi oldu? Gönderdiğin üyeler mi kabul edilmedi? Veya aidatların ödenmesine engel mi çıkarıldı?

Herkes rahat rahat üye de olabildi, aidatlarını da en küçük bir sıkıntı yaşamadan ödeyebildi. Kaldı ki aidat ödemeleri elektronik ortamda da yapılabilmekte. Yani bir adayın iddia ettiği gibi illa Bal-Göç Genel Merkeze gitmeye de gerek yok. Yani herkes cep telefonundan veya bilgisayarından çok rahat aidatını ödeyebilir. Yani herkes için şartlar aynı.

Camiamızdan tek bir kişi bile çıkıp benim üye olmam engellendi veya aidat ödeme isteğim geri çevrildi diyemez. Niye? Çünkü asla öyle bir şey olmadı. İsteyen üye de oldu, aidatını da ödedi. Zaten aksi bir şey mümkün olabilir mi? Her ortamda ısrarla camiamızın katılımcı .çoğulcu olmasından bahsettiğimiz bir yerde bu tür engellemeler söz konusu olabilir mi?

Camiamızda ısrarla bozgunculuk peşinde koşanlar olduğunu bilmeyen yok. Bu süreçlerde bunların kimler olduğu çok daha net ortaya çıkıyor.

Bu tipler adeta büyüteç ile kusur arayıp hemen yaygara koparma peşinden koşan tipler. Söylediklerinin doğruluk payı nedir, aslı var mı, yok mu, bunları ilgilendirmez.  

Olumsuz bir şey duyduklarında hemen başlarlar fitnelerini kusmaya. Bunların sayısı üç-beşi geçmez; ama bu zavallılar bilmez ki böyle davranarak insanımızın nezdinde kendi kendilerini yok ettiklerini.

Kaldı ki, velev ki, bir hata veya kusur var. Bir topluluğun ferdi isen ve gerçekten kendi menfaatlerini değil de o topluluğun menfaatlerini gözetliyorsan gelip uyarırsın. Düzeltmek için çaba sarf edersin veya bunu yapacak erdem sahibi değilsen, en azından bunun doğru olup olmadığını muhataplarına sorup gerçekleri öğrenirsin.

Bu tür yaklaşımlar aramızdaki uçurumu daha da derinleştirmesinden başka bir işe yaramayacaktır. Sonuçta camiamızın sorunları aynıdır, sorunlar hepimizin sorunudur. Camiamızın insanı enerjisini bu konularda çözüm üretmek için kullanmalı. Bir de daha önce imza atıp daha sonra haberim yoktu ayaklarına yatan yönetim kurulu üyeleri de var, ki bunlar neden ve ne uğruna tavır değiştirdiler ona bakmak lazım.

Bu hayatta hiç bir şey saklı kalmaz. Her şey eninde sonunda ortaya çıkar. Bu tür süreçlerin iyi tarafı da kimin kaç paralık olduğunu görme fırsatı vermesidir. Kimler akşam başka, sabah başka olduğunu; kimler nabza göre şerbet dağıttığını; kimlerin k.çı başka, başı başka oynadığını, her şey kabak gibi ortaya çıkıyor.

Ancak bizim kimseye diyecek bir şeyimiz yok. Herkesin kendine göre aklı var, fikri var. Herkesin kendi tercihi. Biz bilemeyiz. Sonuçta herkes ektiğini biçiyor bu hayatta.

Birileri tutturmuş illa aday da aday olacağım diye. Oysa bunları uyarmıştık, gelin ortak akıl ile hareket edelim, ortak bir çözüm üretelim diye. İnsanımızın teveccühü çok açık ve net adaylardan birinin üzerindeyken ısrarla aday olma hırsı camianın menfaatleri doğrultusunda değil, açıkça kendi hırslarının peşinde koştuklarının kanıtı olmuştur.

Bin defa yazdık. Camiamızın selameti açısından, temayül kimden yana ise orada ortak akıl ile hareket edelim dedik. Yoksa çok adaylı kongrede kim kazanırsa kazansın, kaybeden camiamız olacağını da ısrarla vurguladık hep.

Yav, daha neyine ısrar ediyor bu arkadaşlar?  İnsanımızın teveccühü açık ara kimden yana olduğu net olarak ortadayken, ki bu durum gerek sahadaki insanımızın eğilimlerinden, gerek hazirundan, gerek üyelik sayılarından fazlasıyla belliyken, bu neyin ısrarı?

Kendi hırsları peşinde koşan diğer iki aday birleşseler bile, camiamızda açık ara en fazla kabul gören adaya yaklaşamıyorlar bile. Bunlar hayali iddialar da değil. Her şey ortada. İnanmayan da gitsin insanımızın arasında dolaşsın ve nabız yoklasın. İnsanımızın yoğun olarak oturduğu mahallelerde, sokaklarda, kıraathanelerde, yani deyim yerindeyse tabandaki insanımızla gidip konuşsunlar.

Biz bunu üç yıldır fazlasıyla yaptık ki, bu kanaat oluştu. Hatta öyle ki en fazla kabul gören aday belli de, bu temayüllerde ikinci yerde çıkan isim aday olan diğer iki kişiden hiçbiri değil. Bambaşka bir isim.

Bundan öte kayıtlarda her şey fazlasıyla ortada. Üye sayılarında da, hazirunda da her şey ortada. Bu gerçekler tartışma götürmez şekilde ortadayken hala ısrar etmek camiaya hizmet değil, kendi kişisel hırsının peşinde koşmaktır.

Ancak ne olursa olsun, ısrarla başka şeyin altını da çizdik hep. Bu süreçte kimse kimseye çamur atmasın. Sonuçta bu kuruluşlar hepimizin. Yarın öbür gün birbirimizin yüzüne bakamaz hale gelmeyelim. Aramızda üç beş tane bozguncunun gazına gelip hareket etmeyelim. Yoksa karşılıklı atışmaya başlarsak onarılması güç ve telafisi olmayan sonuçlar ortaya çıkabilir. Buna gerek yok.

Ve son olarak kimse merak etmesin, her şeyin en hayırlısı olacak. Herkes hesap yapar; ama sonunda tecelli eden irade bellidir.

Gün doğmadan neler doğar, dimi?

gurcayem@misyongazetesi.com

YAZIYI PAYLAŞ!