Boş Patron


Kapitalist ülkelerde patron deyince iş adamı, iş yeri sahibi, iş veren, ve işçi çalıştıran anlaşılır. Günümüzde 3-5 koyunu keçisi olana patron dedin mi adamın göğsü kabarır, göklerde uçar. Oysa 3-5 keçi ile patronluk boş iştir...

Eskiden sosyalist ülkelerde patron deyince fişek anlaşılırdı. Avcıların olmazsa olmazı yani. Fişeği barut ve saçma ile doldurursun, işte al sana patron. Bundan sonra işin artık kuş, tavşan, domuz vurmaktır. Ama yolcu, çoban veya avcı arkadaşını vuranlar da yok değildi, hani! Bunun örnekleri günümüzde az değil. Keşke patronlar hep boş olsa, hayvancıklar ve insancıklar korkusuz yaşasa…

Boş patron deyince benim aklıma ilk gelen "boş medyadır." Neden diyeceksiniz? Onlarca günlük gazeteler var. O kadar da televizyon kanalları. Bunlardan ne öğreniyoruz? Hepsi fasa fiso yazılar ve programlarla dolu... 

Önce televizyonu konuşalım. Birinin haberlerinde havalarda uçuyoruz. Diğerinin haberlerinde yerlerde sürünüyoruz. Birinde gün boyu çanak çömlek, aş eş lakırdıları, diğerinde bu böyle olur mu, şu şöyle olur mu tantanası. Bir diğeri de gece boyunca penaltı var mıydı yok muydu, sarı (kırmızı) kart doğru muydu yanlış mıydı?...

Zor bu adamların işi be! Çaylarını kahvelerini yudumlayarak zor kalkıyorlar işin altından. Ve sanıyorlar ki, sabaha kadar biz onların lakırdılarını dinliyoruz. Hayır efendim! Boş lakırdılara çoktan doymuş “zavallılarız” biz.

Yazılı medyaya gelelim şimdi. Örneğin, gazetelere hazır malzeme veren Google yazıları. Başlığı görünce ilgini çekti ve başladın okumaya. Okuyorsun, okuyorsun, okuyorsun, en az 4, en çok 5 kere başlıktaki hava aynı şekilde tekrarlanıyor ve fazla bir şey öğrenmeden dakikalar kaybederek, üstelik sövüp sayarak yazının sonuna eriyorsun.  

Ee, ne okumuş oluyorsun şu hâlde? Boş patron! Boş fındık kabı! Efendiler, gazeteciler, sunucular! Adam olun biraz be! Adam gibi yazı yazın be! Okuyucunun okuma zevkine saygı duyun be!

Boş patronluktan vazgeçin artık! İçi samanla dolu sepetler sürmeyin önümüze! İki sözcükle söylenebilecek haberi 99 cümle ile söylemeyin lan!

Sözcü ve Korkusuz yazarlarından biraz örnek alsanız kötü mü olur sanki?

YAZIYI PAYLAŞ!

Yazıyı Yorumla

Yorumlar / 1

  • Cevat Çırak | 16 Eylül 2020 12:27

    Gazetecelik onurlu olduğu kadar meşakkatli ve zahmetli bir iştir. Gününüzde gazeteciler ikiye agrılır. 1-Gerçek gazeteciler. Onlara saygımız sonsuz. 2- Saçına göre tarak vuranlar var , onlara da basın kartı veriliyor, lakin soytarılık eden bu zevata basın kartı yerine yalakalık kartı verilmesi gerekiyor. Kaleminize sağlık Sabri hocam.

YAZARIN SON 5 YAZISI
16Eyl

Boş Patron

03Eyl

Bu Kaçıncı Ders

24Ağs

Pangal Recep Pehlivan

03Ağs

İnce konular

25Tem

İki Tavşan Peşinde