Dps'nin kriptoları

*** Gidenlerin geri gelmediğini elde edilen sonuçlar ve rakamlar açıkça ortaya koydu. Her türlü girişimlere rağmen meydana gelen bu kayıpların bir türlü giderilememesi partiyi son kozlarını da oynamasına mecbur bırakmakta. Kurulduğu ilk yıllarda, partinin başında kimlerin olduğu çok iyi bilinmesine rağmen, bu parti ile ülkemizin arasındaki ilişkiler belli dengeler üzerine oturtulmuş ve karşılıklı çıkarlar gözetilerek devam ettiriliyordu. Bu ilişkiler belli sebeplerden dolayı bozuldu ki, bu sebepleri daha önce birçok kez yazmıştık.

PAYLAŞ

DPS,1990 yılının Ocak ayında, demokrasiye geçiş ile beraber Bulgaristan'daki soydaşlarımızın haklarını ve çıkarlarını koruma misyonu ile kurulmuş bir parti. Ancak yıllar ilerledikçe bu partinin asıl kuruluş amacı farklı olduğu ortaya çıktı. Bu amaçların arasında insanımızın haklarını ve çıkarlarını korumak olmadığı net olarak anlaşıldı. Özellikle son yıllarda, söylem ve eylemleri ile bunu fazlasıyla teyit etti de. Bunun yansıması da soydaş kitlemizin çok önemli bir kesiminin bir daha dönmemek üzere buradan kopması oldu. Bu durum yapılan son üç seçimde tartışma götürmez şekilde görüldü.

Ortaya çıkan bu tablo karşısında parti üst yönetimi değişik tedbirler aldı ancak durum değişmedi. Gidenlerin geri gelmediğini elde edilen sonuçlar ve rakamlar açıkça ortaya koydu. Her türlü girişimlere rağmen meydana gelen bu kayıpların bir türlü giderilememesi partiyi son kozlarını da oynamasına mecbur bırakmakta. Kurulduğu ilk yıllarda, partinin başında kimlerin olduğu çok iyi bilinmesine rağmen, bu parti ile ülkemizin arasındaki ilişkiler belli dengeler üzerine oturtulmuş ve karşılıklı çıkarlar gözetilerek devam ettiriliyordu. Bu ilişkiler belli sebeplerden dolayı bozuldu ki, bu sebepleri daha önce birçok kez yazmıştık.

Yaşanan bazı gelişmelerden sonra, ilk zamanlar bu parti ülkemizle köprüleri tamamen atmaya kalkıştı. Öyle ki soydaşlarımızın düzenledikleri anma etkinliklerinde büyükelçimizi ve resmi davetlileri yuhalamaya kadar götürdüler işi. Ancak bunun büyük hata olduğunu çabuk anladılar ve bu stratejik hatalarından dönmek için değişik yollara başvurmak zorunda kaldılar.

Bu kapsamda değişik kurumları kapsayan ülkemize peş peşe ziyaretler düzenlemeye başladılar. Amaç ülkemize karşı herhangi bir art niyet olmadığı algısını oluşturmaktı. Bu yaklaşımlar pek işe yaramadığı yapılan seçimlerde ortaya çıktı. Aldıkları oylarda bir değişiklik olmadı. Kayıplar geri gelmedi.

Yıllar içinde parti yönetimi buralarda siyaset, bürokrasi ve iş dünyasından belli çevrelerle ilişkiler kurdu. Son çare olarak bu çevreleri devreye sokmak zorunda kaldıklarını görüyoruz son zamanlarda. Amaç algı yaratmak. Güya ülkemiz onları muhatap alıyormuş algısı. Ama her ne kadar kendi şahsi bağlantıları nezdinde bu algıyı oluşturmaya çalışsalar da kurumsal bazda böyle bir şeyin söz konusu olmadığını çok net biliyoruz. Kendi açılarından yapması gerekeni yapıyorlar ama diğer yandan bunlarla işbirliği yapanların ortaya çıkması büyük hayırlara vesile olacaktır.

Bu durum herkesin her şeyi görmesi ve anlaması açısından önemli. Bazen olayları zamana bırakmak en hayırlısı. Bundan dolayı bazen buhran zamanlarının yaşanması iyidir diyoruz. Herkesin gerçekleri görmesi açısından bu gerekli oluyor. Herkesin gerçek yüzü ve karakteri ortaya çıkıyor. Kimlerle yola çıkılıp çıkılmayacağı belli oluyor.

Kimse merak etmesin. Her ne kadar bazı kişiler gerek çıkar, gerek mecburiyetten, gerek çaresizlikten oralara hala destek vermek zorunda kalsa da, eninde sonunda bunlar gerçek kimliklerini hatırlayacaklardır.

Sonuçta Bulgarların bir sözü vardır: "Krıvta voda ne stava" diye, değil mi?

Dr.  Güçay CEM

  • Etiketler
HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN