Suçumuz neydi de memleketimizden kovulduk - Eşref RODOPLU

Suçumuz neydi de memleketimizden kovulduk


***

Türk kilometre taşlarına sahip çıkıldıkça...

Naim, dünyayı sırtında taşıdığını her fırsatta gösteren bir Herkül'dür.

Bu Mestanlı çocuğu, Balkanlar'ın kimlere ait olduğunu ispatlamıştır.

Ona sahip çık ve deki: Balkanlar, uyduruk Momcil Voyvoda'nın değil, Naim Süleymanoğlu ve Koca Yusuf gibi Türkler ait...

Bu coğrafyanın yetiştirdiği erişilmez dev güçleri bütün dünya bilmektedir.

Büyük İskender, Mustafa Kemal Atatürk, Koca Yusuf ve Naim Süleymanoğlu'nun isimlerini anmadan, bu yarım adanın tarihi yazılamaz.

Elbette ki, Osmanlı'nın izlerine sıkça düşen yeni toplumsal devletler, yanlış ve eksik bilgilerle tarih yazdıklarını anlayıncaya dek, "Türk suçu" konusu elden hiç düşmeyecek...

Balkanlar'daki Türk kilometre taşlarına sahip çıkıldıkça, bütün soy kırımlar ve zoraki göçler içerikli insanlık suçları da hiç unutulmaz...

***

Kimsenin proektoratı olmak istemiyoruz

Bulgaristan'dan zoraki kovulan Türklerin her konuda tutunacağı siyasi dalın yetersizliği ve sivil toplum kuruluşlarımız arasında koordineli çalışma olmadıkça, işlerimiz sulandırılmaya bırakılmış demektir.

Küçük bir örnek göstermeye kalkışmış olsak, Filibe'de İlhan Küçük'ün, kendi toplumumuzun            öngörme ve koordine hakkını, bütün konularımız sulandırılsın diye AB'ye teslim etmiş olmasıdır...

Önümüzde duran yığınla eğitim ve kültür alanı sorunu için sadece bir siyasi parti koordinatörlüğü yetersiz kalır.

Eskiden komünist parti rejiminin, bizim azınlık Türk toplumuna karşı işlediği suçların unutulması mümkün değilken, yeni bir siyasi diktatörlüğe asla kucak açamayız...

Yunanistan gibi Amerikan proektoratı olmak istenmiyorsak, milli azınlıktaki Türk vatandaşlarının sesine kulak verilmesinin önemi gün geçtikçe artmaktadır. Olaylara sağ duyu ile yaklaşılmadıkça, potansiyelimiz kendi mecrası içinde hapsolacaktır...

***

Suçumuz neydi de memleketimizden kovulduk

Dostlarım! Bazen argo sözler kullanmaya mecbur bırakılıyorum. Aslında, hak etmeyen kimseyi asla incitmen ben. Aklı fazla kesmeyenlere, yalnız taş atanlaradır benim argolarım.

Yaptığım bir yorumu beğenmeyebilirsin, ama efendi sözlerle nedenini izah edebilirsin.

Meyve ağacına bile çok taş atarsın; ama sana yine de meyve verir, bazıları ise yaralı şekilde toprağa düşer, orada çürür ve kirlenir. Sen de, bunu insanlığına yakıştırır ve onu yersin...

Bizim Bulgaristan'daki eski olaylar, derin tarihi geçmişi olan, demografi ve insanlık suçudurlar.

Bir savaş esnasında bile, etnik temizlik veya suçsuz insanları katletmek yasaktır...

Suçumuz neydi de memleketimizden kovulduk sorusundan rahatsız olanlar var aramızda.

Bunu tartışalım, şunu tartışmayalım kavgasına tutuşmayalım.

Sadece gerçek bilgi sahibi olanlar, yazdıkları ile rahat uykulara dalmış suç odaklarını rahat bırakmasınlar...

Bu bir toplumsal görev ve amaç olmalı.

Eksikler tamamlanırken, ben Belene'de yattım, Ahmet Doğan hayranıyım sözleriyle veya hala zoraki Bulgarlaştırma sevgisinin ters etkisine alışamayanlarla, bu iş olmuyor...

Hiç abartmadan ve sade bir dille, eğer bütün süreçlerin nedenlerini anlatırsan, önce kendi çevrenin ve hemşehrilerin sevgi ve saygısını kazanırsın; kendi dar olan çevren genişler, bizler de senden bir şeyler öğrenmiş oluruz...

Fotoğraf: Süleyman Akman

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
24Tem
29May
26May

Karadayı'ya Mektup