Kazananlar ve kaybedenler ama bir de hezimet yaşayanlar var...


Hafta sonu yapılan Bulgaristan seçimlerinin en büyük galipleri hiç kuşkusuz "Има такъв народ" ve DOST Partisi'nin işbirliği yaptığı "Демократична България" isimli ittifak.

Kaybedenler ise iktidardaki GERB ile ana muhalefetteki komünistlerin devamı olan BSP'dir. İki partide büyük oy kaybına uğradı. Ama bir de hezimet yaşayan partiler var. Aşırı milliyetçi partilerin hepsi barajın altında kaldı. Bir de soydaşlarımızı temsil eden sözde DPS. Bu parti oy oranlarını ve oy sayılarını korumuş gibi görünse de, aslında seçimler onlar için tam bir fiyasko olmuştur.

Niye mi? Önceki 2017 seçimlerinde DOST Partisi kurulmuş ve DPS seçmeninin yarısını kaybetmişti. O dönem DOST Partisi inanılmaz hatalar yapmasaydı, DPS'den kopan kitleyi kendi bünyesine çekebilirdi. Ki bir kısmını çekmişti de.

Ancak seçim sürecinde belirlediği bazı adaylar, verilen yardımları cebe indirince, bu da seçmenin arasında duyulunca, partiye karşı soğukluk oluşmuştu.

Bu yetmezmiş gibi, bizim burada koordinatörlük rolünü üstlenenler de işleri yüzüne gözüne bulaştırmıştılar.

Ama her şeye rağmen, DPS'den kopan kitle geri dönmemişti ve bu konuda biz de daha o zamanlar bu kitlenin asla DPS'ye geri dönmeyeceğini defalarca yazmıştık ki, bu son seçimler haklı olduğumuzu da ispatladı.

Bunları tekrar etmeye gerek yok. Sonuç olarak DPS tam bir hezimet yaşamıştır.

Onların şansına, seçime katılım oranı düşük kaldı da oy oranları kıl payı da olsa %10'un üzerine çıkabildi, fakat kendileri de biliyor ki, bu oran gerçekçi değil ve bundan dolayı şimdi bütün DPS destekçilerinin suratları asık.

Ülkemizdeki sandıklardan çıkan oy oranları da kimseyi yanıltmasın, çünkü  %80-90 gibi yüksek oranlar çıkmasına rağmen, oy sayıları hiç de tatmin edici seviyede değil.

Oranların yüksek çıkmasının cevabı çok basit ve net:

Antidepese seçmeni, sandıklara gitmediği için katılım düşük kaldığından dolayı, sanki DPS'ye çok oy gitmiş gibi göründü...

Bu durum, güya DPS'nin kalesi sayılan, soydaşlarımızın en yoğun yaşadığı Kırcaali'de çok bariz ortaya çıktı. Bulgaristan'da en düşük katılım, ülke genelinden neredeyse yarı yarıya daha düşük, Kırcaali'de oldu.

Bunun yorumu çok açık ve net:

Ortada çok ciddi bir DPS karşıtı kitle var. Daha önce DOST'a oy verenler, DOST'un işbirliği yaptığı ittifak, Türk düşmanı bir bayanı adayı gösterince, tepki olarak sandığa gitmediler.

Sonuç olarak, nüfusun neredeyse %80 'i soydaşlarımızdan oluşan bir bölgede, seçime katılım oranı sadece %20'lerde kalıyorsa, DPS 'nin çok büyük sorunları var demektir...

ÜLKEMİZDEKİ DPS'YE OY VERENLERE, NEDEN BU PARTİYE OY VERDİNİZ DİYE SORSANIZ, CEVAP VEREMEYECEKLERDİR

Diğer yandan, ülkemizde DPS'ye oy verenlerin en az yarısına, neden DPS'ye oy verdiniz diye sorsanız, size cevap veremeyeceklerdir.

Hadi bazıları avanta aldıkları için verdi. Ama bir de avanta yemeden oy verenler var.

Niye? Avanta yiyenler bunları gaza getirdi:

"Birlik ve beraberliğimizi bozmayalım, bizlerden birilerine oy verelim!" diyerek...

Bizim saf ve çilekeş kardeşlerimiz, bunların aklına uyarak, önemli bir iş yaptıklarını zannederek, büyük bir sabırla oy vermek için oluşan uzun kuyruklarda saatlerce beklediler.

Birlik ve beraberlik, bizlerden birilerine oy vermek, tabi ki, çok önemli.

Yıllarca bu konularda biz de çok gayret sarf ettik ama bu birlik ve beraberlik veya Türk asıllı siyasiler sizin beklentilerinizi karşılamıyorsa, hak ve özgürlüklerimizi korumak için hiçbir şey yapmıyorsa, bu şekildeki birliğe de ihtiyaç yok, beraberliğe de...

Bulgaristan'daki Türk Toplumu için en önemli konu etnik, dini ve kültürel varlığımızı muhafaza etmektir.

Birlik ve beraberlik olmamız için oy verdiğimiz parti, bu konularda gayret sarf etmiyorsa ve bizim çıkarlarımızı gözetlemiyorsa, böyle bir birliğe de ihtiyaç yok, böyle bir partiye de...

