PCR testleri ve STK'lara yöneltilen haksız eleştiriler...


 

AB üyesi Bulgaristan, diğer AB ülkeleri gibi Türkiye'yi riskli ülkeler grubunda değerlendirip, sınır giriş - çıkışlarından sonra soydaşlarımızı önce 14 günlük karantinaya alıyordu, daha sonra ise PCR testi şartı ile karantina uygulamasını kaldırdı. Bulgaristan'ın her ülke gibi, kendi açılarından vatandaşlarını koruma amaçlı, dışarıdan gelenlere test dahil, bazı tedbirler uygulaması gayet normal.

Burada sorun bizim taraftan çıktı. Önce test ücreti 110 tl. olarak belirlenip devletin sağlık kuruluşları tarafından veriliyordu. Ancak vaka sayıları artınca, yurt dışına çıkacaklar için test yapmamaya başladılar ve bu konuda bazı özel kuruluşlara yetki verildi. Bununla da kalınmadı test ücretleri birden 250 Türk Lirasına çıkarıldı.

Ancak, her ne kadar özel sağlık kuruluşlarına yazı gönderilip testler devletin belirlediği fiyatlar üzerinden yapılacak denilmiş olsa da, özel sağlık kuruluşları belirlenen bu fiyatlara uymayıp test yaptırmaya gelenlerden 500 TL gibi bir rakam talep ediyorlar. Bunlara devletin belirlediği ücret hatırlatılınca ve bunun üzerinden test yapmaları gerektiği hatırlatılınca, bu defa da yurt dışı için PCR testi yapmadıklarını, sadece zaten yapmak zorunda oldukları riskli ve endikasyonu olan kişilere 250 TL'ye test yaptıklarını söyleyip vatandaşlarımızı geri çeviriyorlar. İlla yaptırmak isteyen de, onların talep ettiği ücreti, yani 500 TL ödeyerek bu PCR belgesini almak zorunda kalıyor...

Vatandaşlarımıza bizim tavsiyemiz; sağlık kuruluşlarına değil, doğrudan yetkilendirilmiş laboratuvarlara başvurup, bu yurdışı PCR testlerini oralarda yaptırmalarıdır.

Bu laboratuvarlarda test fiyatı, devletin belirlediği fiyat üzerinden, yani 250 TL'dir. Bursa'da örneğin Mudanya yolu üzerinde bulunan "Analiz" laboratuvarı testleri 250 TL'den yapıyor.

Ancak, bizim burada dikkat çekmek istediğimiz başka bir husus da var. Bu fiyatlar 110 TL'den katlanarak artınca, ki fiyatlar bize göre de anormal yüksek,  göçmen camiası birden onları temsil eden dernekler olduğunu hatırlayıverdi.

Normalde bırakın dernek etkinliklerine katılmayı, dernek merkezlerinin yerini bile bilmeyenler birden hesap sormaya varan tavırlar içine girdiklerine şahit oluyoruz.

Neymiş? Bu dernekler ne işe yarıyormuş? Neden görevlerini yapmıyorlarmış?

Neden bu PCR testlerini iptal ettirmek için girişimde bulunmuyorlarmış?

Bu gibi abuk subuk ithamlarda bulunmaya başlamış bazı kişiler. Öncelikle bu tür abuk subuk kişiler haddini bilecek, ondan sonra eleştirmeye kalkışacak.

Ömürleri boyunca hiç bir derneğin etkinliğine katılmamış, insanlarımıza en ufak bir katkısı olmamış, bu derneklerin neler yaptıklarından haberi bile olmayan bu tür uyduruk kişiler, önce kendilerine çeki düzen verecek ondan sonra konuşmaya kalkışacak.

Eleştiri konularına gelince;

Yav, Bulgaristan, bu salgın ortamında yapması gerekeni yaparak, kendi vatandaşlarını koruma amaçlı, riskli olarak belirlediği ülkelerden gelenlere dünyada her ülkenin yaptığı gibi test talep ediyor. Kendi halkını koruma amaçlı yapılan bu uygulamayı belirleyen onların sağlık kurullarıdır.

Gidip, bunlara bu uygulamayı kaldırmaları için talepte bulunma önerisi bile saçmalık ötesi bir şey olur.

Olayın bir de bizim tarafı ilgilendiren yönü var. Burada talep edilen fiyatlara isyan etmeleri konusunda insanlarımız yerden göğe kadar haklıdırlar.

Bu konuda Bal-Göç Genel Başkanı Veli Öztürk, eski Başbakan Yardımcısı ve şimdiki Bursa Milletvekili Hakan Çavuşoğlu başta olmak üzere, resmi yetkililer nezdinde defalarca gerekli girişimlerde bulunduğunu çok iyi biliyoruz. Kendisine, devletin belirlediği 250 TL'nin üzerinde para talep edilmeyeceği güvencesi verilmiştir.

Ancak, yukarıda dediğimiz gibi, her şeye rağmen özel sağlık kuruluşları endikasyonu olmayan kişilerin dışında test taleplerine istedikleri gibi fiyat talep edebiliyorlar. Bakanlığın belirlediği fiyat hatırlatılınca, bu defa test yapmadıklarını söyleyip başka yere gönderiyorlar. Bundan dolayı, dediğimiz gibi, hastanelere değil doğrudan yetkili laboratuvarlara başvurmaları daha uygun olacaktır.

Sonuçta camia olarak şunu bir defa daha gördük ki, bütün sıkıntılarımızı bizim kendimizden başka çözecek kimse yok.

Bizim kimsemiz olmadığından sıkışınca işte böyle sağdan soldan çaresizce adeta yardım dileniyoruz.

Kendi insanlarımız ilgili yerlerde olmadığından, sadece bu PCR testi konusunda değil, başka bir çok konuda da itilip kakılıyoruz.

Ama, belki de, böyle olması daha da iyidir. Herkes iyice şunu görsün ki, ne varsa herkesin kendi insanında var.

Camia olarak "tuttuğunu koparan," gerekirse "kodum mu oturtan" bir topluluk olamazsak, daha çok sızlanmaya devam edeceğiz.

Bu sözlerimizi kimse farklı yerlere çekip şövenistik yaklaşımlar içinde olduğumuz iddiasında bulunmaya kalkışmasın!

 Bizim insanımız kadar vatanını, milletini seven hiç kimse olamaz. Bu durumu da defalarca kanıtlamıştır bu camia.

Anlatmak istediğimiz, ne çekiyorsak, kendi aklımızdan çekiyoruz. Rahat ve sorunsuz hayat sürdürebilecek fazlasıyla potansiyelimiz olmasına rağmen, sıkışınca hep birilerinden medet umacak, adeta birilerinin lütfuna kalan durumlara düşüyoruz.

Ama bu tür musibetler iyidir iyi.

Elbette bir gün, bu camia yapması gereklenleri yapmayı öğrenecek.

Elbette, yenile yenile bir gün yenmeye de öğrenecek...

gurcayem@misyongazetesi.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!