Protokole değil, kahramanlarımıza ilgi olmalı... - Mümin TOPÇU

Protokole değil, kahramanlarımıza ilgi olmalı...


Tribünlere ve mermer basamaklara dizilmiş protokole baktıkça; yüksekten anlatılanları dinledikçe adeta içim coşuyor.

Bizim toplum uçup gitmiş; ama bizim bundan hiç haberimiz bile yok. Her yer adeta güllük ve gülistanlık...

19 Mayıs'ta, sağduyu gönüllerimiz ve kalplerimiz, bir esaret esnasında gösterilen kahramanlığın önünde eğilmek için Cebel'deydi.

Bakmayın siz sadece panayır ızgarasının dumanını koklamayı tercih edip çevresinde olup bitenlerin farkına varmayan aymazların tavrına.

Aslında aynı zamanda, tıka basa kuzu çevirmesi ile tıkınanlara da hiç hak vermiyor değilim; çünkü o gün Cebel'de ne ararsan vardı; ama 19 Mayıs zihinlerde bir tek anma töreni olarak kalmalıydı. Sevgi, saygı ve hürmet baş göstermeliydi...

Olay ile hiç bir alakası olmayan tanıdık siyasi güruhun had safhadaki gövde gösterisi bir deliryuma dönüşmüşken, gerçek kahramanlar yine tamamen göz ardı ediliyordu ve birilerine göre yok hükmündeydiler.

Cebel meydanının protokol defilesi ile ne alakası olabilir?

O basamakların en tepesinde Cebel'in ve azınlık toplumunun önde gelen gerçek kahramanları durmalıydı ve dakikalarca alkışlanmalıydı.

Merhum Mümin Gençoğlu'nun fahri vatandaş ilan edilmesi olumlu bir hareket. Hatta zamanlaması çok gecikmiş.

Bir de Avni Veliler, İsmet Panişler ve dava arkadaşları var.

Onlar hiç anılmıyor ve taltif görmüyor; halbuki onlar olmasaydı, herhalde şimdi 19 Mayısımızı başka bir yerleşim merkezinde kutlar olurduk...

Aynı gün Cebelliler modern ve çok şık bir sinema salonuna kavuştu.

Sinema demişken, aklım başka bir hususa gitti.

Aynı akşam başkent Sofya'da, ulu önder Mustafa Kemal Atatürk'e hasredilmiş bir belgesel filmin galası vardı. Bu filmin prömyeri aynı gün Cebel'in yeni açılmış sinema salonunda da yapılabilirdi.

Böylece Atatürk'ümüz ile de bir daha sımsıcak bütünleşmiş olurduk...

YAZIYI PAYLAŞ!