Metin Edirneli

Yücelciler

Metin Edirneli

 
Yücelciler, ya da diğer adı ile Yücel Teşkilatı. Var olduğu kısa süre içinde Yugoslavya Türklerinin tarihine ve yaşamına damgasını vurmuş olan efsanevi örgüt.
Yücel Teşkilatı, İkinci Dünya Savaşı’nın başlarında, 1941’de Bulgaristan’ın Vardar Makedonya’sını işgali üzerine kurulur. Adı olan Yücel ise 1944’te Şuayip Aziz tarafından verilir. Teşkilatın amacı Türklerin milli varlıklarını, manevi de­ğer­lerini; örf ve adetleri ile geleneklerini, hak ve hukukunu korumaktır.
İşgal koşullarında kurulan Yücel, gizli bir yapılanmaya sahiptir. Teşkilata girmek bir ritüele bağlıdır. Bunun için kuran, bayrak ve tabanca üstüne el konularak yemin etmek gerekir. Türklük, Türkiye Cumhuriyeti menfaatleri için gerekirse kanımın son damlasına kadar savaşıp canımı vereceğim sözü ile de yemin tamamlanır.
Yücel Derneği, 7 kişiden oluşan bir merkez komitesine sahiptir. Bunlar başkan Şuayip Aziz İshak, Veznedar Ali Abdurrahman Ali, Sekreter Şerafettin Ferit Süleyman ile üyeler Refik Şefik Mehmet, Kemal Rasim İlyas, Fettah Salih Süleymanpaşiç, Abdülkerim Ethem İbrahim’dir.
Yücel, kuruluş felsefesi doğrultusunda, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra da faaliyetlerini sürdürür. Yeni Yugoslavya’nın ilk yıllarındaki özgürlük ortamında başarılı çalışmalar yapar. Birlik gazetesini çıkartır. Yine Üsküp Radyosu’ndaki ilk Türkçe yayın ve eğlence programlarını gerçekleştirir. Ancak komünist partinin iktidarını güçlendirmesi ve kontrolü tam olarak ele alması ile birlikte durum değişir. Artık söz konusu olan özgürlükler değil, iktidarın mutlak otoritesidir. Öncelikle çözümlenmek istenen konu da azınlıklar meselesidir. Özellikle de Müslüman, yani Türk azınlık meselesi… Parti, bu amacını gerçekleştirmek için 1944’ten itibaren yeni ekonomik, sosyal ve kültürel politikaları uygulamaya koyar. Bunların yetmediği durumlarda da Rankoviç ile yıldırmaya yönelik baskıcı politikaları devreye sokar. Türkler ve Yücel Teşkilatı için kötü günler yakındır.
1947 yılının son aylarında gerçekleştirilen operasyonun ilk hedefi kurucu ve yöneticileri olur. Şuayip Aziz İshak, Ali Abdurrahman Ali, Nazmi Ömer Yakup ve Adem Ali Adem ile aktif üyelerden 11 kişi tutuklanır. Mahkeme süreci tam bir komedidir. Yargılama süreci, Türklere psikolojik baskı oluşturmak için hoparlörle tüm Üsküp’e dinletilir. Sanıklara, kendilerini yeterince savunma hakkı verilmez. Dahası büyük bir siyasi provakasyonu aydınlatma iddiasındaki mahkeme, tüm bunları yaklaşık 5 gün süren yargılama sonucunda ortaya koyar. Teşkilatın kurucuları alelacele idama mahkûm edilir.
İnfazlar, karardan kısa bir süre sonra 27 Şubat 1948’de gerçekleştirilir. Başkan Şuayip Aziz İshak, veznedar Ali Abdurrahman Ali, hâkim Nazmi Ömer Yakup, saraç Adem Ali Adem idam edilirler. Yakalanan diğer 59 kişi ise 1 ile 20 yıl arasında hapse mahkûm edilir. Bu yargılama biçimi ve sonuçları, Türk toplumunun oradaki varlığını ve geleceğini sorgulaması açısından önemli bir süreç olur. Çok sayıda Türk bu olay ve Rankoviç güdümünde yürütülen baskılar sonucu Türkiye’ye göç etmek zorunda kalır. Kısaca Yücel Teşkilatı yargılaması, bir olayın aydınlatılmasından çok Türklerin göç ettirilmesi için kurgulanmış bir oyundan, bir tezgâhtan başka bir şey değildir.

Yazarın Diğer Yazıları