Eldeki kuş daldaki on kuştan önemlidir... - Op. Dr. Gürçay CEM

Eldeki kuş daldaki on kuştan önemlidir...


KONGRELERDE ADAYLARIN KONUŞMALAR, ÜYELERİN FİKİRLERİNİ DEĞİŞTİRECEK KADAR ETKİLİ OLABİLİR Mİ

Bir kaç gün önce arkadaş ortamında laf lafı açtı derken, aramızda aktif siyaset yapan bazıları konuyu siyasi kongrelere getirdi. Bu arkadaşlarımızdan biri, başkan adayının kongre günü etkili bir konuşma yapması durumunda üyeleri etkileyebileceğini ve kendine avantaj sağlayabileceğini iddia etti.

Siyasetin içinde olan diğer arkadaşımız da, kendisine katılmadığını, bir konuşma ne kadar etkili olursa olsun kongre günü anlamlı bir etkisi olamayacağını, dünyanın en etkili konuşmasını da yapsa katılanlardan ancak %3-5 gibi önemsiz bir kitleyi etkileyebileceğini söyledi.

Biz de bu arkadaşımıza aynen katılıyoruz. Eşiniz, dostunuz, akrabanız, can ciğer arkadaşlarınız oraya sizin için gelecek, size destek için orada olacak biri konuşma yaptı diye fikrini değiştirecek öyle mi?

Böyle bir şey mümkün olabilir mi, Allah aşkına! Böyle bir şey olabileceğine inanan, ya hayatında hiç kongreye gitmemiş, ya da uzaydan düşmüştür. Kaldı ki desteklemeye gittikleri aday da armut toplayacak değil herhalde. Onun da mutlaka söyleyecek etkili sözleri olacaktır. Bu tür yerlerde temsil edilen kitlenin sorunları bellidir, beklentiler bellidir. Söylenecekler de bellidir. Oralarda kimse diğerine göre öyle çok bariz, can alıcı, ekstrem, kitleleri adeta hipnoz edercesine olağan üstü bir şey söyleyemez. Konuşmalar beş aşağı beş yukarı hemen hemen aynı etkiyi bırakır üyelerin üzerinde. Yani adaylardan biri aptalca hata yapmazsa, bu tür konuşmalar genelde berabere biter. Yani bir taraf kendi lehine bir miktar avantaj sağlamayı başarıyorsa, bu genelde çok etkili konuştuğu için değil, rakibi hata yaptığı için olur.

Sohbette bulunan öteki arkadaşlarımız da bizimle hemfikir olduklarını söyleyince, "konuşma, üyelerin fikrini değişmesine sebep olabileceği" iddiasını ortaya atan siyasetçi arkadaşımız bu tezinde tek kaldı. Zaten bu konuda daha fazla ısrar da etmedi. Ancak hepimizin hemfikir olduğu konular da yok değildi.

Bu tür yarışlarda genelde kazananlar davullu zurnalı gösteriş yapanlar değil, sessiz ve derinden çalışanlar olduğu konusunda aynı görüşteydik. Bunun dışında kongre süreçlerinde mevcut yönetimlerin her zaman zaten avantajlı oldukları konusu bilinen sebeplerden dolayı konuşulmadı bile. Aslında bu durumlar sadece siyasi partiler için değil, bütün STK ve benzeri kuruluşlar için de geçerlidir...

EVET, ADAYLAR ARASINDA BİR MİKTAR KAYMALAR OLABİLİR; AMA BU KONUŞMALARDAN ZİYADE BAŞKA SEBEPTEN OLUR

Dostlarımızla sohbetimizin bir parçası da bu konuydu. Kongrelere katılan üyeler oraya kime destek verecekleri konusunda kararını vermiş olarak katılırlar. Genel seçimler gibi orada kararsız seçmen olmaz; ama yine de her ne kadar kongre sonucunu değiştirecek oranda olmasa da, her zaman son anda kararını değiştiren bir kesim olabilir. Konuşmaların, adaylardan birinin çok anormal hata yapmadığı sürece, can alıcı bir etkisi olmadığını üstteki yazımızda belirtmiştik.

Genelde her aday kendine göre etkili konuşma yapar. Karar değiştirmelerin asıl sebebi başkadır, bu tür yarışlarda, her ne kadar bu destekler kongrenin sonucunu değiştirecek boyutta olmasa da, her zaman favori ismin desteğini daha da arttırma konusunda bariz avantajı vardır.

İnsan psikolojisi hakkında asgari bilgi sahibi olan herkes çok iyi bilir ki insanoğlu özünde göz göre göre kaybetmeye gitmez. Seçim gibi gizli yapılan bir olay da olsa, insanoğlu kendi benliğinin önünde bile kaybeden tarafta olmak istemez. Yani kongre gibi yarışlarda favori adayların oyları hep beklenenin üstünde, yarışa katılan diğer adayların oyları ise beklediklerinden düşük çıkar. Favori isimler konge gününde bile beklenmedik destek alabilme potansiyeline sahiptirler her zaman. Bu duruma sayısız örnek gösterilebilir. Siyasi partilerin veya benzeri örgütlerin kongre sonuçlarına bakmak yeterli. Bazı istisnai örnekler de vermek mümkün; ama istisnalar kaideyi bozmaz...

ELDEKİ KUŞ DALDAKİ ON KUŞTAN DAHA DEĞERLİDİR

Konuşmamızın konularından biri de kongre süreçlerinde çalışma yönetmeleriyle alakalıydı, parti, sendika ve STK gibi örgütlerin kongre çalışmalarında teşkilat ziyaretlerinin yanı sıra yapılan mahalle ziyaretlerinin etkisi tartışma konusu oldu. Bazı arkadaşlar bunun olmazsa olmaz olduğunu savunurken, diğerleri de buna gerek olmadığını, bu tür seçimlerin genel seçim olmadığını, oy verecek kişiler belli kıstaslara göre sınırlı olduğunu ve bundan dolayı buralara yapılan ziyaretlerin anlamlı bir katma değeri olmayan ziyaretler olduğunu söylediler.

Biz de ikinci grup gibi düşünenlerin arasındaydık. Örgütlü yapıların kongre süreçlerinde bu tür ziyaretlerden ziyade çok daha efektif ve rasyonel adımlar atılmalı. Bu adımların ne olduğunu, camiamız da kongre sürecinde olduğundan buradan söyleyecek değiliz.

Kongreden sonra başka bir çok konu ile beraber ayrıca yazarız. Yazacak çok şey olacak; ama kesin olan şu ki, şu an eforu içinde olanlar çok büyük hayal kırıklığı yaşayacaklarıdır. Fazla söze gerek yok. Nasılsa o gün geldiğinde, her zaman olduğu gibi ne demek istediğimizi hep beraber göreceğiz.

Yazımızı, bhasettiğim ortamda bulunan bir arkadaşımızın sözleri ile bitirelim:

"Mahalle ziyaretleri de, sağda solda boy göstermek de önemli olabilir;ama siz oralarda isterseniz binlerce destekçi bulun sizin gücünüz hazirun, yani oy hakkı olan kişi sayısı kadardır. Yani eldeki kuş daldaki on kuştan çok daha önemlidir" dedi.

gurcayem@misyongazetesi.com

YAZIYI PAYLAŞ!