Esprisi bile acı olan vaka

*** Israrla yardım etmek istediler. "Zahmet etmeyin, istemez, sadece - Kurt Vılkov Kurtev yazın“ dedim. Kalın enseli birisi hemen “Olmaz!” diye ayağa fırladı.*** Hemen cevabı yapıştırdım; "Bana şimdiye kadar Kurt diye hitap ediliyordu. Bundan sonra Vılkım (Kurt) ama bir gün gelecek yine Kurt olacağım!”

Esprisi bile acı olan vaka
Tarih
*** Israrla yardım etmek istediler. "Zahmet etmeyin, istemez, sadece - Kurt Vılkov Kurtev yazın“ dedim. Kalın enseli birisi hemen “Olmaz!” diye ayağa fırladı.*** Hemen cevabı yapıştırdım; "Bana şimdiye kadar Kurt diye hitap ediliyordu. Bundan sonra Vılkım (Kurt) ama bir gün gelecek yine Kurt olacağım!”

   Yıllardan 1985, aylardan Ocak, günlerden 25. Çok soğuk karlı bir kış günüydü. Silistre'nin Bosna köyünün eski muhtarlığında sözde “soya dönüş” muamelesi, zorla isimlerin değiştirmesiyle devam ediyordu...

   Direnişimin daha çok sadece yakınlarıma acı verdiğini anlayınca, ben de milislerin "davetiyesine" uyarak muhtarlığın yolunu tuttum. İki masada işlem yapılıyordu. Birincisinde, köydeşimin birisine memure hanım, eşi için listedeki Bulgar isimleri sıralıyordu. Köydeşim, dalgın ve çok üzgün halde sadece dinliyordu. Bir aralık yetkili: “Roza, ne kadar anlamlı ve güzel isim!” deyince, köydeşim kızgın halde: “ İster Muşkato olsun, yeter ki, bitsin bu işkence" diye bağırdı.

   Memurlar biri birlerine, göz kaş arası baktılar. İşlemleri yapan, dudak kıvırarak “ Bunlara iyilik de yaramıyor, yardım ediyoruz, yine iyilikten anlamıyorlar...” demesin mi! Öyle kızmıştım ki, bir ara, birisi sanki ateşe benzin atıverdi;“ Espri, be...” Ama, bunun nesi espri olabilirdi ki?

   Neyse ki, benim işlemlere de sıra gelmişti. Israrla yardım etmek istediler. "Zahmet etmeyin, istemez, sadece - Kurt Vılkov Kurtev yazın“ dedim. Kalın enseli birisi hemen “Olmaz!” diye ayağa fırladı. ”Neden?" diye sordum. "Bu tür isimler yok!" Benim cevabım zaten daha önceden hazırdı; “Anladığım kadarı, köklerinizin Protobulgarlara dayandığını bilmiyorsunuz!” İçi hiddet ve kin dolu memur devam etti; “Niye bu sıralama - K.V.K.? ” Hemen cevabı yapıştırdım; "Bana şimdiye kadar Kurt diye hitap ediliyordu. Bundan sonra Vılkım (Kurt) ama bir gün gelecek yine Kurt olacağım!”

   Bu sözlerimin karşısında, görevlilerin hepsi çok kızmışlardı. Aralarında sadece birisi dostum oluyordu, ( Öyle de kaldı.) hemen durumu yatıştırmak için; “Espri yapıyor, hadi dışarı çık!” diyerek, beni kolumdan tuttu ve salondan dışarı çıkardı.

   O gün, beni korumanın en doğru yolu buydu. Tabi ki, zorunla koyulan isimlerim biraz değiştirilmişti ama yine de 5 yıl sonra, yeniden Kurt olmuştum...

Habil KURT

Son Güncelleme: 30 Kasım 2019 00:16
  • Etiketler

HABERİ PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

BUNLARA DA BAKIN