Rusya, DPS Ve Onursal Başkanın Dehası

*** Astana süreçleri ile beraber ülkelerimizin arasında ikili ilişkilerin güya düzelme yoluna girdiğinde, DPS partisinin kurucu ve onursal başkanının Rus yanlısı söylem ve demeçleri müthiş siyasi öngörü örneği, kendisi de siyasi deha olarak lanse edilmişti. Gelişmeler nasıl bir deha olduğunu gösterdi.

Rusya, DPS Ve Onursal Başkanın Dehası
Politika
*** Astana süreçleri ile beraber ülkelerimizin arasında ikili ilişkilerin güya düzelme yoluna girdiğinde, DPS partisinin kurucu ve onursal başkanının Rus yanlısı söylem ve demeçleri müthiş siyasi öngörü örneği, kendisi de siyasi deha olarak lanse edilmişti. Gelişmeler nasıl bir deha olduğunu gösterdi.

Totaliter rejimin yıkılmasından sonra, Bulgaristan devleti içinde hala etkili olan kesim pro- Rus eksenli kesimdir. Geçiş döneminde bunlar yeni oluşan şartlara göre kabuk değiştirdi, ancak özünde aynı kaldılar.

Yani aslında demokrasiye geçiş ile beraber Bulgaristan-Rus ilişkilerinde radikal bir değişiklik olmadı.

Bulgaristan'ın AB ve NATO'ya girmesi bile bu gerçeği değiştirmiş değil. Devletin kontrolü hala Rus yanlıların elinde. Çok partili demokratik rejime geçişle beraber, bunlar gayet tabi ki kendi kontrollerinde olan partiler de kurdurdular. Bu partilerden biri, totaliter dönemde komünist rejim tarafından her türlü baskıyı gören soydaşımızın sözde savunucusu olarak yola çıkan DPS'dir.

DPS, Bulgaristan soydaşlarının hak ve özgürlüklerini koruma misyonu ile kurulan bir parti ama zaman içinde kuruluş amacının bunun tam tersi olduğu ortaya çıktı.

Kuruluşundan bu yana bunu fazlasıyla da ispatladılar. Son yıllardaki söylem ve faaliyetlerinde artık bunu gizleme gereği dahi duymuyorlar. Değişik dönemlerde soydaşlarımıza karşı işlenen fiillerde aktif rol alan ve öncülük eden kişiler adına etkinlikler düzenlemeleri, aleyhimize olan kutlamalara katılım sağlamaları, aslında kimlere hizmet ettiklerinin ispatıdır.

Oradaki çevreler, kendi çıkarları doğrultusunda çalışmalarını yürütüyor. Ortaya çıkan tabloya bakılınca da belli oranda başarılı oldukları da ortada. Asimile etmeyi başardıkları bir kitle olduğu bir gerçek.

Ama burada asıl mesele bizim ilgili kurumlarımızın ne yaptığıdır. Pek bir şey yapmadıkları, realiteye bakınca açıkça anlaşılıyor. Bu konuda çok daha proaktif faaliyetler yürütmeleri gerektiğini söylemeye gerek yok.

Astana süreçleri ile beraber ülkelerimizin arasında ikili ilişkilerin güya düzelme yoluna girdiğinde, DPS partisinin kurucu ve onursal başkanının Rus yanlısı söylem ve demeçleri müthiş siyasi öngörü örneği, kendisi de siyasi deha olarak lanse edilmişti. Gelişmeler nasıl bir deha olduğunu gösterdi. Rusya ile tarihten gelen çıkar çatışmalarımızdan dolayı herhangi bir ortaklığımızın mümkün olamayacağını bile kavrayamamış olması, onun dehadan ziyade analiz yeteneğinden yoksun, sığ düşünen ve ne söyleyeceğini ve ne yapacağını birileri tarafından önceden dikte edilen bir kukladan başka bir şey olmadığı anlaşılmıştır.

Başından beri söylediğimize bir defa daha vurgu yapalım; Bizim Rusya ile stratejik işbirliği yapma şansımız yok.

Onlarla her alanda ve bölgede çıkar ve etki çatışmamız var. Her türlü görüşmelere rağmen, işbirliği şansımızın olmadığını ileri ki zamanda bir defa daha yaşayıp göreceğiz. Son ilan edilen ateşkesin de (Bu kaçıncı oldu hatırlayan var mı?) "beş dakika" bile sürmeyeceğine herkes şahit olacaktır.

Bu Rusya romantizmi, özellikle verdiğimiz şehitlerin ardından milletimizin nezdinde tamamen bitmiştir. Önceki günkü Rusya ziyareti de kimseyi yanıltmasın. Bu ziyaret tamamen günü kurtarma ziyaretiydi. Bu konularda fazlasını ayrıca yazacağız.

Ancak Rusya ile aramızda köprülerin atılmasından en fazla etkileneceklerin arasında Ruslar tarafından kontrol edilen DPS partisi olacaktır.

Ne demek istediğimizi ileride hep beraber göreceğiz.

Dr. Gürçay CEM

Son Güncelleme: 08 Mart 2020 12:49
  • Etiketler

HABERİ PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

BUNLARA DA BAKIN