Kim olduğumuzu çok iyi biliyoruz, bilmeyenlere ise duyurulur...

*** Bazı konularda çok hassas ve kırılgandırlar. Onların, kendilerine göre bir takım kırmızı çizgileri bulunmakta, olmazsa olmazları vardır. *** Böyle durumlarda bile adaletin tecelli etmesine inancı tamdır, fakat üzüntüye mahal veren kahredici devran hiç istifini bozmaz. *** Bizler genel olarak, Anadolu'yu Ana Vatan olarak biliriz ama asıl Balkanlar'dır bütün Türklerin Ana Vatanı.

PAYLAŞ

Vaktinde komünist rejim, anadilim dışında, bana Bulgarca, Rusça ve Fransızca dillerini okuttu. Bundan dolayı İngilizcem yok, zaten o dile karşı hiç bir zaman ilgi duymadım, fakat geçen gün ilk kez, keşke, onu da öğrenseydim dedirten bir olay geldi başıma.

Geçenlerde bir diplomatımızın yabancı bir medyaya verdiği mülakatı gönderdiler bana.

Göçmen kardeşlerim, bazı konularda çok hassas ve kırılgandırlar. Onların, kendilerine göre bir takım kırmızı çizgileri bulunmakta, olmazsa olmazları vardır.

Hele bazı vatandaş ve yöneticilerimizin bilinçsiz ve yersiz şekilde kullandıkları söylem ve ifadelerden sonra, hemen derin bir öfke ve üzüntüye boğulurlar.

Hiç geciktirmeden, daha ertesi gün, derhal sağa sola, bazı resmi mecralara şikayetler uçururlar.

Çok saf ve temiz yürekli insanımızın, böyle durumlarda bile adaletin tecelli etmesine inancı tamdır, fakat üzüntüye mahal veren kahredici devran hiç istifini bozmaz ve kırılgan onurumuzla oynamaya devam eder.

Bir türlü kurtulamadık gitti şu idealizm karabasanından... 

Bu tür nahoş durumlardan sonra, illaki, bir şekilde bana da şikayetini bildiriler, çünkü bir nebze medet umarlar, yazdığımla da gönül ferrahlatırlar...

Belirttiğim gibi, pür dikkat dinlediğim söyleşinin orijinali dilimizde değildi, tercümesi de yabancı bir dildeydi.

Genelde böyle durumlarda, bazı ifadeler doğru tercüme edilmez veya yanlış telaffuz edilen kısım, çok farklı maksat güden medya merkezleri tarafından hemen çarpıtılarak servis edilir.

Güya, bu söyleşide, Türkiye'de 250 000 Bulgarın yaşadığı ve bunların çoğunun çifte vatandaş olduğu belirtiliyordu.

Resmi istatistikleri ele alırsak, ülkemizdeki Bulgar kökenli vatandaşların sayısı beş on bini geçmez.

Osmanlı - Rus Harbi'nde günümüze kadar, sadece şimdiki Bulgaristan topraklarından, Osmanlı ve Türkiye devletlerine milyonları aşan Türk göçmen akımı görülmekte.

Bunların başka bir adı veya epiteti olamaz ve yoktur.

Aralarında Bulgar bulunmaz, ne de herhangi bir uyduruk sözde Bulgar Türkü...

Bizler genel olarak, Anadolu'yu Ana Vatan olarak biliriz ama asıl Balkanlar'dır bütün Türklerin Ana Vatanı, çünkü daha henüz Fatih Mehmet Sultan İstanbul'u fetih etmemişken, bizim Türk ecdatlarımız Rodoplar'ı ve Deliorman'ı çoktan ele geçirmişler ve obalarını çadırlarına yerleştirmişlerdi. Biraz tarih okuyunuz, beyler, hanımefendiler...

Sayıca milyonları aşan bir camianın kimlik aidatını bugün yanlış telaffuz etmenin kimseye bir yararı dokunmaz.

Yahu, şu bazıları çifte vatandaş olan 250 000 Bulgar şimdi nereden çıktı?

Ortada bir yanlışlık olduğu aşıkar, burada gözden kaçan bariz bir hata tespit edilmekte.

Yoksa, vaktinden bizlere zoraki bir şekilde dayatılan Bulgar isimlerinden henüz kurtulmayan, onları derhal iade etmeyen bütün çifte vatandaşlar artık resmen Bulgar olarak mı tasnif edilmeye başlandı?

Aslında, her iki devletin resmi makamları, bu yönde kendilerine rahatlıkla vazife çıkarabilirler.

İleride ciddi toplumsal sorunlar yaratılabilecek bu olaya, gayet insani duygular ve tarihi gerçekler açısından yaklaşmış olursak, tez elden devlet yetkilileri oturup, bu çifte isim kargaşasına nihai ve somut bir çözüm bulmalılar.

Tarih ve bizler, kim olduğumuzu çok iyi biliyoruz, bilmeyenlere ise acilen duyurulur...

Mümin TOPÇU

  • Etiketler
HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN