Sahtekarlar geliyor! Uyanık olun! - Mehmet ALEV

Sahtekarlar geliyor! Uyanık olun!


Yergi
______
 
Her düzen, isterseniz ona rejim deyin, kendi özellikleri ile geliyor.
Gözlerimiz bakarken elindeki postunu serip karşımıza yan gelip oturuveriyor.
 
Demokrasi de öyle yapmadı mı?
 
Güya işçi sınıfının hakim olduğu diktatör Jivkov, 35 yıl, babasının bildiği koltuk devrilince, arkada kalanlar yeni düzene “demokrasi” dediler.
 
Millet, "halk demokrasisi" denen düzenin ne olduğunu pek bilmiyordu; ama sağ elini kalbinin üzerine koyup “çok şükür!” dedi.
 
Aslında bu düzen uyanıkların, kurnazların, hatta sosyalizm döneminde sözlüklerde bile yer almayan korrupsiyacıların   ( usulsüzler) düzeni oldu. Aslında bu, birtakım “yolsuzları” ifade ediyormuş!
 
Oysa, bana kalırsa, bu düzen sahtekarların cirit attığı bir düzendir. Bunların arasında kimler yoktur? 
 
Doktoru, bilim adamı, kültür faaliyetçileri, yüksek makamlarda oturanların yandaşları, arkadaşları…
 
Yöremizde bir şahıs, kendini öylesine bir şifa adamı, doktor belletmiş ki, yurdun dört bir köşesinden ona başvuranlar var; hatta bazı günler kapısında kuyruklar oluşuyormuş.
Ne var ki, bugüne kadar bir kimseden, “sağ olsun, filancaoğlu beni sağlığıma kavuşturdu!” lafını duymadık.
 
Sağlık, insan sağlığı öylesine kolay iş midir?
 
Hastalıkları, sebeplerini öğrenmek için yıllarca kitap karıştırıyor, hocaları dinliyor, hastaları inceliyor, neden sonra belge sahibi de olunca tedavi işine yanaşabiliyorsun.
 
Ortalıkta dolaşanlar sadece sahte doktorlar mı?
 
Son yıllarda birtakım “bilim adamları" türedi ki, hiç sorma ötesini!
Sırtına bir torba kitap alıp, köy köy dolaşıyorlar.
 
- Siz kimsiniz, nereden geliyorsunuz?- diye soranlara bu dümenci:
 
- Ben bilim adamıyım, doçentim! - deyip çıkıveriyor işin içinden.
 
Hatta, aklı başında adam gibi bildiklerimiz ise, böylelerinin hangi bilim dalında ve nerede görev yaptığını bilmek suçmuş gibi yorumluyorlar.
 
Demokrasimiz sayesinde öyleleri de nam şeref sahibi oldular ki; köyleri, makamları dolaşıyor, kendilerini ”ben, yeni başbakanın, ya da onun yardımcılarından birinin yeğeni, akrabası veya arkadaşı gibi tanıtarak, ihtiyacı olanlardan yüklü paralar alıp, yokoğlu yok oluyorlar...
 
Hele telefon dolandırıcılarından hiç söz etmeyelim. Güpegündüz yaşlı nineciklerin apartman dairelerinin ikinci, üçüncü katlarından salıverdikleri torbalar dolusu paralara doymadılar…
 
Siyaset adamları da yıllarca kaldıkları koltukları garantilemek için, ortalıkta bir sürü can alıcı sorunlar yüzüstü dururken, kültür faaliyetlerine soyunuyorlar.
 
Birtakım “buluştaylar” düzenleyerek, kendilerini güya kültür sorunlarına el atmış gibi gösteriyorlar.
 
Buluştukları adamların, daha çoğunun kültürün “ke”sinden dahi haberdar olmadıkları uluorta bir gerçek.
 
Bu “buluştayları," kendi paralarıyla mı gerçekleştiriyorlar sanıyorsunuz? Asla! Senin benim paramız beyhude olmakta...
 
Bize, bir gazeteci, araştırmacı gibi ne düşer?
 
 İnsanlarımızı uyarmak! Yüksek sesle haykırmak:
 
- Sahtekarlar geliyor! Uyanık olun!

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
22Tem

Sahtekarlar geliyor! Uyanık olun!

16Tem

Var mısın, yok musun...

16Tem

Vicdanların çağrısı

23Haz

Var mı, yok mu edebiyatı...