'Pandemide kontrollü süreç devam ederse büyük bedeller ödemeyiz'

Çin'in Vuhan kentinde ortaya çıkan koronavirüs pandemisi günlük hayat dışında dünya ekonomilerini de altüst etti. Uluslararası Para Fonu(IMF) koronavirüs pandemisi nedeniyle küresel ekonomide küçülme tahminini yüzde 3'den yüzde 4,9'a çekti. Ekonomist Mahfi Eğilmez de, Mazars Denge'nin 4/4'lük webinarlar serisine katılarak Covid-19 sonrası süreçte dünya ve Türkiye ekonomisine pandeminin etkilerini değerlendirdi.

PAYLAŞ

Çin’in Vuhan kentinde ortaya çıkan koronavirüs pandemisi günlük hayat dışında dünya ekonomilerini de altüst etti. Uluslararası Para Fonu(IMF) koronavirüs pandemisi nedeniyle küresel ekonomide küçülme tahminini yüzde 3’den yüzde 4,9’a çekti. Ekonomist Mahfi Eğilmez de, Mazars Denge’nin 4/4’lük webinarlar serisine katılarak Covid-19 sonrası süreçte dünya ve Türkiye ekonomisine pandeminin etkilerini değerlendirdi.


“2020 YILI TAM ANLAMIYLA BİR KAYIP YILI”


2020 yılını dünya ekonomisi açısından “Kayıp yılı” olarak nitelendiren Eğilmez, dünyadaki süreci istatistiki bilgilerle birlikte şöyle anlattı: “ABD, Euro Bölgesi ve Japonya’nın ortalama büyümeler ile gittiğini ve bu dönemde tam bir çöküş içine girdiğini görüyoruz. Japonya uzun zamandır gerilerde kalıyor. En çarpıcı olan Çin’deki büyük düşüş. Bu tahminlerden sonraki yapılan son tahminler Çin’de de büyümenin eksi olabileceğini gösteriyor. 2020 yılı tam anlamıyla bir kayıp yılı ve işlerin çok kötüye gittiği çok net görülüyor. 2020'de hep beraber eksiye iniyoruz. Avrupa’nın çöküşü bizi çok ciddi etkiliyor çünkü ihracatın yüzde 50'den fazlası Avrupa’ya. Ayrıca Avrupa bize turist de sağlıyor. Böyle bir dünyada küresel ticaret önemli. O ivmenin kaybedilmemesi gerekiyor.”


“ÇİN DÜNYANIN ATÖLYESİ”


Tüm dünyada satın alma yöneticileriyle gerçekleştirilen bir anket sonrası oluşturulan PMI (Purchasing Manager Index-Satınalma Yöneticileri Endeksi) verilerini açıklayan Mahfi Eğilmez, “Çin PMI endeksinde müthiş bir çöküş yaşamış bu süreçte ama hemen arkasından müthiş bir toparlanma var. Burada bazı eleştiriler var Çin’in gerçek rakamları yayınlamadığına dair. Bunu bilemiyorum. Bu verilere göre Çin’in toparlandığını görüyoruz. Çin’in toparlanması bir bakıma iyi çünkü Çin dünyanın atölyesi gibi. Çin'in ayağa kalkması o nedenle önemli. Çin giderse hep beraber gideriz ama şimdi toparlanıyor. Bu önemli bir gelişme” dedi.


“2008 KRİZİNDEKİ DENGE YOK”


2008 yılında ABD’de Lehman Brothers’ın iflası ile dünyada yaşanan küresel krize de değinen Eğilmez, “2008'de dünya küresel bir krize girdi Lehman Brothers’ın batmasıyla ABD’de başlayan ve dünyaya yayılan bir krizdi ama gelişmiş ülkeleri çok fazla etkilemedi. Türkiye'de de böyle oldu mesela. Çin hafif atlattı ama bu sefer iş biraz farklı çünkü o dönemde ABD, Japonya ve Avrupa’daki büyük çöküşü gelişmekte olan ülkelerin durumu dengeliyordu. Bu sefer o da yok” diye konuştu.


“GEÇMİŞ YILLARDAKİ KRİZLERDE DE ÇIKIŞ YAKALADIK”


Geçmiş yıllardaki krizlerden sonra da Türkiye’nin çıkış yakaladığını belirten Eğilmez şunları söyledi; “Türkiye'nin büyüme çizgisi inişli çıkışlı bir çizgi. Mesela 2001'deki çöküş net bir şekilde görülüyor ama Türkiye hızlı bir çıkış yakalamış. Sonra iyi bir toparlanma var. Sonra 2008'de küresel bir kriz geliyor ve 2009'da Türkiye tekrar küçülüyor ve sert bir cevap ile tekrar çıkıyor. IMF 2020'de Türkiye’nin büyümesinin eksi 5 çıkmasını öngörüyor. Kabaca kendi hesabımda da yüzde 5 görüyorum. Ancak salgın yenilenir, işler değişirse daha kötü olabilir ya da ilaç ve aşı bulunursa gerçekten bu iş burada biter”


Koronavirüsün ekonomiye etkileriyle ilgili Mahfi Eğilmez şöyle devam etti:  “IMF’nin beklentisi gerçekleşirse Türkiye bir çıkış yakalar ve kendi çapında ucuz kurtulabilir, az hasar ile çıkabiliriz. Bunu yapabilecek durumu var Türkiye’nin ama bu, şu anda elimizdeki verilerle yaptığımız bir tahmin. Geçen yılın Nisan ayına göre yüzde 34 oranında bir sanayi üretimi düşüşü var. Türkiye, sanayi üretiminde yüzde 77 gibi bir ortalamadadır. Geçen ay, bu yüzde 60 oranına düştü, Haziran ayında ise bize kapasite kullanımında tekrar yüzde 66’ya doğru bir hareketlenme olduğunu gösteriyor”


KORONAVİRÜS EN ÇOK TURİZMİ ETKİLEDİ


İnsanların ekonomiye güvenmesinin tüm sektörleri etkilediğine dikkat çeken Eğilmez, “İnsanlar ekonomiye güvenmeye başlarsa ona göre karar alacaklardır. Konut sektörüne baktığımızda toparlanma var. Dış ticarette ciddi bir düşüş var. İhracatta yüzde 20’lik bir düşüşümüz var ama ithal etmeye mecbur olduğumuz kalemler olması nedeniyle ithalatta yüzde 5 oranında bir düşüş var. Önümüzdeki dönemde bunun bir parça düzelmesini bekliyoruz.  Turizme bakarsak, bu yılın ocak ayında geçen yıla göre yüzde 16 oranında artış varken mart ayında yüzde 67’lik bir düşüş var. Nisan ayında ise 3 milyondan 24 bine düşmüş. 4 ayda 4,5 milyon azalma var yabancı turist girişinde. Türkiye, turizmde geçtiğimiz yıla ulaşamayacak maalesef hatta 4'te 1'i kadar bile olmayacak” şeklinde konuştu.


Türkiye’nin en çok Avrupa ile ticaret ve turist ilişkisi olması nedeniyle Avrupa’nın ekonomik gidişatının Türkiye’yi de etkilediğini belirten Eğilmez, “Türkiye üretiminin çoğunu Almanya ve Avrupa’nın diğer ülkelerine satıyor. Onların büyüme hızı düştüğü için Türkiye'den yaptığı ihracatta da düşüş var. Ama işin kötüsü bu kalıcı olabilir ve bir politika haline gelebilir. Küresel ticarette daralma, dünya büyümesini de daraltacaktır ve bu kolay kolay toparlanamayacağını gösteriyor” dedi.


“PANDEMİ SONRASI TÜRKİYE’DE TARIM GELİŞECEK”


Tarımın tüm dünyada devlet desteğine muhtaç bir sektör olduğunu belirten Eğilmez, “Önümüzdeki yıllarda tarım öne geçecek ve inşaatın yerini alacak. Büyük sanayiciler sofistike üretime, özel tarıma, pahalı tarıma gidecek. Bu önem kazanacak. E-ticaret daha da öne çıkacak. Yeni dünyada nitelikli insana talep artacak ve güvenlik, temizlik gibi sektörlerde çalışanlar önemli ölçüde azalacak ve yeni sistem buna göre şekillenecek. Tarımı ihmal ettik ve desteklenmeye ihtiyacı olan bir sektördür. ABD devlet desteklerine en çok karşı çıkan ülkelerden biridir ama tarıma inanılmaz destek çıkar. Türkiye’de herkes tarım arazilerini sattı ve İstanbul’a geldi. Biz anavatanı, Anadolu olan mercimeği Kanada’dan alıyoruz. Kanada’da üreten ise Türkler ve biz oradan ithal ediyoruz. Bizim tarımda oturup bunu düzenlememiz lazım. Pandemi sonrası bu konuda düzgün işler yapacağımızı düşünüyorum. Mesela Antalya’da bazı yatırım yapan iş insanları olduğunu görüyorum. Özellikle ihracat amaçlı girişim yapanlar var. Bunun biraz daha gelişeceğini düşünüyoruz” dedi.

  • Etiketler
HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN