Haber Ara

Vallahi, göklerde uçuyorsunuz!

*** Buradaki çok hassas Müslüman topluluk arasında büyük tepkiye neden olan bu dengesiz gayriresmi açıklamadan sonra, bu tüyü yeni bitmiş delikanlının neyi bildiği veya bilmediği apaçık ortada sırıtmakta. Demek ki, kendisine göre, onun hocasını eleştirenler "kokuşmuş komünist kalıntısı güruh" oluyor ve "ibreti alem için kokana dek leşleri yerde kalacaklar..." Ey, delikanlı, bu fetvayı, sadece kendinize buyruk mu verdiniz?

Evde kalanlar ekmek yapmaya başladı, talep yüzde 1500 arttı

Koronavirüs salgını sebebiyle 'evde kal' uyarılarını dikkate alan insanların dijital tüketimi arttı. Evde geçirilen sürenin uzamasıyla vatandaşlar, dışarıdan almak zorunda kaldığı bazı ihtiyaçlarını evde yapmaya başladı. Onların başında da ekmek yapımı geliyor. Cimri.com'a göre, ekmek yapma makinesine olan talep yüzde 1500 arttı. Talebin bu kadar çok olması fiyatlara da yansıdı. E-ticaret sitelerinde makinenin fiyatı 3 bin liraya kadar çıkarken ürüne 'tükenmek üzere' ibaresi eklendi.

Semt pazarlarına ek genelge sonrası sıkı denetim

İçişleri Bakanlığı'nın Koronavirüs Salgını ile Mücadele Kapsamında pazar satış yerleri ile yayınladığı ek genelge kapsamında vatandaşların sebze, meyve, tahıl, bakliyat, temizlik malzemesi gibi temel gıda ve temizlik maddelerinin karşılandığı pazarlarda giyim, oyuncak, vb. zaruri olmayan ihtiyaç maddelerinin satışına izin verilmemesi ve her bir tezgh arasında en az 3 metre mesafe olacak şekilde düzenlenmesinin ardından ilçelerde denetimler arttı. Bahçelievler Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri de Zafer Mahallesi ve Kocasinan Mahallesi'nde bulunan pazarlara denetim gerçekleştirdi. Pazarda bulunan tezgahlardaki mesafelerin 3 metre olması sağlanırken kurallara uymayan satıcılar ekipler tarafından uyarıldı. Zabıta ekipleri aynı zamanda pazar esnafına eldiven ve maske kullanmaları gerektiğini hatırlattı. Maskesi ve eldiveni olmayan bazı satıcılara ekipler tarafından maske ve eldiven verildi.

Teknosa ve Carrefoursa'dan iş birliği

Sabancı Holding CEO'su Cenk Alper, Dünya Sağlık Örgütü tarafından 'pandemi' ilan edilen koronavirüs salgını sürecinde Türkiye'nin zor zamanlardan geçtiğini ifade ederek, 'Böylesi zamanlarda kamu görevi bilinciyle hareket ediyoruz. Günlük hayatın devamını ve tüketici ihtiyaçlarını karşılamak adına, sağlık ve iş güvenliği konularındaki riski en aza indirecek önlemlerin hepsini en üst düzeyde alarak faaliyetlerine devam ediyoruz' dedi.

Ciddi sorunlarımız olduğu acı bir gerçek

Bulgaristan'daki azınlık Türk toplumunun birer temsilcisi olarak, ne olduğumuza ve tam olarak ne istediğimize bir karar vermemiz gerekiyor.

Anten -1 ve BNR arasındaki fark nedir

*** Bütün dünyaya rezil rüsva olan gülenistler, bugün dünyanın dört bucağına kaçmış durumda. Bazıları halen Bulgaristan'da gizlenmekte, oradaki "zamancılar" isim değiştirerek "bakışçı" ve "obzorcu" oldular ama beyinlerine ve ruhlarına kazınmış olan Türkiye karşıtlığını ve nefretini bir türlü yenemiyorlar. *** Türk ve Türkiye düşmanlığı ile nam salmış  Yunan Anten -1 medya grubunu, ben BNR ile bir tutmak istemezdim ama bazı gerçekleri gizlememek gerekiyor...

Allah, rahmet eylesin!

Kırcaali'nin Sağırlar köyü sakinlerinden 86 yaşındaki Hüseyin Mümün İlyas ( Yerlilerin Hüseyin lakaplı ) vefat etti.

Korona Günlerinde Yazmak

Korona günlerinden yazdığım bu mektubu siz kalbinize koyun yine de. Ruh halimi tam olarak anlatabildiğimi sanmıyorum. Birilerine ulaşabilmek, içim acıyor demek iyi geliyor yine de. Şu an başka bir yerde, kalbimi hissedip beni teselli edebilecek birilerinin yanında olabilmek isterdim. Daha neşeli, mutlu zamanlar olsun isterdim. Bazı şeyler hiç yaşanmamış, bazı virüsler ruha hiç bulaşmamış olsun isterdim.Hayatın bana yazacağı yeni mektupları kalbim çarparak bekleyeceğim yine de. Zarfı açtığımda gülümseyeceğim, sevinç çığlıklarıyla zıplayacağım günler de gelecektir elbet.

KORONA GÜNLERİNDE YAZMAK

Korona günlerinden yazdığım bu mektubu siz kalbinize koyun yine de. Ruh halimi tam olarak anlatabildiğimi sanmıyorum. Birilerine ulaşabilmek, içim acıyor demek iyi geliyor yine de. Şu an başka bir yerde, kalbimi hissedip beni teselli edebilecek birilerinin yanında olabilmek isterdim. Daha neşeli, mutlu zamanlar olsun isterdim. Bazı şeyler hiç yaşanmamış, bazı virüsler ruha hiç bulaşmamış olsun isterdim.Hayatın bana yazacağı yeni mektupları kalbim çarparak bekleyeceğim yine de. Zarfı açtığımda gülümseyeceğim, sevinç çığlıklarıyla zıplayacağım günler de gelecektir elbet.Bu mektubu size tüm iyi dileklerimle yazıyorum.

Koronavirüse karşı nasıl beslenmeliyiz?

İstanbul Kent Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Dr. Öğr. Üy. Gizem Köse, tüm dünyayı ve ülkemizi de tehdit eden koronavirüse karşı beslenmenin önemini vurgulayarak nasıl beslenilmesi gerektiğiyle ilgili açıklamalarda bulundu.

'MUCİZEVİ BESİNLERLE İLGİLİ BİLDİRİMLER HALKI YANILTICI VE GERÇEK DIŞIDIR'

Özellikle son birkaç gündür yayınlanan mucizevi besinlerle ilgili bildirimlerin halkı yanıltıcı ve gerçek dışı olduğuna dikkat çeken Köse, 'Virüsler, bakteriler gibi hareket etmediği için sihirli bir besin takviyesi ya da akut tedaviyi sağlayacak bir besin bulunmamaktadır. Virüsten korunmamız ve yakalanma durumunda sistemimizden atabilmemiz için bağışıklık sistemimizi güçlendirmemiz gerekir. Bağışıklık sistemini güçlendirmenin en önemli yollarından biri bağışıklık öğelerini ve güçlerini arttırmaktır' dedi.

BU DÖNEMDE SABAHLARI MUTLAKA YUMURTA TÜKETİLMELİ

Özellikle bu dönemde sabahları yumurta tüketmesi gerektiğine vurgu yapan Dr. Öğr. Üy. Gizem Köse şunları söyledi: Bağışıklık öğelerimiz proteinlerden oluşur. Bu proteinler, yoğunluklu olarak hayvansal kaliteli proteinlerde bulunur. Bu yüzden protein içerikli yumurta, et, tavuk ve özellikle de balık tüketimini arttırmamız gerekir. Ancak etten üretilen ürünler (salam, sosis vb) bağışıklık sisteminin gücünü düşüreceğinden uzak durulmalıdır. Bu dönemde sabahları mutlaka yumurta tüketilmeli, yumurtanın içerisindeki öğelerin vücutta kullanılabilir hale gelmesi için yanında taze sebze tüketimi arttırılmalıdır. Ayrıca sağlıklı yağ asitlerini içeren ve kolay sindirilen bir protein olan balık sıklığı arttırılmalıdır. Balığın içerisindeki mineraller de bağışıklık öğelerinin oluşumuna destek olur.  Bağışıklık gücünü arttırmak için antioksidan alımını arttırmamız gerekir'

'FAYDALI OLAN ŞEYLERİ DE ORANLARINDA KULLANMALIYIZ'

İstanbul Kent Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Dr. Öğr. Üy. Gizem Köse, 'Öğünlerde farklı renkte sebze ve meyvelerin tüketimi ile renkleri onlara sağlayan bitkisel öğelerin alımı arttırılacaktır. Bir sebze ya da meyve ne kadar parlak ve renkli ise o kadar fazla öğe içerir' dedi ve ekledi: 'Aynı zamanda her renk farklı bir öğeyi temsil etmektedir. Örneğin; kırmızı renk likopen, turuncu renk ise karoten içeriğini gösterir. Mümkün oldukça her renk sebze bütün ana öğünlerde, ara öğünlerde ise parlak renkli (kivi, yeşil elma, portakal gibi) meyveler tüketilmelidir. Yeterli tüketim oranına bakarsak günde 2 porsiyon sebze ve 3 orta boy taze meyve yeterli olacaktır. Fazlasının bağışıklık sistemine desteği olmayabilir hatta enerji alımını arttırabilir. Bu yüzden faydalı olan şeyleri de oranlarında kullanmalıyız'

BAL VE KURUYEMİŞ TÜKETİMİ

Bal ve kuruyemiş tüketimine de değinen Dr. Öğr. Üy. Gizem Köse, 'Bağışıklığımızı destekleyecek öğelerden biri de doğal öğeleri içeren baldır. Özellikle üreticisine güvendiğiniz bal, propolis gibi arı ürünlerini kullanmak bağışıklığı güçlendirir. Sabahları tüketilecek 1 tatlı kaşığı bal öksürüğü engellemeye de yardımcı olur. Propolis ve arı sütü ise bağışıklık öğelerinin gücünü arttırmada destekçidir. Ancak üretimine güvenmediğiniz, glikoz şurubu kullanılan bal ve arı ürünlerinde bu öğeler bulunmamaktadır.  Bir diğer destek ise kuruyemişlerdir. Kuruyemişlerin özelliği içerdikleri vitaminden değil minerallerden gelmektedir. Mineraller çoğunlukla metabolizmanın işlemesinde ve proteinlerin yapımında görevalırlar. Özellikle çinko ve magnezyum gibi mineraller her ne kadar boyutları küçük olsa da neredeyse bütün enzim sistemlerinde görevalırlar. Bu yüzden günde 1 avuç kadar ceviz, fındık veya badem tüketmek bu dönemde bağışıklığın desteklenmesine yararlı olacaktır' şeklinde konuştu.

SU TÜKETİMİ ÖNEMLİ

Yeterli su tüketimi bütün hastalıkların önlenmesine önem arz ettiğini de söyleyen Köse şunları söyledi: 'Çünkü vücuttan uzaklaştırma yöntemlerimizden biri idrara çıkmaktır. Ayrıca kan dolaşımının düzenli sağlanabilmesi için günde en az 1.5 litre su tüketmemiz gerekir. Şu an içinde bulunduğumuz durumu da düşünürsek günde en az kg başına 30 ml su tüketmemiz salgından korunmamıza yardımcı olacaktır. Su yerine geçen bazı bitki  çayları (ıhlamur, adaçayı gibi) tüketilebilir. Ancak burada unutulmaması gereken bir şey var, o da çay ve kahve su yerine geçmez. Sadece su olarak en az 1.5 lt tüketmemiz, geriye kalan suyu ise çorba, ıhlamur, adaçayı, bazı sebzelerden almamız gerekir. Su olmadan besin öğeleri hücrelere taşınamaz. Bu yüzden fizyolojik süreçlerimizin aksamaması için sadece su olarak tüketmemiz gereken miktara dikkat edelim. Dünyaca ve ülkece zorda olduğumu bu salgında sağlık bakanlığının el yıkama ve toplu alanlardan uzak durma uyarılarına dikkat ettiğimiz sürece mucizeye ihtiyacımız kalmayacaktır. Beslenme, su tüketimi ve düzenli uyku açısından kendimizi desteklediğimizde de korunmayı güçlendiririz'

Ünlü sanatçımıza Prizren'den büyük ödül

Kosova'da bulunan "Doğru Yol" Türk Kültür Sanat Derneği, geleneksel Uluslararsı "Süleyman Brina" Balkanlar Türk Kültürü Hizmet Ödül törenini Prizren'de gerçekleştirdi. Balkanlar kültürüne, eğitimine ve sanatına büyük katkılarından dolayı, bu yıl ünlü ressam, küratör ve şair Aynur Mahmudova Kaplan büyük ödüle layık görüldü.

Kendimizden kaçamayız...

*** Güçlü olmadan güç veremeyiz ne yakınlarımıza, ne de sevdiklerimize. Sorun ne olursa olsun, onu aşmanın yolu bir tek bizde gizlidir, başaracağımıza inanmazsak eğer kaybetmeye mahkumuz. Güvensizlik taht kurmamalı içimizde, acılara yüz vermeden mağrur adımlarla, gerektiğinde, kendi ellerimizden, kendimiz tutarak yol almalıyız yarınlara.

Coronamania ve insanoğlunun çaresizliği

Komplo teorilerini bir tarafa bırakacak olursak, her şeyin ötesinde doğanın kendi dengesi vardır. Mükemmel ayar mekanizmaları ile her zaman kusursuz denge sağlanır. Zorlanmaya başlayınca, krize girdiğinde doğal seleksyon mekanizmalarını devreye sokar, kendini resetlemeye başlar ve her zaman dengesini bulur. İnsan medeniyeti varoluşundan bu yana birçok evrimden geçerek gelişim konusunda inanılmaz mesafeler kat etmiş, etmeye devam ediyor. Ancak doğaya, ilahi güce karşı ne kadar çaresiz olduğunu bu salgın ile beraber bir defa daha gördük.

Hastalarına yaşam umudu aşılıyorlar

Sofya'da yaşayan Dr. Aya Taha ve Dr. Sezen Habilov, üç hafta öncesi nikah kıydılar ve balayına gitmek yerine, birkaç gün öncesi başkentin en büyük hastanesi "Pirogov'ta yatan Korona Virüsü hastalarının tedavisini gönüllü olarak üstlendiler.

Şehitler için Çanakkale'ye yürüyen gazi torunu, Eceabat'a ulaştı

Çanakkale Zaferi'nin 105'inci yılı nedeniyle şehitler anısına İstanbul'un Bağcılar ilçesinden Bağcılar Belediyesi'nin katkılarıyla elinde büyük bir Türk bayrağı ile yola çıkan ve eski dönem askeri kıyafet giyen Tokat Onbeşli Torunları Derneği Başkanı Saffet Gümüş, Eceabat ilçesine ulaştı. Elinde Türk bayrağı ile şehir merkezine gelen Saffet Gümüş, İlçe Milli Eğitim Müdürü Sezai Turna ve çok sayıda öğrenci tarafından karşılandı.

Sekiz Kırcaalili Venedik'te ev karantinası altında tutuluyor

*** Kırcaali bölgesinde, Korona Virüsü, henüz can almadı, fakat İtalya'dan yurda dönüş yapmış olan  8 şüpheli kişi ev karantinasına altına alınmış durumda, 2 kişi ise Filibe'deki bir hastaneye kaldırılmıştır. Gurbetçi Erol Aradalı'dan edinilen bilgiye göre, İtalya' nın Venedik şehrinde bulunan 8 başka vatandaşımız da karantina ve gözetim altına alınmış durumda. Bu şahısların İstanbul, Çorlu ve Silivri'de yakın akrabaları bulunmakta.

Bulgaristan Türklerinde Nevruz ve Hıdırellez Kutlamaları

*** Türk dünyasının Balkanlar'daki bir parçası olan Bulgaristan Türkleri arasında da bu günler çeşitli törenlerle kutlanmaktadır. Nevruz ve Hıdırellez günleri etrafında oluşmuş gelenek ve görenekler bu vesileyle bir kez daha yaşatılmaktadır. Kutlamalar aynı zamanda sosyal dayanışmayı da pekiştirmektedir. Bu makalede Bulgaristan Türklerinin Nevruz ve Hıdırellez günlerine özgü olarak yaptıkları kutlamalardan söz edilecek ve bu kutlamalardan örnekler verilecektir.

Kim Kafayı Uyandırmak İster

*** Yarışmanın kuralları; Her soruya cevap verme süresi 33 saniye. Seyirci, telefon filan, jokerleri yok. Tek joker; eşinize sormak. Sorulardan çekilme de yok. Tüm sorulara cevap vermek şart! 7 soruya da doğru cevap verenler ikramiyeyi, kendi eşinden alabilirler. Cevaplamaya geçmeden önce birer Türk kahvesi içilmesi olmazsa olmaz şartımızdır. Az miktar Yeni Rakı da olabilir... Yarışmamız başlıyor;

GÖÇLER

*** 18.10.1925 yılında, Türkiye Cumhuriyeti ve Bulgaristan Çarlığı hükümetleri arasında İkamet Sözleşmesi imzalanmıştır. Sonralarında buna Dostluk Antlaşması da eklenince, biraz da olsa, göçler esnasında belirli bir düzen ve nizam sağlanmış.Göç eden şahıslara, zaman belirleme, mülklerini satma, ev eşyası ve hayvanlarını götürme hakkı tanınmış. 1923-1939 yılları arasında toplam 198 688 kişi göç etmiştir. İkinci Dünya Savaşı esnasında, 1939-1945 yılları arasında ise 21 353 kişi göç etmiştir. 1949 yılına kadar göçler tamamen durdurulmuştur. 02.12.1950 yılında, iki devlet arasında yeni bir Göç Antlaşması imzalanmıştır. 01.01.1950 - 30.09.1951 yılları arasında 212 150 kişi göç etmiştir.

Marteniçka, Ötekileştirme Ve Bogoridi

*** Bunca yıldır, ait olduğumuz bu toplumdan soyutlanmaya, ayrıştırılmaya, ötekileştirilmeye, damgalanmaya, dışlanmaya ve yabancılaştırılmaya devam etmekteyiz. *** Günümüzde, bu Türk geleneğini tamamen unutanlar, her nedense, birden bire battal ve otantik bir inancın simgesi sayılan Marteniçkaya sarıldılar. Konuyu biraz daha irdelersek, herhalde bunun siyasi boyutuna da ulaşırız. *** Ben, Bulgar etnosunun düşmanı filan değilim, fakat her iki toplumun farklı kültürel ve dinsel yapısı olduğu inancını taşımaktayım.

Plevne Ve Gabrova'da Korona Virüsü Görüldü

*** Plevne şehrinde 27 ve 61 yaşlarındaki iki erkekte, Gabrovo'da ise 75 yaşındaki bir kadına ve bir sağlık personeline yapılan korona virüsü testlerinin pozitif çıktığı açıklandı.

Rusya, DPS Ve Onursal Başkanın Dehası

*** Astana süreçleri ile beraber ülkelerimizin arasında ikili ilişkilerin güya düzelme yoluna girdiğinde, DPS partisinin kurucu ve onursal başkanının Rus yanlısı söylem ve demeçleri müthiş siyasi öngörü örneği, kendisi de siyasi deha olarak lanse edilmişti. Gelişmeler nasıl bir deha olduğunu gösterdi.

Vahim bir manzara...

Bizim için neresi kutsal bu uyduruk günün?

*** Bu tür bir konuşma, hele de zikir edilen olaylar, bütün Bulgaristan vatandaşlarını birleştirmeli ve toplumun gücünü artırmalı.

Bu şekilde sevgi ve saygı gösterilmez...

*** İdlip'teki olayları bizler de yakından takip ediyoruz. Bizler de orada verdiğimiz şehitler için haddinden fazla üzülmekteyiz, fakat bizim Türk kökenli siyasi liderlerimiz, bu konuda neden suskun kalmayı tercih ediyorlar? *** Aynısı Başmüftülüğümüze bağlı din görevlileri için de geçerli. Diğer Balkanlar devletlerindeki Müslüman cemaatler, şanlı Türk Ordusu'nun Süriye'de verdiği şehitlerimizin ruhuna mevlitler ve dualar okurken, Bulgaristan'daki camilerimiz bu konuda suskun kalmakta.

Bulgaristan ile mükemmel bir güvenlik işbirliğimiz ve dayanışmamız var.

*** " Bulgaristan'ın bu konuda sağduyulu bir yaklaşım sergilediğini ifade eden Erdoğan, "Karşılıklı saygı ve anlayış çerçevesinde Bulgaristan ile mükemmel olarak nitelendireceğim bir güvenlik işbirliğimiz ve dayanışmamız var. Bu işbirliği ve dayanışma anlayışının bütün Avrupa Birliği ülkeleri için örnek olması gerektiğini düşünüyorum. Bu anlayışı benimseyen bütün ülkelerle Türkiye'nin de parçası olduğu Avrupa coğrafyasının tamamını ilgilendiren bu hassas süreçte işbirliğine hazırız."

Aklım, beni yine zorluyor...

*** Biri çıktı, kim olduğunu anlarsınız, "İnsanlar eşittir, insan insanı sömüremez!" dedi ve bir felsefe geliştirdi. Araya başkası girdi, onun da kim olduğunu anlarsınız ve  '' Arkadaşlar, bu iş diktatörlukten geçer! "dedi.  Ne mi oldu? Milletin anası ağladı, hem de ne ağlamak... 

Acının acısı veya dünyanın en zalim hükümdarları

Tarih sayfalarına baktığımızda dünyanın en iyi hükümdar listesi başında bir ATATÜRK görünüyor. Zalimler listesi ise kırk kuyruk! Bunlardan birkaçını yürek acısı ile aşağıda veriyorum. Kalbi zayıf olan okumasın...