Yani, dediğim gibi, oy verenlerin yarısı, niye oy verdiklerini sorsanız, doğru bir cevap veremezler...

DEFALARCA SÖYLEMİŞTİK: DPS'DEN KOPAN KİTLE ASLA GERİ DÖNMEYECEKTİR

Seçimlerden sonra birçok arkadaşımız arayıp aynı şeyi söyledi. Sadece bu antidepese kitle ile ilgili değil, soydaşlarımızın genel durumu, eğilimleri, buradaki iktidarın ve muhalefetin yaptıkları hatalı destek konusundaki uyarılarımızın da doğruluğunda da haklı olduğumuzu belirttiler.

26 Mart 2017 seçimlerinden sonra, DPS, seçmeninin yarısını kaybetti. Önceleri, bu kaybı parti üst yönetimi pek ciddiye almadı. Nasılsa telafi ederiz dedi.

Neye güvenerek?

Bizim göçmenlerin arasında onlara maşalık yapan STK yöneticilerine, burada değişik yöntemlerle etki altına aldıkları üst düzey bürokratlara veya yine etki altına aldıkları üst düzey muhalefet ve iktidar siyasetçilerine güvenerek...

Ne oldu şimdi? Ana gövdeden kopan seçmenlerin geri dönmeyeceğini, artık herkes şüphe bırakmayacak şekilde anladı sanırız.

DPS'NİN ALABİLECEĞİ EN YÜKSEK OY BUYDU. BUNDAN ÖTESİ OLMAYACAK

Bu seçimler için DPS bütün parti teşkilatını maximum mobilize etti. Bu güne kadar olmadığı ölçüde 3-4 misli yüksek bütçe ayırdı seçimlere.

Avantayı götüren götürdü, götüremeyen saf saf birlik ve beraberlik gazı ile hiçbir şey almadan boşu boşuna destek verdi. Yetmedi! Onları bu pozisyona getiren ve yıllarca arkasında duran devlet mekanizmaları var güçleriyle desteğini esirgemediler.

Bu da yetmedi:

Ülkemizdeki, kendi dinamiklerini harekete geçirdiler. Kendilerinin emrinde olan bürokratı da, siyasetçileri de en üst seviyede teyakkuza geçirdiler. En nihayetinde, muhalefet zaten bunlara destek veriyordu, bu defa iktidar da destek verdi.

Sonuç? Hezimet!

Bunca mobilizasyona ve gayrete rağmen, yine yerinde saydılar ve bir milim yukarı çıkamadılar. Üstelik, karşılarında doğrudan kendilerine rakip olacak bir parti de yokken...

Antidepese cephesi oy kullanmaya gitmedi. Yani bu muazzam cephe hala yerinden kıpırdamadan duruyor.

Bundan dolayı defalarca yazdık, mesele DOST değil, mesele antidepese cephesidir diye. Oysa birileri DOST'a zarar vererek seçmeni tekrar saflarına çekebiliriz enayiliğine kapılmışlardı...

ALINAN SONUÇLAR DOST'UN İTTİFAK İÇİNDEKİ DURUMUNU GÜÇLENDİRMİŞTİR

Демократична България (Demokratik Bulgaristan) ittifakı, DOST'u bünyesine kattığı için bazı tedirginlikler yaşadı.

Kendi milliyetçi seçmeninin, aralarına bir Türk partisini almalarını nasıl karşılayacağı konusunda bazı tereddütler oluşmuştu. Bir şüphe duydukları, ittifakın eş başkanı Hristo İvanov ile Bursa ziyaretinde görüştüğümüzde, açıkça belli etmese de hissedebiliyordu. Ama alınan sonuç bu endişelerin yersiz olduğunu kanıtladı, kendi temel seçmeni DOST'a karşı bir art niyetleri olmadığını gösterdi, ki beklenenin üstünde oy aldılar...

Bu durum DOST'un elini güçlendirmiştir. Bir sonraki seçimlerde yer aldığı ittifakın içinde masaya çok daha güçlü oturacaktır.

En azından Kırcaali'de bir dahaki seferde ilk sıradan böyle abuk sabuk, Türk düşmanı bir aday koymayı dayatamayacaklardır.

Aslında, Kırcaali'de onlara beş milletvekili kontenjanından birini kazandıracak ideal aday da vardı ellerinde.

DOST'un ittifak yaptığı bu parti, Kırcaali'de ilk sıraya son derece yanlış bir aday gösterdi.

Seçime katılımın en düşük bölge olmasının sebebi, DPS karşıtı kitlenin seçimleri boykot etmesi oldu.

Oysa sandığa gitmeyen antidepese seçmenini oy kullanmaya götürebilecek, hatta milletvekiliği kazanabilecek güçlü bir aday vardı ellerinde - Lütvi Mestan. Kendisi aday gösterilseydi, Kırcaali'de beş milletvekilinden birisi, bahsettiğim ittifaktan olurdu.

gurcayem@misyongazetesi.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
05Ağs

İTN'Yİ BEKLEYEN TEHLİKELER

22Tem

Dps'ye kimler oy verdi?

20Haz
17Haz
17Haz