Şumnu Şumnu, Şumen Şumen...

*** Eğer, seni görmeden gidersem, / özleminle gidiyorum demektir. / Şimdiden sana veda etsem, / üzülme canım güzel Şumnu'm.

PAYLAŞ

***

Ihlamur kokan doğduğum şehir. Köşklere yakın bir vadide, evimin bir köşesinde asmalar, diğer köşesinde ıhlamur ağacı. Canım ıhlamurum çiçek açtığında bile, ondan küçücük bir yaprak koparmaya bile kıyamazdım ben.

Yine de canım Şumnu'm, ıhlamur koktuğun gibi, evim sabah akşam demlenmiş ıhlamur kokardı ve üstelik bahçemizdeki rengarenk güllerin kokusuyla birleşmeleri, mislerin dayanılmaz bir aromasıydı.

***

Ben hala saçımı kesmeyi veya düzeltmeyi çok severim. Çocukluğumda evimizin balkonunda otururken, saçımı düzeltmek istedim ve bir tas suyla tarak ve aynayı önüme alarak saçımı kesmeye başladım.

Ordan kes, burdan kes, bir türlü olmadı ve ben tımarhaneden çıkmışa döndüm...

Annem eve döndü ve beni görünce, aman Allah'ım bu halin nedir, kim kesti senin saçını böyle diye feryat edince, ben de büyük soğukkanlılıkla Basri dedim. Basri dediğim kişi berber Tatul'un çırağı idi.

Devamını siz yorumlayın. Yaşamımda ilk ve tek yalanım bu oldu.

***

Şumnu'daki Tombul Cami'yi geçince, köprüden sonra sağ ilk ev bizimdi.

Alt önde bakkal, yanda ise Tatul isminde berber kiracımız vardı. Küçük çocuktum ama çok iyi hatırlıyorum, Tatul'un önünden geçerken yavaşlar, zira, ben geçerken Tatul o sarı saçlarıma kolonya dökerdi. Büyük mutluluktu benim için.

Ama ne yazık ki o sevgili Tatul bazen kolonya yerine sulandırılmış garip bir solüsyon döker ve ben nefretle cimri adam diyerek eve koşar ve ilk işim başımı yıkamak olurdu.

Ah,Tatul, ah! Nurlar senin olsun!

***

Domates, biber, patlıcan ve yemyeşil taze soğanlar vardı bahçemizde. Toplar ve demet halinde annene götür derdim Ferhan'ıma.

O dimdik duruşu ve annesine sunmak üzere kucağındaki yeşilliklerle koşuşun nasıl yüreğimi acıtmaz Ferhan'ım...

***

Güzel bir bahçemiz vardı...

Güller içinde coşardı çocukluğumuz.

Ferhan'ımı arardım gül bahçesinde. Gizlenirdi ve birdenbire sarı, kırmızı, beyaz ve pembe güller arasından masmavi gözleriyle pırıl pırıl bana bakardı, Ablam, buradayım diyerek.

Ne kadar da sımsıkı sarılırdık birbirimize, ayrılmamacasına...

***

Eğer, seni görmeden gidersem,

özleminle gidiyorum demektir.

Şimdiden sana veda etsem,

üzülme canım güzel Şumnu'm.

 

Ah, Şumnu'm, seni anlatmaya lügatım yetmez benim.

Şumnulu olmaktan onur duyuyorum...

 

Nedret GÜÇLÜER,

Bodrum

  • Etiketler
HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN