Bizler gırgır şamata derken, adamlar yeni asimilasyon peşinde... - Op. Dr. Gürçay CEM

Bizler gırgır şamata derken, adamlar yeni asimilasyon peşinde...


GÜNDEM VE GERÇEK - 20.07.2022, Çarşamba

________________________________________

***

MESTANLI GÜNÜ İYİ BİR FIRSATTIR

Bal-Göç kongresi geçti ve önceki gün, yönetim organı ve komisyonlarda görev  dağılımı yapıldı.

Bundan sonra camiamızın STK ve diğer dinamiklerine koordineli hareket edecek zemin oluşturmak kalıyor. Bunu başaramadığımız sürece kim ne yaparsa yapsın, ne kadar etkili faaliyetler yaparsa yapsın, herhangi bir başarı elde etme şansımız yoktur.

Ancak beraber, ortak akıl ile çalışmalar yürüttüğümüz sürece, seviye yükseltebilir ve beklenen hedeflere ulaşabiliriz.

Yoksa yıllarca olduğu gibi herkes, kendi çapında bir şeyler yapmaya devam eder, camia olarak biz de yerimizde saymaya devam ederek kendimizi avuturuz...

Bal-Göç kongresinden sonra, camiamızın ilk etkinliği Mestanlılar Günü kutlamaları olacak.

Bu etkinlik, aynı zamanda bahsettiğimiz konularda adım atılması için güzel bir fırsattır.

Camiamızın en önemli STK'sı olan, Bal-Göç'ün Genel Başkanı Prof. Dr. Emin Balkan, bu etkinliğe davet edilerek , farklı hesaplar yapılmadan, gerekli ilgi ve alaka gösterilmeli.

Böyle bir yaklaşım, camiamızın birlikteliği açısından olumlu bir intiba bırakmakla beraber, ilerisi için uygun çalışma zemini oluşmasına sebep olacaktır.

 

***

DİL, KÜLTÜR VE SANAT ÇALIŞTAYI ADINDAKİ VODVİL

 Geçen hafta, güya soydaşımızı temsil eden partinin patronajında Bulgaristan'da "Dil, kültür,sanat çalıştayı " adında bir parodi sergilendi.

Ne kültür, ne sanat temsilcilerimizden elle tutulur kimsenin olmadığı bir ortama, hangi sivri zekalı, kültür, sanat çalıştayı demiş, bunu anlamak mümkün değil. Laf olsun torba dolsun çalıştayı...

Mümün Topçu, önceki gün bu çalıştay ile ilgili gazetemizde çok isabetli bir yazı paylaştı; ama eleştirilerinde biraz fazla edebiyat dili kullanmış. Yani fazla kibar davranmış...

Bu çalıştayın dil kısmı; Paşmaklı şivesi ile konuşmalardan ibaret, kültür kısmı ise:

 "Osman aga Osman aga yar gelir

Safiye'nin karyolası dar gelir "

eşliğinde göbek atmalardan ibaret diyebiliriz...

Sanat kısmı da, bilmem hangi folklor topluluğuna Burgaz Başkonsolosluğu tarafından hediye edilen iki davul ve birkaç sazdan ibaret...

Adamlar bizi asimile etmek için bin bir yola başvururken, bizim varlığımızı muhafaza etmek için stratejiler geliştirmesi gereken, Dışişleri mensupları ve YTB gibi kurumların faaliyetleri, davul tokmak hediye etmek ve kültür etkinliklerinde vur patlasın çal oynasından ibaret.

Asimilasyon faaliyetlerini tüm hızıyla devam ettiren bazı güçlere, bizim yanıtımız ancak bundan ibaret maalesef...

Bizim varlığımızı silmek için, önce bizim etnik kimliğimizi yok etmek için gayret sarf edecekler.

Dikkat ederseniz, sözde bizim Türk ve Müslüman soydaş topluluğumuzu temsil eden parti yetkilileri, bizim oradaki soydaşlarımızdan artık Türk diye bahsetmiyorlar...

Müslüman diyorlar. Elhamdülillah, Müslümanız!

 Bunda şüphe yok; ama bizim olmazsa olmaz bir de etnik kimliğimiz var.

Asil Türk soyundanız...

Etnik kimliğimizi sulandırdıktan sonra, daha sonraki aşamada dini kimliğimizi de yok etme planları devreye sokulacak.

Ki nitekim bu yönde adımlar da atılıyor.

Bizim kutsal yerlerimiz, tekke ve ibadethanelerimizde müzikli ve çalgılı eğlenceler tertipleniyor.

Özellikle gençler hedef alınıyor ki, dini duygular daha erkenden törpülensin.

Ama bu konularda daha fazlası hafta sonu....

gurcayem@misyongazetesi.com

YAZIYI PAYLAŞ!