Amerika'da bir dergiye kapak olan bebekli kız bulundu

1989 göçü dram ve trajedisini giderek sembol fotoğrafına dönüşen, bu hüzünlü kare ile Kapıkule tren garında karşılaştım. Göç olgusunun bütün can yakıcılığına karşın bir kız çocuğu, çocukluk dünyasının içinde bebeğinin saçlarını tarıyor. Onu güzelleştirmeye uğraşıyordu. Dondum, deklanşörümün sesini bile duyamamıştım. İtiraf edeyim ki o gün, o an çektiğim kadrajın 1989 göçünün ruh halini yansıtan aynası olacağını bilemezdim. ABD'deki Stanford Üniversitesi'nin bilimsel bir yayınında kapak oldu. Sergilerin gözdesi, afişlerin tercih edileni idi. Zaman onu sembolleştirmeye başladı ve hikayenin finali haline getirdi. Bugün o fotoğrafın karesinde bulunan Aynur ile bir araya gelmekten son derece mutluyum.

Amerika'da bir dergiye kapak olan bebekli kız bulundu
Güncel
1989 göçü dram ve trajedisini giderek sembol fotoğrafına dönüşen, bu hüzünlü kare ile Kapıkule tren garında karşılaştım. Göç olgusunun bütün can yakıcılığına karşın bir kız çocuğu, çocukluk dünyasının içinde bebeğinin saçlarını tarıyor. Onu güzelleştirmeye uğraşıyordu. Dondum, deklanşörümün sesini bile duyamamıştım. İtiraf edeyim ki o gün, o an çektiğim kadrajın 1989 göçünün ruh halini yansıtan aynası olacağını bilemezdim. ABD'deki Stanford Üniversitesi'nin bilimsel bir yayınında kapak oldu. Sergilerin gözdesi, afişlerin tercih edileni idi. Zaman onu sembolleştirmeye başladı ve hikayenin finali haline getirdi. Bugün o fotoğrafın karesinde bulunan Aynur ile bir araya gelmekten son derece mutluyum.

Haber Editörü:

 

Edirneli gazeteci ve fotografçı Behiç Günalan'ın adını göçmen camiası fertleri iyi bilir, çünkü kendisi Kapıkule'de, 1989 yılındaki büyük göçü binlerce fotokarede ölümsüzleştirmişti.

30 yıl sonra Tekirdağ'da, bu zorunlu göçün simgesi haline gelen fotograftaki bebekli kızla yeniden görüşme fırsatı doğdu.

Behiç Günalan;

"1989 göçü dram ve trajedisini giderek sembol fotoğrafına dönüşen, bu hüzünlü kare ile Kapıkule tren garında karşılaştım. Göç olgusunun bütün can yakıcılığına karşın bir kız çocuğu, çocukluk dünyasının içinde bebeğinin saçlarını tarıyor. Onu güzelleştirmeye uğraşıyordu. Dondum, deklanşörümün sesini bile duyamamıştım. İtiraf edeyim ki o gün, o an çektiğim kadrajın 1989 göçünün ruh halini yansıtan aynası olacağını bilemezdim. ABD'deki Stanford Üniversitesi'nin bilimsel bir yayınında kapak oldu. Sergilerin gözdesi, afişlerin tercih edileni idi. Zaman onu sembolleştirmeye başladı ve hikayenin finali haline getirdi. Bugün o fotoğrafın karesinde bulunan Aynur ile bir araya gelmekten son derece mutluyum."

Bugün Almanya'da yaşayan Aynur Yavuzkan;

"O günü bugün gibi hatırlıyorum. Yıllar geçti, fotoğrafımın sergilendiğinden haberim yoktu. Bugün burada bunu görünce duygulanmamak elde değil. Behiç Günalan'a çok teşekkür ediyorum. Buluşmadan önce kaygılarım vardı. Hiçbir şey için değilse bile benim fotoğrafımı çeken o amca ile birlikteyim ve bunu hayatım boyunca unutamayacağım. Buna vesile olan herkese çok teşekkür ediyorum."

Son Güncelleme: 10 Ekim 2019 23:24
  • Etiketler

HABERİ PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

BUNLARA DA BAKIN