Öküz altında buzağı aramak - Op. Dr. Gürçay CEM

Öküz altında buzağı aramak


 

Pandemiden dolayı ara verilen panayırlara, Bal-Göç, her zaman olduğu gibi yine son derece etkili organizasyonlara imza attı.

Kestel'den sonra, başka bir coşkulu panayır, geçtiğimiz hafta Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin katkıları ile Ziraat Parkı'nda gerçekleştirildi.

Bizim camiadaki varolan bildiğimiz bozguncu zihniyet, hani şu her zaman öküz altında buzağı arayan zihniyet, çamur atacak bir şey bulamayınca, kalkmış sahne arkasında yansıtılan fotoğraflara takmış kafayı...

Neymiş? Tanımadığımız, bilmediğimiz ve ismini ilk defa duyduğumuz bayanın biri, Atatürk portresinin yanında cumhurbaşkanı resminin yansıtılması parti propagandasıymış, Bal-Göç kimsenin arka bahçesi değilmiş gibi abuk sabuk eleştiriler yapmaya kalkışmış.

Böyle bir tercihi doğru bulursun veya bulmazsın. Çıkarsın fikrini insan gibi söylersin. "Bana göre, bu uygun olmamış. " dersin. Ama kalkıp,  "Bal-Göç, kimsenin arka bahçesi olamaz, kimse bu derneği siyasi propaganda aracı olarak kullanamaz." türünden teraneler okumaya kalkışmak açıkça kötü niyet göstergesidir.

Kaldı ki bu bayan kimdir, Bal-Göç'e veya camiamıza katkısı ne olmuş ki, bu kadar şiddetli reaksiyon göstermekte? Aklınca Bal-Göç'e saldırarak ilgi çekecek ve kendine prim yapacak. Bu tür yaklaşım, tamamen bozguncu ve çirkeflik belirtisinden başka bir şey değildir. Psikoloji bilimine göre, bu tür yaklaşımlarda bulunanlar tipik "kuyruk acısı" profilinde kişi davranışıdır. Zaten yapılan paylaşımların yersiz olduğu, camiamızın tepkisiz kalmasından fazlasıyla belli olmuştur. Üç beş kişinin dışında, bu konuyu yadırgayan yok.

Sahnede yansıtılan, şu an devletin başında olan kişinin resmi. Cumhurbaşkanlığı forsu fonunda değil; parti bayrağı veya logosu fonunda çekilen resim kullanılır, işte o zaman denir ki burada bir partinin propagandası yapılıyor...

Diyeceksiniz ki, büyük skandala sebep olacak birinin portesi yansıtılmış. Öte yandan illa eleştiri yapılacaksa biz kendi fikrimizi söyleyelim. Atatürk dahil, devletin zirvesinde yer alan veya yer almış kişilerin resimleri her yerde asılmasını çok uygun bulmuyoruz. Çalgılı türkülü ortamlarda onların resimlerinin yansıtılması çok doğru olduğunu düşünmüyoruz. Her önüne gelen yerde, bu portrelerin asılması, bunların asılma manasının ağırlığına aykırı. Farklı düşünenler olabilir; ama bizim fikrimiz budur.

Eleştiri yapabilir, fikrinizi söyleyebilirsiniz; ama kalkıp itham tarzında ağır eleştiriler yapmak, eleştiri değil başka şeydir. Bu neyin kafasıdır? Gündeme getirilecek konu mudur? Ülkenin başında bulunan kişiyi seversin veya sevmezsin; fakat sonuçta o makamda oturan kişinin portresinin değişik etkinlik ve organizasyonlarda yer almasından daha doğal bir şey olamaz. Bugün onun resmi yansıtılmışsa, seneye o koltuğa başka biri oturur ve onun resmi yansıtılır.

Ne var bunda? Bundan öte sahne düzeni ve kontrolü, organizasyon ortağı Büyük Şehir Belediyesi'ne ait olduğundan, bu mevzu onların tasarrufunda bir şey olmuş. Bu sebepten dolayı da Bal-Göç kurucu başkanının resminin konulması dikkatlerden kaçmış. Bu konuda da art niyet ve kasıt aramak yersiz. Kaldı ki, onun portresine diğer bütün etkinliklerde her zaman olduğu gibi yer verilmekte. Aynen o panayırda kurulan Bal-Göç standında yer verildiği gibi.

Sehven olan bir şeyi abartmanın anlamı da yok. Bu başarılı organizasyonda emeği geçenler tebrik edileceğine, kalkıp böyle yaklaşımlar içine girmek kimseye bir faydası olmaz. Bari, gündeme getirilen konu tartışmaya değer bir konu olsa.

Herkes eleştiri getirmekte serbest; ama eleştiri sınırları içinde kaldığı sürece, bozguncu değil, yapıcı eleştiri olduğu sürece, faydası olur. Bu tür gereksiz ve lüzumsuz saldırı boyutunda olan eleştiriler kimseye fayda getirmeyeceği açık. Bu anlayışla devam edersek, kimse bir yere gelemeyeceği gibi, camia olarak da yıllardan beri olduğu gibi, yerimizde saymaya devam ederiz.

Herkes şunu artık çok net anlamalı ki, bizim birbirimize ihtiyacımız var. Beraber olduğumuz sürece, özgül ağırlığa sahip oluruz. Yoksa hayatımızda değişen hiçbir şey olmaz, aynı hamam aynı tas. Birbirimizi yererek ve kötüleyerek boşuna zaman harcamaya devam ederiz...

 

gurcayem@misyongazetesi.com

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI