Dondurma ve fuhuş...


İyi akşamlar sevgili Misyon okurları!

Bu gün gittiğim ev doktorum da, fizik tedavi uzmanım da bana aynı soruyu sordu. Kendinizi nasıl hissediyorsunuz? Hastalığınız hakkında ne düşünüyorsunuz?

Ne mi düşünüyorum? Bir an durakladım, sahi hiç düşünmüş müydüm? İlk defa o zaman hastalığımla ilgili hiç bir şey düşünmediğimi fark ettim. Ameliyatımı oldum. Yapılması gerekenler yapılıyor. Hastalık bu, biraz balık tutmak gibi rastgele. Ne çıkarsa bahtımıza yani...

Nasılsa seçme şansımız yok. Evet hastaneden çıktığımdan beri hasta olduğumu hiç düşünmüyorum. Gücüm yettiği kadar normal hayata devam ediyorum. Okuyorum yazıyorum, hatta biraz da kendimi şımartıyorum. Mesela sabahları azıcık daha geç kalkıyorum. Üzerimdeki ağır yorgunluğu atamadığım için gün içinde biraz uzanıyorum.

En önemlisi de ne biliyor musunuz? Yıllardır kendime koyduğum dondurma kısıtlamasını kaldırdım. Canım istedikçe dondurma yiyorum. Aman canım, ne yapalım birkaç kilo fazlam varsa?

Ben çirkin değilim, sadece güzellik anlayışının değiştiği bir dönemde yaşıyorum. Anneannemin döneminde olsaydı, bir dirhem et, bin ayıbı örterdi. Şimdiki ayıpları, estetikler, botokslar, boyalar örtüyor.

Estetik deyince bir konuya kısaca değinmek istiyorum. Estetik demek narkoz almak demek ki, bu esnada beyinde binlerce hücre yeniden doğmamak üzere ölüyor. Genç ve güzel olmak adına, beyindeki yüzbinlerce çok gerekli hücreyi öldürmeye değer mi? İlerleyen yaşlarda inanın bana, güzellik ve gençlikten çok daha fazla akıl sağlığına ihtiyacınız olacak. Herhalde genç ve güzel görünüşlü ama bunak insanlar olarak yaşamayı kimse istemez. Bu güzellik ve gençlik modası da diğer maddi istekler gibi vahşi kapitalizmin insanlara dayattığı bir para harcatma yolu.

Neyse biz gene dondurmaya dönelim. Ben tam böyle vakitli vakitsiz dondurma yemeğe başlamışken, bu gün face de bir de ne göreyim. Emine Şenlikoğlu isimli bir İslamcı yazar bakın ne yumurtlamış: "Dondurma yemek fuhuşla eş değerlidir!" Haydaaa...

Buyurun buradan yakın baylar bayanlar. Şimdi eşeğin aklına karpuz kabuğu düşürmenin ne gereği var değil mi? Şurada çoluk çocuk her yerde yediğimiz dondurmayı muzur ilan edip, saklı gizli yerlerde yiyecek değiliz.

Fuhuş! Diyor yazar hanım, fuhuş varsa, abdest bozulmuş demektir. Boy abdesti, gusül abdesti almak gerekir. Şimdi fakir dondurmacıya, dükkanının yanına bir de abdest almak için hamam açmasını dayatamayız.

Dokuz yaşında kız çocuklarına nikah kıyıp, tecavüz etmek helal, dondurma yemek fuhuş! Haram!

Hımmm, bakın aklıma bir de ne geldi. Bu hanımın dediklerinden çıkmayanlar, lütfen, artık ömür boyu dondurma yemesinler. Vallahi hiç anlamam, zaten kendime koyduğum dondurma sınırlamasını yeni kaldırmışım, zaten benim beynim dondurma ve fuhuş ilişkisini basmıyor. Bunca narkoz almışken, bir de elmalarla armutları aynı sepete doldurmaya çalışamam...

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
03Ağs

Kısa bir kurban hikayesi

18Tem

Dondurma ve fuhuş...

02Tem

Yoktan yonga kopmaz

20Haz

Satılık Çocuk

14Haz

Şimdiki aklım olsa