DOST Partisi Neden Başarılı Oldu...

* Başlıkta hata yok. Şaka veya ironi de yapmıyoruz. * DOST'a sadece fiziki bir parti olarak bakmamak gerektiğini vurguladık her zaman. * Ülkemizdeki politikacılar yine şu basit hakikati idrak edemiyor: DPS, artık hiçbir şekilde soydaşımızın birlik adresi olamayacaktır. * Yeni bir yapılanma zarurettir. Böyle bir oluşum, bu camianın sağduyulu kişileriyle eninde sonunda kurulacaktır, artık siyaset sahnesinde bizlerden zaten yeni figürler de var.

PAYLAŞ

Doğru okudunuz. Başlıkta hata yok. Şaka veya ironi de yapmıyoruz.

Hiç bir yazımız, bu kadar ciddi olmamıştı.

DOST partisi kurulduğundan beri ısrarla bir şeyin altını çizdik:

DOST, partiden çok öte bir şeydir. DOST, bir hareket... Bir sembol... Bir başkaldırıdır...

DOST'a sadece fiziki bir parti olarak bakmamak gerektiğini vurguladık her zaman.

Bu konuda birçok yazı da paylaştık.

Ne demek istediğimizin daha net anlaşılması için, 2.06.2018 tarihinde, bu köşeden paylaştığımız bir yorumu kısaca hatırlatalım:

" DOST, partiden öte bir harekettir, çünkü DOST sıradan bir parti değildir. DOST bir isyandır. DOST bir başkaldırıdır. DOST bir harekettir.

Yıllarca soydaşımızı istismar edenlere karşı, yıllarca onların hayallerini yıkanlara karşı, onların aleyhine çalışanlara karşı, insanımızın sırtından nemalanan menfaat düzenine karşı. DOST, budur. Bundan dolayı, DOST başarılı olacaktır.

Bu oluşum, kişiler veya belli çevreler etrafına kurulmuş bir örgüt değildir. DOST, soydaşımızın isteklerini, beklentilerini, arzularını ve vicdanını karşılayan, spontane oluşan bir akım, bir harekettir. Toplumsal bilinçtir.

Bundan dolayı bu hareketin önüne kimse duramaz..."

Üç yıl önce yazdıklarımızı bir kez daha tekrarlayalım:

DOST partisi ilk defa, DPS'nin Bulgaristan'daki Türklerin üzerinde kurduğu hegemonyayı kırmayı başaran oluşumdur.

DPS'nin tekelini kırmayı başarmasıyla, soydaşımızın nezdinde bir partiden çok öte bir kimliğe bürünmüştür.

DOST, anti DPS ruhunun temsilcisi haline gelmiştir.

DPS üst yönetimi, bu tehlikeyi gördü ve bütün enstrümanlarını DOST'u bertaraf etmek için sahaya sürdü.

Ancak DPS üst aklı ortaya çıkan tabloyu iyi analiz edemedi ve çok önemli stratejik hesap hatası yaptı.

Kaybettikleri seçmen kitlesini, DOST'u saf dışı bırakarak geri alabilecekleri gafletine düştüler.

Oysa biz en başından beri oradan kopan kitlenin bir daha geri dönmeyeceğini ısrarla vurgulamıştık ki, 4 Nisan seçimleri bizi doğruladı.

Partinin "süper stratejist onursal başkanı" bunu nasıl hesap edemedi? Hayret!

Ülkemizdeki politikacılar yine şu basit hakikati idrak edemiyor:

DPS, artık hiçbir şekilde soydaşımızın birlik adresi olamayacaktır.

Bu basit realiteyi analiz edemeyenlerin soydaşlarımızla ilgili politikalar üretmelerini beklemek hayalciliktir, ki üretemedikleri de ortada zaten.

Yoksa, tabi ki, herkes soydaşımızın birlik ve beraberlik içinde olmasını istiyor.

Bu birlik bozulmasın diye, tam 25 yıl DPS'ye her türlü desteği verdik.

 Ama artık bu partinin birlik adresi olma konusunda ısrar etmek, soydaşlarımızın daha da çok bölünmesinden başka bir işe yaramayacaktır.

Öte yandan DPS tepe yönetiminin siyaset anlayışına ve oluşturdukları kendi dar oligarşık yapısına karşı, parti içinde siyaset yapan birçok kişi tepkili olduğunu da iyi biliyoruz.

Partinin tepe yönetiminin tek derdi siyaset sahnesinde kalıp, kurdukları çıkar düzenini devam ettirmektir.

Yoksa sahada onlar için çırpınan zavallıların, soydaşlarımızın birlik içinde kalması ve birkaç milletvekili daha fazla çıkarma konusu umurlarında değil.

Bundan dolayı yepyeni temeller üzerine yeni bir yapılanma zarurettir.

Böyle bir oluşum, bu camianın sağduyulu kişileriyle eninde sonunda kurulacaktır, artık siyaset sahnesinde bizlerden zaten yeni figürler de var.

DOST bir umut, bir çıkış oldu.  DPS politikalarından memnun olmayan insanımıza yol gösterici olduğu için, DOST başarılı olmuştur. 

DOST fiziki olarak var olsa da olmasa da, artık anti DPS ruhu olmayı başarmıştır.

Bir çok defa söyledik, bir defa daha tekrar edelim, gerekirse tekrar, tekrar söyleriz:

DPS'den  kopan kitle artık geri dönmeyecektir.

Fazla söze gerek yok.

Ne demek istediğimiz, 11 Temmuzda belli olacaktır...

Op. Dr. Gürçay CEM

 

  • Etiketler
HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN